Molla Fenari

Dünya hayatını bir misafirhane kabul eden, gönlünü Hakka açmış, bir maneviyat sultanı Molla Fenari hazretleri. İlim ve kültür dünyamızın önemli bir kişiliği hâline gelmesinde temel etken; birçok farklı ilmi alanda vukufiyeti olmasıdır. Molla Fenari İslami ve irfani İlimlerde yüksek bir tahsil elde etmiş, Osmanlı medrese sistemi kendi döneminde yeniden tesis edilmiştir. Yenilenen medrese sisteminde birçok büyük ilim ve fikir adamı yetişmiş, İslam dünyasına ilmi ve fikri anlamda asırlarca hizmet edecek bir çalışma yapmıştır.

Hayatı ilim tahsili ve ilim talimi ile geçen bir şahsiyettir Molla Fenari. Osmanlı'nın ilk Şeyhülislam'ıdır. 1350 yılında dünyaya gelmiş, Asıl adı Şemseddin Muhammed'dir. Genç yaşta kendisine Molla denilmiş; Fenari ismiyle halk arasında şöhret bulmuştur. Kendisine Fenari denmesi konusunda iki görüş vardır. Biri Bursa'nın Fener kasabasında yaşamış olması, diğeri de babasının fenercilik yapmasıdır. İlk öğrenimine Babası Muhammed Hamza bin Ahmed'ten irfan dersleri alarak başlar. Bu alanda ilk okuduğu kitap Sadreddin Konevi hazretlerinin “Şerhi Miftahul Gayb” adlı eseridir. Küçük yaşlarda bu eseri okuması çok iyi derecede arapça ve tasavvuf bilgisi olduğunu gösterir. Bu derslerden sonra babasının yanından ayrılarak İznik'e gider. Orhaniyye müderrisi Alaaddin Ali Esved'in derslerine katılır. Üç sene burada ders gördükten sonra hocasıyla arasında çıkan ilmi bir münakaşa nedeniyle oradan ayrılır, Amasya'ya gider. Burada devrinin en iyi alimlerinden olan Fahreddin Razi'nin torunu Cemaleddin Aksarayi hazretlerinden ders alır. Yıllar süren medrese tahsilinden sonra Cemaleddin Aksarayi'den icazet alan Molla Fenari, ilim tahsilini sürdürmek için Mısır'a gider. Mısır o dönemde İslam dünyasının önemli ilim merkezlerinden biridir. Burada Hadis, Lügat, Fıkıh, Sarf, nahiv ve beyan gibi ilimlerde derin bir vukufiyete sahip olan ve pek çok büyük ilim adamının rahle-i tedrisatından geçtiği Ekmeleddin Muhammed Baberti'nin derslerine katılır. Uzun bir eğitim hayatının sonucunda Bursa'ya gelir. Sultan 1.Murad tarafından Orhan Camii'ne tayin edilir. Verdiği vaaz ve derslerle kısa bir süre içerisinde şöhret sahibi olacaktır. Osmanlı'nın önemli devlet adamlarından biri olan Veziri azam Candarlı Hayrettin Halil Paşa Molla Fenari hazretlerinin ilminden çok etkilenecek, Bursa Manastır Medresesine Müderris olarak tayin edilecektir. Medreseler üzerine yaptığı çalışmalar ile Osmanlı Medreselerinde ciddi yenilikler yapacaktır. Mantık ve Matematik gibi akli ilimlere önemli bir yer verecektir. Yapılan yeniliklerle birlikte artık ilim tahsili için Mısır, Suriye ve İran gibi yerlere gitmeye gerek kalmamıştır.

Molla Fenari ilim tahsiline yeni başlayan talebeler için Salı ve Cuma olan tatil günlerine Pazartesi'yi de eklemiştir. O dönemde kitaplar talebeler tarafından çoğaltılıyordu. Kitap çoğaltmak, okumaktan daha fazla vakit alıyordu. Bu nedenle talebelerin kitap çoğaltmaları için tatil günleri üçe çıkarılmıştı.

Molla Fenari hazretleri Bursa kadısı ve müderrisi olmasına rağmen tevazu sahibidir. İlmi seviyesine ve birikimine rağmen ilme ve alimlere değer verir. Somuncu baba olarak bilinen Hamid-i Aksarayi'den Bursa Ulu Caminin açıldığı ilk Cuma hutbesinde dinlediği Fatiha tefsiri ardından yanına giderek kendisine talebe olmak istediğini söylemiştir.

Timurlengin Bursa'yı işgaline kadar 10 yıl boyunca kadılık yapan Molla Fenari, Yıldırım Bayazıd'ın çocukları arasında çıkan anlaşmazlıklar yüzünden görevini bırakıp Karaman'a gider. Karaman'da bu sırada Timurleng tarafından alınır. Karaman'da birçok talebe yetiştiren Molla Fenari; Hamid-i Aksarayi'nin Fatiha tefsirinden aldığı feyz ile “Ayn-ül Ayan” adlı eserini kaleme alacaktır. Karaman'da 12 yıl yaşadıktan sonra Osmanlı yeniden toparlanmaya başlar. Mehmed Çelebi Molla Fenari'yi davet eder. 12 yıl sonra yeniden Bursa kadısı olur.

67 yaşında yeniden Bursa kadılığına başlayan Molla Fenari, bunun yanında geçimini sağlamak için ticaretle uğraşmaktadır. İpekçilikle uğraşmış ve geçimini bununla sağlamıştır.

Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen hac yolculuğu için yola koyulur. Hac dönüşü Kahire'ye uğrayacak burada alimlerle ilmi mütalalarda bulunur. Kudüs'ü de ziyaret ederek Bursa'ya döner. Mehmed Çelebi vefat etmiş, 2.Murad tahta geçmiştir. 2. Murad alimlerin Şeyhülislamlık çatısı altında toplanmasını istemesi üzerine Molla Fenari Osmanlı'nın il Şeyhülislam'ı olur.

Her ömrün bir kemali, bir de zavali vardır. Rivayet edilir ki; Molla Fenari 78 yaşındayken yine kendisi gibi alim olan oğlu Muhammed Şah vefat etmiş, ağlamaktan gözlerinin kör olmuştur. Bir sene sonra gözleri şifa bulan Molla Fenari şükrünü eda için yaşlılığına rağmen hac yoluna düşmüştür. Hacdan döndükten kısa bir süre sonra 1430 yılında vefat etmiştir. Ömrünü Hakka adamış bu ilim adamı dualarla uğurlanır. Kendi yaptırdığı camiinin haziresine gömülür. Allah rahmet eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar