Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

Vaatler yerine getirilebilecek mi?

Seçimlerde verilen vaatlerin çoğu yerine getirilmiyor. Yerine getirilenleri ise daha çok tek parti dönemlerinde oluyor. Tek partili dönemler, siyasi ve iktisadi açıdan istikrar dönemleri olduğundan, vaatlerin yerine getirilmesi daha kolay oluyor.

1 Kasım'da siyasi istikrar sağlanabilirse diğer vaatlerin yanında iktisadi vaatler de yerine getirilebilir. Büyüme hedefleri yüzde yüz olmasa da tutturulabilir. Avrupa ve Rusya'nın iktisadi açıdan küçüldüğü bir zaman diliminden geçiliyor. Ortadoğu'da savaş durmuyor. Bu da ne siyasi anlamda ne de iktisadi anlamda bir istikrarın sağlanmasına imkân vermiyor. Bu durum kimi zaman direk kimi zaman da dolaylı olarak Türkiye'yi etkiliyor.  Bunun için siyasi istikrar önemli, çünkü siyasi istikrar beraberinde iktisadi istikrarı getirir. Siyasi istikrarın olmadığı bir ortamda iktisadi istikrardan bahsedilemez. Siyasi istikrarın olabilmesi için de tek başına iktidar olmak gerekir. Çünkü koalisyon hükümetleri döneminde istikrarı sağlamak neredeyse imkânsız... Siyasi istikrarın olmadığı bir dönemde de vaatlerin yerine getirileceğinden bahsedilemez.

2015 yılında 7 Haziran seçimi ve şimdi de 1 Kasım seçimi büyük maliyetlere sebep oluyor. 1 Kasım seçiminde tek başına bir partinin iktidar olup olmayacağı meçhullüğünü koruyor.  Ak partinin seçim vaatleri 19,3 milyar ve 2015 bütçesinin %1'ine tekabül ediyor.  Her parti kendi seçim vaatlerinin reel diğer partilerin vaatlerinin ise popülist olduğunu iddia ediyor. Hangi partinin vaatlerinin reel olduğunu seçimden sonraki uygulamalarla göreceğiz. Uygulanamayacak vaatlerde bulunmak kolay, önemli olan vaatte bulunmak değil, yerine getirmektir.

Asgari ücretin iyileştirilmesi, taşeron işçilerin kadroya alınması, yıllık 8 milyar gelirden vergi alınmayacağı vaatleri güzel. Sekiz milyar gelirden vergi alınmayacağı vaadi İslam'daki 80 gram altın kadar sermayesi olmayanın fakir sayılacağı ve dolayısıyla zekat mükellefi olmayacağı maddesine benziyor.

Esnafa düşük faizli kredi uygulamasına hayır, çünkü faizin ufağı büyüğü olmaz. Faiz faizdir ve ticaret ile sermayeyi yok eder. 30 bin TL faizsiz krediye evet. Ancak bundan da çeşitli adlar altında faiz alınmaması şartıyla.

Gençlere ilk işyerini kurmaları halinde 50 bin TL karşılıksız kredi verileceği de gençleri istihdam etmesi ve işsizlikten kurtarması açısından güzel ama bunun da kesinlikle faizsiz olması şartıyla, çünkü bir nebze faizin karışması bile bu krediyi mahvetmeye yeter.

OSB'lerin sayısına yenilerinin eklenmesi olumlu karşılansa da Doğu ve Güneydoğu'da terörden dolayı bu OSB'leri bitirme ve açma fırsatı olursa... Tarım sigortasının kapsamının genişletilmesi de olumlu, ancak bir aracın yıllık sigortası olaylar yüzünden Doğu ve Güneydoğu'da astronomik rakamlara yükseldi. Buna çare bulunacak mı?

14 ili kapsayan Doğu Anadolu Projesiyle 2019 yılı sonuna kadar 2,3 milyon dekar araziyi daha sulamaya açılacağı vaad ediliyor. Ancak çoğu sulama ve kanal projesi ile baraj projesini yürüten şantiyeler saldırıya uğruyor, araçları yakılıyor. 500-1500 milyar TL'lere varan haraçlar alınıyor.

Ülkenin kısa süreli koalisyon ve yeni seçimlere gücü yok. Ümit ederiz ki 1 Kasım'da siyasi istikrar sağlanır ve siyasi istikrar da beraberinde iktisadi bir istikrar getirir.

Siyasi istikrarın sağlanması durumunda 2016 bütçesinde bir büyüme veya dengeden bahsedilebilir. Vaat edilenler yerine getirilebilir. Bu da siyasi bir gündemden uzaklaşıp reel bir gündeme dönmekle mümkündür.  Gündemde siyaset var. Terör olayları var. Terör olaylarının maliyeti çok yüksek... En büyük maliyeti ise Doğu ve Güneydoğu esnafı ödüyor.  Esnaf perişan durumda, bazen 4-5 gün işyerini açamıyor. Bir yandan seçim, bir yandan Suriye savaşı ve diğer yandan terör gerginliğinin tüm etkileri tamamıyla Doğu ve Güneydoğudaki esnaf ve yatırımcıya yansıyor.

Dileğimiz 1 Kasım'da siyasi bir istikrarın sağlanası ve bunun da beraberinde iktisadi bir istikrarı getirmesidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar