Menderes YILDIRIM

Menderes YILDIRIM

Şiddet

Şiddet, hedefe varmak için kullanılan gayrimeşru her yolun adıdır. Kavram; canilik, canavarlık, barbarlık, vampirlik gibi birçok anlamı içerir. Buna Makyavelizm de denir.  Terörizm demek ise en doğrusudur.

Cemil Meriç'in deyimiyle “tüm -izm'ler, Batı kültürünün gayrimeşru çocuklarıdır”  ve hemen tamamında da şiddet kültürü vardır. Örnek olarak; Faşizm, fanatizm, komünizm, kapitalizm gibi daha nice kavramlar verilebilir. Tümünün merkezinde benmerkezcilik, egoistlik yani “Rabbena hep bana” düşüncesi vardır.

Görüldüğü gibi insanlık dünyası Batı ve Batı kültürünün İsa (a) dışında ürettiği her şeyden çok çekti, çekmeye de devam ediyor. 100 milyon insanın katledildiği iki Dünya Savaşı ve müştemilatları, her yıl gördüğümüz memleket işgalleri; karşı güç ve düşünceleri bastırmak için –kanunsuz olarak- vurulan, kaçırılan insanlar; kirletilen namuslar; tüm bunlar için uygulanan devlet terörizmi.. başlıcalarıdır.

Kapitalist Dünya; insanlığı vampirliğe, bencilliğe, hırsa; pul'a kulluğa sürmüştür. Bunların sonucu olarak da insan, sahibi (Yaratıcı'sı)'ndan uzaklaşmış; helal-haram sınırını aşarak vahşileşmiştir.

Kadına şiddet konusu; çok yönlü düşünüp çözümler üretmemizi zorunlu kılmaktadır. Gözbebeğimiz kadar hassas, nazik ve ondan daha da korunaksız olan insanlık, hakikaten çok şeyler kaybediyor.

İnsanın yarısı kadındır. Kadın ve erkek bir araya gelince hayat denen İlahi mucize ortaya çıkıyor. Erkekler, kadınların velisi konumunda ancak üstünlük takvadadır.

Dünya şiddetine, kadın ve erkeğin gözünden bir nebzecik bakalım.

Richel Corrie; ABD, israil, Filistinli aktivistlerin kurduğu, şiddetsiz direniş, sivil itaatsizliği amaçlayan seküler “Uluslararası Dayanışma Hareketi'nin” üyesi, ABD'li kadın aktivist. israil terör devleti, Filistinlinin evini yıkmasın diye buldozerin önüne atılırken, paletlerin altında ezildi.

Davaya bakan israil mahkemesi; “savaşta(!?) sivil olmaz..” kararını verdi. Yakışır bebek katiline.

Tuğçe Albayrak; tacize uğrayan iki Alman kızını kurtarmaya çalışırken Sırp cani tarafından katledildi.

Özgecan Aslan ve daha niceleri kendi canlarını kurtarmaya çalışırken katledildiler.

“Mazlumun ırkı ve dini sorulmaz.” Yaşama hakkı elinden alınan her mazlum, bayraklaşması gereken insanlığın onurudur. Sahip çıkmak, korumak zorundayız.

İtiraf edelim ki; kadına şiddetin taciz boyutu; Batı'nın sunduğu fuhşiyat ve Nü kültüründen beslenmektedir. Batı kültürü, İsa (a)'ı Sezar'a satmış ve Sezarın yani “maddenin de kulu” olmuştur. Bu yüzden de insanoğlunun fıtrata dönmemesi için de “sex, kumar ve fotbol” gibi sektörleri geliştirip insanlığın zihnine; “alzeymır(unutkanlık) ve siddet” kültürünü ekmektedir.

DAIŞ tarafından rehin alınıp feci şekilde vurulan iki Japon gazeteci için Japonya'dan iki yorum geldi. Japon Başbakan Şinzo; “.. güçlü bir öfke hissediyorum... Uluslararası toplulukla birlikte DAIŞ'e yaptıklarının bedelini ödeteceğiz” demiş ve bizce;  ”uluslararası topluluk” denilen ABD'nin tezgâhına da gelmişti.

Maktulün annesi (Junko) ise daha bilinçlice konuşarak asıl çözümü de söylemişti. “Oğlum öldü ve benim yüreğim parçalandı. Trajik bir ölüm.. Oğlum, savaşsız bir dünya;  çocukları savaş ve yoksulluktan kurtarmak istiyordu. Size söz veriyorum ki onun bu çabalarını sürdüreceğim.”

İranlı anne de var. Oğlunun katili olan cani idama götürülürken;  paramparça, dağlı yüreğine rağmen, katili darağacından indirmiş, affetmişti.

Hülasa, yaşadığımız dünyanın liderleri özellikle de “BM'nin Beşli Çetesi” aklını başına toplamalı. Çökmüş maneviyatları ve bozulmuş zihniyyetleri ile yeryüzüne zehir ekmektedirler. İnsanlığın huzuru ve insan olabilme adına, fiil ve zihniyetlerini sorgulamak, insanlığın yakasından düşmek zorundadırlar. Ahiretlerini yaksalar da masum dünyaları yakmaya hakları yoktur.

ÇÖZÜM: Başta insanlık; fıtrata, yani Yaratıcı'ya kulluğa dönmeli. “Köpek, sahibine; insan da Rabb'ine yaklaştıkça değer kazanır.” (Bacon). İslam dini, bize rağmen, insanlığın her iki dünyasının kurtuluş reçetelerini sunmaktadır.

Bir cana kastedeni, ancak maktulün geride kalan velisi affedebilir; bunun dışında, katilin hakkı; “bizim için hayat bahşeden KISAS'tır”(Ayet).

Kimseler; “erhamur'Rahimin” olan, “Hükmedenlerin en iyi hükmedeninden” daha merhametli kesilmesin.  Zaten dünyada, kısas uygulanan kişi, “Yevmul Mahşer'de ebedi idamdan kurtulur,” -belki- günahı affolur.

Hep virgüllerle biten dünya adaletinin noktasını Rabb'imiz ahirette koyacaktır. Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar