SİİRT BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI OLAYINA FARKLI BİR BAKIŞ

Olayı burada anlatmama gerek yok sanırım. Yapılan şey “zina”dır. Türkiye’de zina yapmak suç olmadığı için bir nevi devletin koruma zırhı altındaki bir fiildir.  İşin tuhaf tarafı zinanın serbest kalmasını, suç olmaktan çıkartılmasını, bedenin kadına ait olduğunu, kadının bedeni üzerinde dilediği tasarrufta bulunabileceğini, kadının kimsenin namusu olamayacağını savunanlar da adama saldırıyorlar.  Doğrusu bunu anlamakta zorlanıyorum. 
 
Konum failin kimliği üzerinden herhangi bir kitleyi suçlamak değildir. Benim asıl tartışmak istediğim konu şu: İslam’ı referans alırsanız ortada çok ciddi bir suç vardır.  Cezası “taşlanarak öldürülmeyi (recm)” gerektirir. Zina fiili İslam hukukunda böyle bir cezayı gerektirdiğinden toplum hayatına İslam’ın hâkim olmasını isteyenlerin bu fiili tel’in etmesi anlaşılabilir. Ancak kendilerine Müslüman dedikleri için bizim de Müslüman demek zorunda kaldığımız ve Nülifer GÖLE’NİN ayrımına göre “seküler Müslümanların”  tepkisini anlamakta zorlanıyorum. Bunlar topluma şirin görünmek için mi bunu yapıyorlar. Yoksa siyasetle uğraşanlar, oy kaygısı ile mi tepki gösteriyorlar. Toplumun lanetinden mi korkuyorlar. Bunu kestiremiyorum. Ancak kesin bildiğim şey Allah bu fiili yasakladığı için bu fiile karşı çıkmadıklarıdır. Nerden mi biliyorum. Bunlara “gelin zina yapan evli erkeklerin recmedilmesi için toplantılar gösteriler yapılsın, zina edene recm cezası uygulansın” denilse bu düşünceyi savunanları taşa tutmaya kalkarlar.  
 
Özellikle bu fiilleri yapanların serbest kalmasına ya da az ceza almasına bağırıp çağıranları anlamak mümkün değildir. Bu bağırıp çağırmalar Savcı ve hâkimlere baskı kurarak âdeta “kanun adamlarına” kanunu çiğnetme girişimleridir. Kanunlar bu fiillere toplum vicdanıyla örtüşmeyecek derecede az cezalar öngörüyor. Kadın 17 yaşında, farik ve mümeyyiz ise ayrıca rızası da varsa hiç ceza öngörülmüyor. Bu olaylarda dikkat edilirse herhangi bir şikâyet söz konusu değildir. Polis, bildiği bunun gibi nice olaydan sadece seçmece bir kaçını tahminimce siyasi maksatla basına yansıtıp bunun üzerinden birilerini yıpratmak maksadıyla hareket ediyor.  Maalesef polisimizin böcekler koyarak bu tür olayları arşivlemek ve icap ettiğinde belli maksatlarla kullanmak gibi geçmişi de vardır.
 
Sistem öyle kurgulanmış ki; şeytanın pisliklerini teşvik, karşıtlarını imha üzerine kurulu bir düzende yaşıyoruz. Sistemi sorgulamak kimsenin işine gelmiyor. Zinayı suç olmaktan çıkartan sistem,“zina yapana recm cezası istemeyi” müebbet hapisle cezalandırıyor. Hem zinayla, içkiyle, kumarla mücadele edeni hem de bu fiilleri irtikâp edenleri aynı cezaevine koymak zaten çelişkili değil midir? Bu zinakârın hapis yatmasını istemek şeriat isteyenlerin de beraatını istemek gibi anlaşılabilir. Tercih yüce milletin!
 
Bu olayın belki ceza kanununa göre en vahim tarafı 13 yaşındaki çocuğa yapılan 
tacizdir. Aslında olayın iki yıldır devam ettiği dikkate alınırsa tacize uğrayan çocuklar 11 ve 15 yaşında iki kız çocuğudur. Bu çocuklar şimdi devletin şefkatli(!) kollarındadırlar. Psikologlar şimdi onların psikolojilerini öyle bir düzeltirler ki!? Nasıl devlet ama!. Zina ve fuhşu, alkol ve uyuşturucuyu özgürlükler adına serbest bırak, hatta dizilerle teşvik et, sonradan bağımlılar içim AMATEM’ler, fuhuş nedeniyle başı derde girenler için Kadın sığınma evleri aç… Ne şefkat ama!.
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu olaylarda müdahale talebinde bulunuyor. Şimdiki yaşıyla 13 yaşındaki çocuğun bu olaya karışmadığını farzedersek ortada herhangi bir suç yoktur. Devlet zinayı serbest bıraktığına ve zina yapacaklar arasında da herhangi bir yaş sınırı getirmediğine göre neyle müdahale ediyor? Tarafların rızası varsa zina kanuna uygundur. Bakanlık yaşlı ve evli erkeklerin torunu yaşındakilere zinasına karşı ise “zina yönetmeliği” diye bir yönetmelik çıkartıp zinanın kimler arasında hangi yaş aralığında yapılacağını düzenlesin.
 
Şimdi batı neden içişlerimize karışıyor, bizi Avrupa birliğine almıyor diyenlere de bir çift sözüm var. Batıya ikiyüzlü çifte standartlı derken neden aynaya bakmıyorsunuz. Bu hadislere takınılan tavır da çifte standart değil mi? Batı bu medeni! Uygar! Olaylar (zina) karşısında adeta linçe kalkışmayı nasıl hoş görsün. Medeni dünyanın en ünlü siyasileri halklarının ekseriyetinin oylarıyla Cumhurbaşkanı, başkan ve başbakan olanların böyle örnek! davranışları yok mudur? Bill Clinton, Berlusconi, Sarkozy ülkemizin gıpta ile baktığı devlet adamları değil midir? Bunlara “bizi de aranıza alın, kendinizden sayın”, diye yalvarılmıyor mu?
 
Bu olay karşısında “böyle rezalet olamaz” diyenlere sözüm: “Kahrolsun şeriat” diyen Müslümanların(!)  olduğu ülkede daha çok böyle rezalet olur.
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.