M. Zülküf YEL

M. Zülküf YEL

Tüm Müslüman Kürtlere açık çağrı

Her fırsatta İslam’a saldıran, zihinsel kodlarını deşifre eden ve zihniyetini ifşa etmekte bir beis görmeyen PKK, yine İslam’a saldırdı.

Şırnak’ın Silopi ilçesinde, İslam’ın temel şiarlarından, Müslüman kadının iffet ve hayâ sembolü olan tesettüre saldırılmış ve alay edilmiştir. Çarşaf giydirmiş kadınların elleri zincirlerle birbirlerine bağlamış ve çarşaf köleliğin sembolü olarak lanse edilmeye çalışılmıştır. Yine Van’da caddelerin üzerine asılan ve üzerinde; “Toplumsal Bir Kâbustur Namus” yazılı olan afişlerle toplum alenen namussuzluğa davet edilmiş, bu güne kadar namus konusundaki hassasiyeti ile bilinen Müslüman Kürt toplumu tahkir ve tezyif edilmiştir.

İslam Düşmanları, Müslüman Kürt halkımızın inanç değerlerini tahrip edip İslami kimliklerinden uzaklaştırma ve seküler/dinsiz bir Kürdistan inşa etme görevini PKK’ye vermiştir.

Bu vazifenin taşeronu ve küresel şer güçlerin gönüllü av köpekliğini yapmanın hazzını yaşayan PKK, İslam’a saldırmayı alenen meydanlarda yapıyor.

Başta iffet ve namus olmak üzere, tüm toplumsal değerlerimize topyekûn bir saldırı söz konusudur. Özellikle toplumu yozlaştırma ve İslami çizgileri toplumdan silme merkezinde toplanan mel’unca saldırılarına kadınları alet etmektedirler. Kadın evleri vs. gibi adlar altında tesis ettikleri müptezel mezbeleliklerinde kadınları devşirip toplumun ahlakını yozlaştırmak için kullanmaktadırlar.

Halk tabiriyle “dinsiz” ve “namussuz” bir toplumu inşa etmek, şu an PKK’nin en asli vazifesidir. Başta Öcalan olmak üzere, PKK’nin önde gelenleri, defaatle böyle bir toplumsal yapıya olan özlemlerini dile getirmişlerdir.

Açık konuşalım, artık halkımız yol ayrımındadır. Ya dinsiz ve namussuzlara karşı tavır alacaklar ya da dinsizlik ve namussuzluğun mücessem hali olan PKK’ye göz yumup cürümlerine ortak olacaklar.

Kutsallarımıza ve namusumuza hakaret eden ve ayaklar altına alan bu İslam düşmanlarına karşı artık tavır almanın ve İslami bir duruş ortaya koymanın vakti gelmiştir.

İslamiyet, insanlık ve Kürt halkımızın değerlerini hedefine koymuş olan bu yapı, artık sırtımızda taşınamayacak habis bir kambur haline gelmiştir. Bu yapı; hem dünyamızı, hem de ahiretimizi elimizden alma çabasındadır. Bu habis yapının eylemlerinden bazılarını hatırlayalım:

İslam âlimleri işkence ile katledilmişlerdir. Müslüman gençler, sırf, “Rabbimiz Allah’tır”, dedikleri için vahşice katledilmişlerdir.

Çocukları, kadınları, hatta kundaktaki bebekleri katletmişlerdir.

Liderleri kendisini ilah ilan etmiş, taraftarları da ona peygamberlik atfetmişlerdir.

İslam’ı aşağılayıp değerlerini ayaklar altına almışlardır.

Camiler ve medreseler bombalanıp taranmıştır. Camilerden çıkarılan dindar insanlarımız cami avlusunda taranıp şehit edilmişlerdir.

“Vergi” adı altında insanlarımız haraca bağlanıştır. Zaten zor durumda olan insanımız iliklerine kadar soyulup sömürülmüştür.

Yaptıkları eylemlerle milletin malı mülkü talan edilmiş ve yağmalanmıştır.

Dini bayramlarımız kara bayramlar ilan edilerek kutlanmaları yasaklanmaya çalışılmıştır.

Sakalından ve kıyafetinden dolayı insanlarımız katledilmişlerdir.

Yollara mayınlar döşenip kadın, çocuk demeden insanlarımız topluca katledilmişlerdir.

Milletin namusuna el atılmış ve toplumda namus kavramı ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Evlerinde ekmek yedikleri insanların bile namuslarına musallat olmuşlardır. Bu kabil hadiseler yüzlerce kez tekrarlanmıştır.

Kepenk kapatma ile esnaf iflasın eşiğine getirilmiştir.

Belediyeler vasıtası ile halkın malı talan edilmiştir.

Kur’an’lar yakılmış, Kur’anların üzerine bira şişeleri bırakılmıştır. Kur’anlar üzerinde tepinilip parçalanmış ve “bu kitap bizi geri bırakmıştır”, denilmiştir.

Dinsiz bir nesil oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Bölgedeki uyuşturucu trafiğini elinde tutan PKK, gençleri uyuşturucuya alıştırmış ve esrar içme yaşının 9-10’ kadar düşmesine sebep olmuştur. Toplumda uyuşturucunun yaygınlaşması için özel bir çaba içerisine girmiştir.

Yukarıda, PKK’nin birçok rezil cürmünden birkaçını yazmaya çalıştık. Bütün bunlardan sonra açık çağrımız şudur:

Ya dinsizlerin ve namus mahrumu insanların peşinden gidip dünya ve ahiretinizi berbat edecek ve tüm cürümlerine ortak olacaksınız ya da izzetlice Müslümanlara yakışır bir şekilde zulmün ve dinsizliğin karşısında olacaksınız. Geç olmadan artık bu zalimlere ve İslam düşmanlarına “dur” demek gerekir.

Yoksa yarın çok geç olabilir. Haklarımızla beraber namus ve haysiyetimizi de kaybederiz. Bu şeytani yapı daha da palazlandığı zaman kızlarınızı bile elinizden alacağı hususunda şüpheniz olmasın.

Ey namuslu Müslüman Kürt halkı,

Gayret, himmet ve namus kemerini kuşanınız ve namusunuzu ve dininizi ayaklar altına almak isteyen bu namus fukaralarına ve din düşmanlarına karşı ayağa kalkınız!

Önceki ve Sonraki Yazılar