Oda TV Davasında 4 Tahliye

Oda TV Davasında 4 Tahliye

Oda TV davasında yargılanan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'inde aralarında bulunduğu 4 kişi için tahliye kararı çıktı.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya; tutuklu sanıklar Hanefi Avcı, Nedim Şener, Ahmet Şık, Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Muhammet Sait Çakır, Coşkun Musluk, Müyesser Uğur ile tutuksuz sanık İklim Ayfer Kaleli katıldı. Tutuklu sanık Yalçın Küçük ile tutuksuz sanıklar Doğan Yurdakul ve Ahmet Mümtaz İdil mazeret bildirerek duruşmaya gelmedi.

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, bazı evrakların geldiğini belirtti. Başkan Ekinci, TÜBİTAK'tan istenen 5 kişilik bilirkişi listesinin geldiğini ve itiraza konu olmayan 3 kişinin tespit edilerek dava konusu imajların rapor hazırlanmak üzere gönderildiğini açıkladı.

Başkan Ekinci, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sorulan Ergenekon'a dair yazıya cevap geldiğini belirtti. Gelen cevapta ise ''Kovuşturmayı yürüten bağımsız mahkemelerin yetkisinde kalmakla beraber 'Ergenekon' yapılanması bir terör örgütü'' olduğu açıklaması okundu. Tutuklu sanık Barış Terkoğlu'nun ikametinde ele geçen MİT'e ait olduğu belirtilen dokümanların ''gizlilik'' derecesinde olduğunu açıklayan Başkan Ekinci, bu nedenle söz konusu belgelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından muhafaza altına alındığını söyledi.

"Tapelerde talimat verdiği iddia edilen kişi benim"

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma, tutuklu sanık Ahmet Şık’ın avukatı Fikret İlkiz’in savunma yapmasıyla devam etti. Avukat İlkiz, iddianamede yer alan telefon tapelerinde müvekkili ile yaptığı görüşmeler bulunduğunu söyledi. İlkiz, “Bana kitabıyla ilgili haberler çıktığında 'ne yapayım?' diye sordu. Ben de 'bir an önce yayınla da üzerindeki şaibe kalksın' dedim. İşte o tapelerdeki talimat verdiği iddia edilen Fikret ağabey benim." diye konuştu.

Savunması sırasında zaman zaman işaret parmağın heyeti doğru sallayarak tüm dikkatleri üzerinde toplayan İlkiz, “Biz gazetecileri topluma düşman gibi göstermesin. Gazeteciler yazdıkları için, savcılar gazeteciler nedir anlamadıkları için yargılanıyorlar.” dedi.

Bu arada, bugünkü duruşmayı CHP Milletvekili İlhan Cihaner ile gazeteciler Uğur Dündar, Haluk Şahin ve Ruşen Çakır da izledi.

"Darbe günlükleri haberinde imzamın olmasını isterdim"

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Odatv davasında, tutuklu sanık Ahmet Şık, mahkeme heyetinin sorularını cevapladı. Ahmet Şık, söylenecek çok şeyin bulunduğunu ancak susmayı tercih ettiğini belirtip, suskunluğunun masumiyetinden ve haklılığından geldiğini söyledi. Şık, üye hakimin, gazeteci Alper Görmüş'ün Nokta Dergisinde yayınlanan ‘darbe günlükleri’ haberine ilişkin soru sorması üzerine, sinirlenerek ses tonunu yükseltti. Şık, ''Bana doğru dürüst soru sorun. Bunun davayla ne ilgisi var?'' demesi üzerine Başkan Ekinci, Şık'ı uyararak sorulara cevap vermesini, aksi takdirde yerine oturmasını istedi. Ahmet Şık, yüksek ses tonuyla konuşmaya devam edince bazı jandarma görevlilerinin ayağa kalktığı görüldü.

Şık, Alper Görmüş'ün yaptığı haberde kendi adının bulunmadığını ancak bir gazeteci olarak böyle bir habere imza atmak isteyeceğini ifade etti. Üye hakimin, iddianamede yer alan telefon tapelerine dair sorularını da cevaplayan Şık, ''Tapelerin tamamının okunması lazım. Savcı işine gelen yerleri almış, gelmeyen yerleri almamış. Yazdığım kitapta kimsenin katkısı yoktur ve kimseden kitabımla ilgili talimat almadım. Nedim Şener'in bu kitapla hiçbir ilgisi yok. Olsaydı söylerdim. Ben kimsenin emeğini yemem. Telefonda 'Fikret Ağabey' dediğim kişi avukatımdır. Avukatım bile davanın gizli sanığı haline gelmiştir.'' şeklinde konuştu.

