M. Zülküf YEL

M. Zülküf YEL

Melek kostümü giymiş şeytanlar

Ajanslara düşen, “CIA, çocuklara aşıyı ajanlık için kullandı.” ve “Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki Müslümanlar Hıristiyan olmaya zorlanıyor.” gibi haberler; gözleri bir kez daha insani amaçlı olduğu iddia edilen Batılıların faaliyetlerine çevirdi.

ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı, bir istihbarat programını daha sonlandırdığını açıkladı.

CIA, özellikle Pakistan ve Afganistan’da istihbarat toplamak amacıyla aşı yapan çalışanlar arasına ajanlarını yerleştirmiş. Son yıllarda bölgede çocuk felci aşısı yapan personele yönelik suikastlar düzenlenmiş ve bu saldırılarda, ülkenin çeşitli bölgelerinde sözde 60 sağlık çalışanı öldürülmüş.

CIA, sayısız ülkede birçok maske altında ajanları aracılığı ile istihbarat topluyor ve operasyon yapıyor. CIA, özellikle sosyal projeleri ve sağlık projelerini kullanıyor. Özellikle halk ile fazlaca haşir neşir olan, onları etkileme pozisyonunda olan meslek alanlarına kendi elemanlarını yerleştiriyor. En fazla da doktorluk, öğretmenlik, gazetecilik gibi meslekler bu amaç için kullanılıyor.

Diğer haber ise göre ise, Hıristiyan terör çetelerinin katliam ve vahşetlerinden kaçıp da kiliyse sığınan mazlum Müslümanlar, hayatlarının korunması karşılığında Hıristiyan olma teklifi ile muhatap olmuşlar.

Aslında, haberlere konu olan Batı’nın bu skandalları yeni değil. Başta Amerika olmak üzere, Batılıların bütün yardım faaliyetlerinin arkasında gizli maksatlar ve meşum emeller vardır.

İnsanların acıları ve yaşamış oldukları zor durumlar daima fırsat olarak değerlendirilip suistimal edilmektedir. Bu oyunların farkına varan ve buna engel olmaya çalışan insanlar, insani faaliyetlere engel olmakla suçlanırlar. Batılı emperyalistler ve Siyonistler, ellerindeki medya imkânları ile, bu habis operasyonlarına engel olmaya çalışan insanları kamuoyu nezdinde kara propagandalarının hedefi haline getirmeye çalışırlar.

Örnek olarak aklımıza bu bağlamda hemen Somali gelmektedir. 1993’te doktor kisvesi altında askeri ve istihbari operasyon yapan 18 Batılı ajan, Mogadişu’da yakalanıp öldürüldü. Bu ajanlar, aynı zamanda organ ticareti trafiğini de yürütüyorlardı. Yüzlerce Somalilinin, tedavi ve sağlık yardımı bahanesi ile organları çalınıyordu. Daha sonra “öldü” denilip cesetleri ailelerine teslim ediliyordu. Otopsisi yapılamayan bu cesetler, aileler tarafından gömülüyordu. Yine tedavi için alınan yüzlerce Somalilinin böbrekleri çalınmıştır. Bu cinayet ve cürümlerinden dolayı Batılı ajanlar infaz edilince; “Teröristler, Somali halkına yardım yapan doktorları öldürdü.” denildi. Bu organ ticareti özellikle Somali, Afganistan, Irak ve Pakistan’da devam etti.

Tüm İslam beldelerinde bunun sayısız örnekleri yaşanmıştır. Batılılar, ayak bastıkları her İslam coğrafyasına farklı adlarla ve kimliklerle öncelikle istihbaratçılarını yerleştirirler.

Bu istihbarat ekipleri, istedikleri hedefe ulaşmak için en akla gelmeyecek yöntemleri kullanırlar ve en masum vasıtaları şeytani planlarına alet ederler.

Özellikle siyasi istikrarsızlığın olduğu bölgelerde bu durum daha fazla görülür. Yapılan her yardım, bir şantaj unsuru olarak kullanılır. Kesinlikle karşılıksız hiçbir yardım yapılmaz. Kat kat karşılığı alınmayacak hiçbir sahaya yatırım yapılmaz.

Bu sahalarda sadece istihbarat faaliyetleri yapılmaz. En rezil işler, bu coğrafyalarda tezgâhlanır. İnsan avı partileri, kimyasal ve zehirli atıkları bu coğrafyalarda depolama, yeni silahları buradaki insanlar üzerinde deneme, organ ve insan ticareti, her türlü milli servetin yağmalanması, kadın ticareti ve çağdaş köleleştirme bunlardan bazılarıdır.

Bayat aşılar, yeni ilaçlar burada insanlar üzerinde kullanılır. Aşı bahanesi ile yıllar sonra etkileri ortaya çıkacak ilaçlar insanlara verilir. Böylelikle kendilerince sinsi bir şekilde kendilerinden olmayanları yok etmeyi planlarlar.

Microsoft’un sahibi Bill Gates’in yaptığı akıl almaz şeytani işler bu bağlamda zikredilebilir. Bill Gates’in Afrika’ya sattığı ve Bill & Melinda Gates Vakfı’nın yaptığı aşılar, Afrikalı çocukları felç ediyor. Afrika’da bir köyde 50 çocuk bu aşılardan felç oldu.

Bill Gates aşı işine 10 yıl önce girdi ve asıl hedefi Asya ve Afrikalı çocuklar oldu. Gates’in sözde amacı, “Kötü sağlık hizmetlerinin ve temiz suyun yetersizliği nedeniyle menenjit ve sıtma gibi hastalıkların sık görüldüğü Afrika’yı korumak.” Ancak aşılamada ortaya çıkan sonuçlar Gates’i yalanlarken, bugüne kadar binlerce çocuğun felç olduğu ifade ediliyor.

Gates’in, David Rockefeller, Ted Turner, Michael Bloomberg, George Soros gibi “Siyonist kodamanlar” ile bir araya gelip dünyanın nüfus problemini(!) çözmeye çalıştığı kaydediliyor. Bu noktada, The Telegraph gazetesine verdiği röportajda Bill Gates’in “Benim artık paraya ihtiyacım yok, ben Tanrı’nın işini yapıyorum!” demesi bu insi şeytanların korkunç gerçek yüzlerini ifşa etmektedir.

Kısacası melek kostümü giyen emperyalist şeytanların yapmış oldukları her faaliyetin arkasında habis bir amaç vardır ve insani değerleri rezilce bu amaçlarına alet etmektedirler.

“Bir koyup bin alma, en iyi Müslüman ölü Müslüman’dır.” zihniyetine sahip Haçlıların hiçbir zaman Müslümanların iyiliğini düşünmeyeceklerini bilmek lazım.

Katliamdan kaçıp da kiliseye sığınan insanların zor durumundan istifade ederek onları, Hıristiyan olma veya katliamcılara teslim etme şantajı ile ikilem içerisinde bırakma, aslında her şeyi çok iyi özetliyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar