Sultanahmet'teki bomba nın hedefi

12 Ocak sabahında bir bomba'nın patlatılması ve sivillerin öldürülmesi olayını nasıl yorumlamak gerekir? Bu tabloları geçtiğimiz 2015 yılı içerisinde defalarca görmüştük. Diyarbakır, Suruç ve Ankara bomba'ları hafızalardaki yerini koruyor. O dönemde “seçim yatırımları” yapanlar ve oradan istediklerini devşirmek isteyenler; dış güçlerin ortak planıyla bu eylemlerin arkasından çıkmışlardı. Olanlar, “Sol blok'u” aynı çatı altında toplamak ve bir yere kanalize etmek adına yapılan birer hamleydi… Fakat bugün gelinen noktada tablo tamamıyla değişmiş ve “kaos” üzerine yapılan bazı hesaplarla İstanbul'daki bomba patlatılmış bulunuyor. Bu tür kaos olaylarını gerçekleştirmek isteyenlerin daha önce de hücre evlerinde yakalandıklarına şahit olmuştuk.  Bu eylemlerin ana hedeflerinden birisi, dış ülkelere verilen bir mesajdır ki; Türkiye'nin güvensiz bir yer olarak gösterilmek istenmesidir. Bununla hem Turist'lerin gelişini engellemeyi, hem de dış devletlerdeki yatırımcının ayağını buradan kesmeyi hedeflemektedirler. Zira hedeflerine ulaşmanın birinci yolu, Türkiye'yi ekonomik olarak istikrarsızlaştırmaktır. Sultanahmet gibi turistik bir yerin seçilmesi ve tamamıyla sivillerin gezdiği bir yerin tercih edilmesi bu hedef içindir. Nitekim yabancı uyruklu kişilerin ölmesi, özellikle birçok kişinin Alman vatandaşı olması bu mesajın hedef ve etkisini gösteriyor…

Diğer hedeflerden birisi ise, Türkiye'nin terör cephesini genişletmektir. Şimdiye kadar sadece ana hedef olarak seçilen PKK'nın ve bu günlerde bölgede ona yoğunlaşan devletin enerjisini dağıtmak ve cepheyi genişletmektir. Türkiye'yi bu pozisyona taşımak için sınır bölgelerinde gelişen olaylar üzerinden yoğun çaba gösterildi ve bu hala da devam ediyor. Özellikle Rojava bölgesinde, Türkiye'ye sorun olan bu bölgeyle birlikte Suriye ve Irak'taki IŞİD'ın Türkiye'ye yönelmesi için yıllardır uğraşıyorlar. ABD ve Rusya tam bu hedefe kilitlenmiş durumdalar. Kobani olaylarından önce Türkiye için IŞİD tehlikesi görülmezken, Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan koalisyona destek açıklamalarından sonra Türkiye için yeni bir terörist düşman üretildi. Üretildi diyorum çünkü ana hedeflerden birisi de buydu. Türkiye Asker'lerinin “Başika'da” olması ve burada zaman zaman IŞİD'le çatışmalar yaşaması ve son dönemlerdeki Türkiye'nin operasyonları, IŞİD'ın Türkiye'ye yönelmesine bir gerekçe olarak gösterilebilir. Ana hedef olan; Türkiye'nin düşmanlarını çoğaltma hamleleri doğrultusunda atılan adımların sonucu olarak, Sultanahmet'teki patlatılan bombayı değerlendirebiliriz…

Söz konusu güçler, IŞİD bahanesiyle Suriye'ye giren ABD ve Rusya'nın politikaları doğrultusunda Türkiye'yi zayıflatmak ve hedeflerine ulaşmak peşindeler. Olup bitenler, Suriye'de birbirlerine muhalif gibi görünen ABD ve Rusya'nın perde arkasında anlaştıkları ve Türkiye'yi sıkıştırma hamleleri yaptıklarının işareti olarak görülüyor. Rusya'nın, yüzlerce sivili ve Türkiye'nin desteklediği muhalif gurupları bombalamasına ABD'nin sessiz kalması manidardır. Rusya'nın yüzlerce sivili öldürmesi; en son olarak bir okulu bombalaması ve onlarca çocuğun ölümüne sebebiyet vermesi bu katliamlardan sadece birisiydi… Bu bağlamda diyebiliriz ki; IŞİD'le çatışma adıyla Suriye'ye girenler, IŞİD'ın varlığından istifade ettiklerini ve sıkıştırmak istedikleri devletlere karşı bir koz olarak kullandıklarını görüyoruz. Bir taraftan PKK kozunu kullananlar, bunun yetersizliği karşısında IŞİD cephesini de açmak istemekteler. Bugün Türkiye'nin etrafı bir ateş çemberine dönüşmüşse, bu ateş çemberini Türkiye'ye sıçratmanın yolu kaos'tur. Türkiye'de, İstanbul'un, Sultanahmet gibi merkezi yerlerinde yapılacak bombalı eylemlerle hedefe ulaşmak istemekteler. Bunun için de ne kadar kurban verilecekse önemli değildir. Tıpkı bazı amaçlar için Diyarbakır'da, Suruç'ta ve Ankara'da patlattıkları bombalar gibi…

Önceki ve Sonraki Yazılar