Tartışmasız koalisyon önerim!

Türbülans Bölgesine giren onlarca kişi oldu ancak seçim sonrası sakat doğan bir çocuğu kimin sahipleneceği tartışma konusu oldu ve hiçbir parti bu çocuğa –iktidara-  sahip çıkmak istemiyor.

Ben de vatan, millet ve “büyük insanlık” namına meseleye el atıp sorunu çözmeye çalıştım.

Meydanlarda kükreyen parti başkanları şimdi tükürdüklerini yalayacaklar mı doğrusu merak konusu.

Bilindiği üzere CHP/MHP/HDP, seçime blok halinde girmişti.

Bunu her ne kadar analist gözle değerlendirsek de, PAVEY'in DEMİRTAŞ'a “Birlikte iyi salladık” ifadesi ile CHP'li Engin'in:” % 3,5 oyumuzu HDP'ye verdik.” sözleri bloğun itirafları niteliğindedir.

PAVEY'in ifadesindeki “sallama” sözcüğünün neyi ifade ettiği de merak konusu.

Zira seçim meydanlarında DEMİRTAŞ barıştan, KILIÇDAROĞLU da emekliye vereceği maaştan söz ediyordu sık sık.

Neyse partiler koalisyon formülleri üzerine kafa yoradursun, ben de ülkenin hayrına olan ve hiçbir partinin karşı çıkmayacağı formülü buldum.

Öncelikle halk, AK PARTİ'ye ana muhalefet görevi verdi ve AK PART'nin hiçbir koalisyonda bulunması düşünülemez.

Seçime üç parti de blok halinde girdi, demiştik değil mi?

Öyleyse koalisyonun da bu üç parti arasında olmasından daha doğal ne olabilir?

Bütün mesele bakanlıkların dağılımı ise, onu da bir çırpıda çözdüm.

Zaten başbakan ve kilit bakanlıkların dışında gerisi fasa fiso.

Merakla beklenen dağılımıma gelince;

Başbakan: Ekmeleddin İHSANOĞLU.

Zaten acemilik döneminde çatı adayı olarak sunulmuştu. Şimdi Bahçeli de “Emsaleddin” demez artık, adını öğrenmiş. EKMELEDDİN de bırakın İstiklal Marşı'nı Gençliğe Hitabe'yi bile ezberlemiş.

Hem kurt işareti ile zafer işareti de yapabiliyor. Doğu'da da Puşi bağladı mı tüm parti tabanları, EKMELEDDİN'i içselleştirir.

Acemiliğinde çatı adayı olan birinin ustalığında üstüne kaçak kat bile atılır.

Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Demirtaş da başbakan yardımcıları olsun.

BAHÇELİ, aynı zamanda ekonomiden sorumlu olsun. Sonuçta kâğıt kalem kullanmadan iki basamaklı sayıları canlı yayında bütün ülke huzurunda topluyor.

KILIÇDAROĞLU, sağlıktan sorumlu olsun. SSK Genel Müdürlüğü döneminde halk SSK'ya gitmektense PKK'ya katılmayı tercih etti ve PKK'nın en fazla militanı onun zamanında topladığı rivayet edilir.

DEMİRTAŞ da Kültür ve Sanatla ilgilensin. Sonuçta sazla dipçiği aynı anda enstrüman olarak kullanan nadir yeteneklerdendir. Doğu'da dipçik, Batı'da saz; Doğu'da mızrap, Batı'da mızrak ve aynı günde.

Yani “Hangi dilden anlarsanız.” cinsinden...

Kanlı ellerini bile güllü el biçiminde gösterebiliyor.

***

Gelelim bakanlıklara...

Savunma bakanlığı HDP'de olmalı.

Düşünün, hem onca eğitilmiş elemanları var hem de ülkenin silahları ikiye katlanır.

Hem bundan sonra terör saldırısı da olmaz.

Okullarda hırsızlık yapan öğrenciyi öğretmenler nöbetçi yaptıklarında hırsızlık sorununun çözüldüğünü hatırlamayanımız var mı?

Barış SULU, seçilmedi ancak bakan olarak atanmasında herhangi bir sıkıntı olmaz. Onu da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak düşündüm.

İçişleri Bakanlığı MHP'de olmalı, ancak PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H'nin de MHP'ye bağlanması MHP'nin kırmızıçizgisi olmalı.

YDG-H, hem şehir içinde zabıta görevi görür hem de MHP'nin gençlik kollarıyla karşı karşıya gelmesi önlenmiş olur.

Orman Bakanlığı da HDP'de olmalı.

Alan hâkimiyeti ve deneyim söz konusu. Hem PKK militanlarının yere izmarit atmayacak kadar “cici çocuklar” olduğu dış basında da geniş yer buldu. Bu kadar duyarlı bir yapı varken bu bakanlık CHP'ye verilecek değil ya!

CHP de sahil güvenlikle ilgilensin. Herkese başarılı olacağı alanı belirlemek gerekir. Yazımın başında da demiştim ya ülkenin âli menfaatleri için.

Seçimin gizli kahramanı GÜLEN'i de unutmadım tabi ki!

Onu da Diyanet İşleri Başkanı olarak düşünmüştüm, ancak GÜLEN'in “Ben kaç defa dedim, biz İslami bir hareket değiliz.” deyip bana beddua etmesinden korktum.

Bu yüzden İran'ın Ortadoğu'daki etkinliğini de hesaba katarak “Ruhani Lider” yerine “Manevi Lider” kavramını geliştirdim.

GÜLEN, koalisyonun “manevi lideri” olsun.

Bütün bakanlıkları tek tek sıralamayacağım tabi ki.

Amacım düğümü çözmekti.

Ve düğümü çözdüm ya, gerisi teferruattır.

Var mı itirazı olan?!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.