Muhammed Ali AKAY

Muhammed Ali AKAY

Mırın Heye HA! Bir Neke!

Geçen gün bir arkadaşımız 2020 yılının başından beri her gün gelen ölüm haberlerinden etkilenmiş olacak ki şu sözü paylaşarak duygularını ifade etti: ‘Vefatından sonra insanların seni ne kadar çabuk unutacaklarını bilseydin, kesinlikle hayatını Allah’tan başkasını razı etmek için yaşamazdın.’

Anlatılır bir gün Hz. İsa dostları ile dağda bayırda gezerken bir çoban ve sürüsüne rastlamış. Çobanın yanından hiç ayrılmayan çok semiz bir koç varmış. Hz. İsa eğilip koçun kulağına bir şeyler fısıldamış. Ve yoluna devam etmiş. Semiz, iri yarı, iştahlı koç bir şey yiyip içmekten kesilmiş. Bunun üzerine çoban büyük bir sinirle Hz. İsa’yı aramayı koyulmuş. En son çarşı pazarda Hz. İsa’yı bulmuş. Büyük bir sinirle:’ Ey İsa Benim koçuma ne yaptın? Büyü mü yaptın? Kulağına ne söyledin? Hayvanım yeme ve içmeden kesildi.’ Çoban bağırıp çağırdığı için halk da toplanmış. Hz. İsa etrafına toplanan halka bakmış ve gayet sakin bir ses tonuyla: ‘ Ey çoban ben büyücü değilim. Senin o semiz, güçlü, iriyarı hayvanına bilmediği bir şeyi haber verdim.’ İnsanlar meraklanmışlar. Ve: ’Ey İsa, söyle hayvana neyi haber verdin?’ demişler.

Hz. İsa gür bir sesle:  ‘ O iri yarı, semiz, o çobanın gözdesi koça dedim ki:’ Bir gün öleceksin.’ Hayvanlar bir gün öleceklerini bilmezler. Koç öleceğini öğrenince yeme ve içmeden artık zevk almadığı için yemeyi ve içmeyi bıraktı. Öleceğini bildiği halde yemeden ve içmeden zevk alan tek varlık insandır.’

İşte Hz. İsa, ölüm hakikatini bu sözler ile insanlara anlatmış. Öleceğini bildiği halde yemekten ve içmekten zevk alan tek varlık insandır. Ölüm ve insan… Herkesin gündeminde olan bir hakikattir. Mahalle camimizde bir Yakup amcamız var. Öğle namazından çıktık. Bana dedi: ’ Geçen gün bir yakınımın mezarına gittim. Mezarı kazan mezarcı işini bitirdi. Gömdük. Mezarcıya yaklaşıp dedim ki:’’ İmam Gazali demiş ki: ’Ahir zamanda insanlar o kadar çok paraya tamah edecekler ki mezarı kazan mezarcı bile bir gün öleceğini düşünmeyecek.’ Sence doğru mu? Mezarcı gülümsedi. Ve dedi ki: ’ Vallahi Hacı Amca doğru söylüyorsun. Biz mezarı kazarken hiç öleceğimizi düşünmüyoruz. Para için kazıyoruz.’

Yakup amca içten gelen bir ses tonuyla: ‘Bir gün öleceğiz be hocam!’ dedi. Evet, o ses tonu, o hissiyat öyle basit değil. Herkesten bu nefes çıkmaz. Yakup Amca 70 yaşında olmasına rağmen çok iyi bir Risale-i Nur şakirdidir. Her öğle ve ikindiden sonra Risale-i Nur okur.

Çevremizde çok ölümler oluyor. En yakınlarımız bu salgına yakalanıyor. Belki biz de yakalanıp ölebiliriz. Velev ki yakalanmadık bu salgından ölmedik ve Allah 50 yıl veya daha fazla ömür verdi. Sonuçta bir gün ölmeyecek miyiz? ÖLECEĞİZ.

Bir gün Allah resülü sahabelerine sordu dedi ki: ’En akıllı adam kimdir?’  Sahabeler akılı ve edepli adamlardılar. Bilgiçlik taslamazlardı. Her zaman ki gibi hürmetle dediler: ‘Allah ve resulü daha iyi bilir. ‘cevami-ul kelim (az sözle çok şey anlatabilen) olan o Allah Resul dedi ki: ‘En akılı adam ölümü çok anan ve kendisini hesaba çekip ve ölüm için hazırlanan kimsedir.’

Her zaman yazdığımız bir cümle var: ’Camilerde Allah’ın velileri çoktur. Camilere gidelim. ‘ İşte bizim camide bir de Müslüm Amca var. Kendisi ile her musafaha edene, karşılaştığı herkese derinlerden gelen bir sesle sürekli Kürtçe der ki: ’Mırın heye HA! Bir neke!’(Ölüm var Ha! Unutma!)

Allah bizleri ölümü unutmayan, camiye giden ve Allah’ın velileri ile dost olanlardan eylesin duasıyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar