Dr. Abdulkadir TURAN

Dr. Abdulkadir TURAN

Maksat İslam karşıtlığı

Aile büyükleri Fransa, ABD, İngiltere gibi ülkelerin desteğindeki eski Hıristiyan azınlık vakıfları liselerinde okuyanlar, kendileri Rotary ya da Lions Kulübü desteğindeki Mason cemaati okullarından mezun olanlar,  hâlâ medya, kültür ve sanatla ilgili köşe başlarını ellerinde bulunduruyorlar. 

İslam karşıtlıkları genelde sol bir renge büründürülen bu köşe başlarındaki adamlar, İslam konusunda pusudaki eşkıya gibi bekliyorlar. 

En çok rahatsız oldukları husus, dindar insanın eğitime, okumaya verdiği önemdir. Onları yetiştiren yapı, Müslümanların eğitim konusundaki problemlerinden yararlanarak İslam'ı vurmuştur.  Müslümanların eğitim alanındaki hizmetlerinin toplumun ihtiyaçlarını karşılaması, onların ellerindeki bütün cephaneliği bitirecektir.

Geçmişte sıradan bir Müslümanın çocuğunu okutamayacağı bir eğitim sistemine zorladılar ülkeyi. Eğitimle dindar arasına barikatlar koydular. Dindar insan o barikatları aştıkça öfkeleri artıyor. 

Büyük sermaye kuruluşları tarafından sübvanse edilen gazetelerin köşeleri, televizyonların ekranları onların hizmetinde… Ülkenin herhangi bir kasabasında bir idarecinin sıradan bir hizmeti, bir din dersi öğretmeninin öğrencilerini camiye götürmesi gibi sıradan bir vaka, onların takip alanı içindedir. Fırsatlarını buluncu pusudan çıkar, bütün öfkelerini boşaltırlar. Köhnemiş bütün fikirlerini serer, çocukların psikolojisinden dem vurur, ardından o idareci veya öğretmeni itibarsızlaştıracak ne varsa insan hak ve hukukunu ayaklar altına alarak ortaya sererler.

Bununla birlikte hedeflerinde en çok öğrenci yurtları vardır. Toplumun cahil bırakılmasının mahsurlarından, eğitimin öneminden söz ederler. Ama Anadolu'nun her yanına yayılmış öğrenci yurtlarının toplumun eğitilmesine yaptığı katkı onları bu yönde hiç ilgilendirmez. O yurtların her birini kendilerine düşman yetiştiren birer karargâh gibi görürler.

Sömürge zihniyeti iliklerine işlemiş, onlar için sadece yabancılaştırıcı, ifsad edici kurumlar, toplumu dış güçlere bağlayacak etkinlikler değerlidir. Beş on çocuğa “modern eğitim” veren basit ve karanlık kurumları göklere çıkarır, oraları vergi kaçırmanın bulunmaz imkânları gibi görürler. Söz konusu o “modern kurumlar” olunca çocuk istismarı, çocuk psikoloji onların umurunda değil. Onların derdi sadece İslam'ladır. Bir haber, İslam'a zarar verecekse onlar için ilgilenilmeye değerdir. Bu işin ihalesini almışlardır, maaşlarını buradan alıyorlar.

Barınma problemi, halkın eğitime katılmasının önündeki hâlâ en önemli problemler arasındadır. Eğitime katılan çocuk veya gencin, okulunda başarılı olacağı, bununla birlikte değerleri ile bağını sürdüreceği, değerleri ile ilişkisini güçlendireceği bir mekân bulmak, her eğitim döneminde aileler için ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Köşe başlarını tutan kişilerin hedeflerindeki yurtlar, bu soruna çözüm bulmak için kurulmuştur. İhtiyacın çokluğu, bu tür yurtların çokluğunu getirmiştir. Yurt sayısındaki çokluk karşısında, buralarda hizmet verecek uzman eğitimcinin azlığı, ekonomik sıkıntılar ve denetim ihmalleri elbette bu yurtlarda kimi problemlere yol açmaktadır. Ancak bu problemlerin hiçbiri bu yurtların varlığını tartışmaya açma nedeni olamaz.

Bu yurtlara düşmanlık yapanların kimliği, söylemleri, hırsları, buraların ne kadar değerli olduğunu kanıtlamak için yeterlidir.

Bu yurtlar, özellikle büyük şehirlerde daha da artmalıdır. Bu, bir ihtiyaçtır. Aksaklıklar, kazalar, bu ihtiyacın göz ardı edilmesine değil, pusudaki eşkıyaları daha da kahredecek kadar bu yurtların sayısını ve kalitesini artırmaya vesile olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar