Muhammed ÜNLÜ

Muhammed ÜNLÜ

Onlar akıllandıkça biz köreliyoruz

Yüce Mevla'mız, Yaratıcımız, insanın yaşamı boyunca ikame edeceği bir hayat tarzını, yapılması gereken ve de yapılmaması gerekenleri birer hüküm olarak yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de belirtmiş, peygamberler aracılığıyla da örnek bir hayat olarak göstermiştir.

Kur'an-ı Kerim'de bize bildirilen din, insanları kategorize etmeden tüm insanlığı ele alır. Doktor olmak, mühendis olmak, avukat olmak, öğretmen olmak, bilim adamı olmak veya ilim adamı olmak, emredilen hükümler arasında değişiklik arz etmez. İslami yaşam her kesime aynı şekilde emredilmiştir. Mesleğimiz, ırkımız, rengimiz, kategorize edilebilir her ne varsa İslami yaşamaya ve de emretmeye engel değildir.

İnsanlık, tarihi boyunca bazı çağ­larda o zamana özgü birkaç alan­da dönüm noktasına varabilmiştir. Yani farklı dönemlerde farklı konular ön plana çıkmıştır. Hz. Âdem(A.S) zamanında ziraat ve hayvancılık, Hz. Şuayb(A.S) zamanında mimari, Hz. Süleyman(A.S) zamanında mistik bilimler, Hz. Muhammed(SAV) zama­nında edebiyat ve şiir… gibi…

Yaşadığımız zaman diliminde de ön planda kendini gösteren bilim-tekno­lojidir diyebiliriz. Günümüzün hemen hemen her alanında kullandığımız teknoloji insan hayatına ciddi anlamda kolaylıklar getirdiği gibi birçok sorun­ları, problemleri de beraberinde getir­miştir.

Teknoloji dediğimizde akla gelen herkesin kullandığı telefondur. Hemen hemen herkesin kullandığı ve adına akıllı telefonlar dediğimiz cebimiz­deki kelepçelerimiz. Bağımlılığımız. Vazgeçilmezimiz. Onlar akıllandıkça bizler daha bir tutsak hale gelmiş, onlar geliştikçe bizler daha bir körel­mişiz.

Hatırlar mısınız? İlk telefonlar çıktığında annelerimiz ya da baba­annelerimiz beyaz dantelle örter­lerdi. Dantellerin kırıştığını görünce “Telefona kim dokundu” diye kızarlar­dı. Azarlarlardı. Bu beyaz dantellerin anlamı şu idi. Telefon sadece amacı için kullanılır. Amacı dışında el bile sürülemezdi. Telefon sadece hal hatır sormak ya da acil bir şey olursa kulla­nılırdı. Başka zaman asla konuşulmaz dokunulmazdı. Bizim işte tam da bu anne ve babaannelere ihtiyacımız var. Saatlerce elimizden düşürmediğimiz cep telefonları elimizden alıp beyaz dantel örten anne ve babaannelere ihtiyacımız var.

“Zaman'a yemin olsun ki insanlar zarardadır.” (Asr -1,2) ayetlerinde Rabbimizin üzerine yemin edecek kadar kıymetli gördüğü zamanı biz saatlerce telefon başında heba edi­yoruz. Zamanın kıymetini çok iyi kav­ramak zorundayız. Müslümanın boşa harcamış zamanı olamaz, olmamalı. Telefonlarda sosyal medyaya gömül­müş saatlerce boş ve anlamsız vakit öldürmesi Müslüman kişiliğin yapacağı iş değildir.

Boşa gecen zaman konuda ebe­veynlere fazlasıyla iş düşüyor. Evlatlarınızın telefonla zaman geçir­mek yerine sizinle vakit geçirmesi, sizinle hasbihal etmesi daha önemlidir. Her ebeveynin çocuklarıyla birkaç saat dahi olsa ilgilendiğini göstermesi onların güven, muhabbet, aile kavramı vb. değer yargılarını iyi kavramasına olanak sağlayacaktır.

Teknoloji çağında yaşadığımızdan dolayı telefonu yasaklama gibi yanlış bir davranışta bulunulmamalıdır. Bilgi ve Teknoloji çağındayız. Bir çocuğun yaşadığı çağdan ötürü teknolojiden soyutlanarak yaşaması mümkün değildir. Bundan dolayı kesinlikle yasaklamak yerine telefonun amacı­nın iyi anlatılması gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.