Ahmet Şık'ın ardından kürsüye gelen Nedim Şener de üye hakimlerin sorularını cevapladı. Nedim Şener, yapmadığı ve yazmadığı bir şeyi anlatmaya çalıştığını ve bunun çok zor olduğunu söyledi. Şener, gözaltına alınmadan önce bir kitap çalışmasının bulunmadığını ancak tahliye edildiğinde Devlet Denetleme Kurulu raporları doğrultusunda, Hrant Dink cinayetiyle ilgili yeni bir kitap yazacağını kaydetti. Sanık Şener, ''Ahmet'le mahkemede ayrıldık. Ben 'ilahi adalet' diyorum, o 'diyalektik adalet' diyor.'' ifadesini kullanarak tahliyesini talep etti.

Savcı, Odatv tutuklu sanığı Sait Çakır'ın tahliyesini istedi

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında, tahliye taleplerinin ardından Cumhuriyet Savcısı Ufuk Ermertcan, mütalaasını verdi. Savcı Ermertcan, davanın tutuklu sanığı Muhammet Sait Çakır'ın tahliyesi yönünde görüş bildirdi.

EMİN ARSLAN SALONDAN ÇIKARILDI

Bu arada, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, duruşmada izleyici olarak bulunan eski emniyet müdürü Emin Arslan'a hitaben, ''Tanık olma durumun var. Verilen arada sanıklarla bir şeyler konuştuğunuzu gördük. Bu nedenle dışarı çıkmanı istiyoruz.'' dedi. Bunun üzerine Arslan dışarı çıktı. Tutuklu sanıkların taleplerinin alınmasının ardından avukatlar talepte bulundu.

Talepleri sorulan tutuklu sanık Soner Yalçın, ''Büyük ihtimalle bizi yine buradan Silivri'ye göndereceksiniz Yeni bir tarih vereceksiniz. Biz tekrar gelip gazetecilik, yazarlık üzerine konuşmalar yapacağız. Masumiyetimizi anlatacağız ve tekrar Silivri'ye döneceğiz. Bu böyle sürüp gidecek. Bu yüzden herhangi bir talebim yok. Tutukluluk kararı veren hakim ve savcıların en az 3 gün hapishanede yatması gerekir.'' şeklinde konuştu.

Soner Yalçın'ın ardından taleplerini söyleyen tutuklu sanık Barış Terkoğlu, "Tahliye isteyerek sizi zor durumda bırakmak istemiyorum. Ben adalet istiyorum." dedi. Terkoğlu ayrıca Ahmet Şık'ın kitabını Odatv'ye kimin koyduğunu bir sonraki duruşmada açıklayacağını söyledi.

Tutuklu sanık Müyesser Uğur mahkemeye dilekçe verdi. Uğur, dilekçesinde şöyle dedi: “İklim Ayfer Kaleli'nin işlediği öne sürülen suçlar ve onun için talep ceza benden fazladır. O tutuksuz, ben tutukluyum. Neden? 1 yıldır bunun cevabını arıyorum. O sarışın sen esmersin veya o uzun boylu sen kısa gibi bir cevap bile kabulümdür. Yeter ki bir cevap veriniz.”

Şık ve Şener ile birlikte toplam 4 tahliye kararı çıktı

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Nedim Şener, Ahmet Şık, Coşkun Musluk ve Sait Çakır'ın üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyetinin değişmesi ve tutuklukta geçen sürenin göz önüne alınarak tahliyesine hükmetti. Heyet ayrıca tutuklu sanıklar Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hanefi Avcı ve Müyesser Uğur'un üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunması, delillerin henüz toplanamamış olması, sanıklar hakkında isnad edilen suçun katalog suçlardan olması, sanıklar hakkında isnad edilen suçların yasada öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezasının alt ve üst sınırları değerlendirildiğinde diğer koruma tedbirlerinin bu aşamada yeterli olamayacağını belirterek sanıkların tahliye taleplerini oy birliği ile reddetti.

Mahkeme heyeti duruşmayı 18 Haziran 2012 tarihine erteledi. (CİHAN)

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.