Menderes YILDIRIM

Menderes YILDIRIM

Vurma, nefes alamıyorum

 Yazımızın başlığı; 17 Temmuz'da New York'ta, amatör video kayıtlarında üzerine çullanan bir grup polisin altında boğazı sıkılarak öldürülen 6 çocuk babası, 43 yaşındaki siyahî Eric Gardner'ın dünyalılara söyleyebildiği son sözüydü. Selam olsun!

Evet, “dünya mazlumları nefes alamıyor,” dünyanın hâkimleri yüzünden. ABD, AB, israil, Rusya, Çin, Hindistan cümlesinin elleri çaresizlerin boğazındadır; “nefes aldırmıyorlar.” Dosyaları kabarık. Kırk Haramilerin başı ise Amerika! Yazıklar olsun!

9 Ağustos'ta Ferguson'da 18 yaşındaki Michael Brown polis kurşunuyla vuruldu. Kasım ayında elinde plastik tabanca olan 12 yaşındaki Tamir Rice, -ellerini kaldırdığı halde-  yine bir polis kurşunuyla vuruldu.

Bağımsız araştırmalar ve insan hakları savunucularına göre ABD'de her 24/28 saatte bir zenci kasten hedef alınarak vurulmaktadır.

Amerika, siyahî katletmeyi; Gasıp israilin, “günlük ev ödevi olarak Filistinli vurması” gibi “rutin” hale getirmiştir.

Eric Gardner, can vermeden önce, defalarca “vurma! Nefes alamıyorum” diye yalvardı ancak, üzerine çullanıp boğazını sıkan sırtlanlara sesini duyuramadı.

Bilimsel tespitlerde; “ABD'nin kolluk kuvvetleri; eğitimsiz, bilgisiz ve pervasız; kamuoyunu ve çalışma arkadaşlarını ciddi tehlikeye atıyor. Silahını genelde arkadaşına doğrultuyor veya yanlış adamı vurabiliyor.”

ABD'nin dünya hâkimiyetini; adaletten yoksun elindeki ezici maddi güce dayandırdığı; BM; AB ve israil gibi müşterekleriyle de dünya halklarına zulmettiği açık.

Batı'nın, silahını; öldürmek, ağlatmaktan zevk alan holigan karakterli döküntü insanların eliyle kullandığı biliniyor. Vatandaşlarını zevkine vuran zihniyete karşı; işgal ettiği ülkelerdeki halkın düşebileceği çaresizliği düşünmek lazım...  Timsahın ağzındaki kuzuya benzemez mi?

İslam âlemini her fırsatta eleştiren Batı'nın kolluk kuvvetlerinde bir holiganlık ruhunun varlığını biliyoruz. Oradaki sistem; kolluk kuvvetlerinin ruh ve duygu damarlarını köreltmiş, bunları başka bir cinse, türe evirmiştir.

Eric Gardner'ı vuran polis, maktulün ailesinden özür dilemiş; aile, özrü kabul etmeyerek onuruna sahip çıkmıştır. ABD'de, “onur” kavramı,  beyaz adamdan zenciye geçeli yüzyıllar oldu.

Siyahîler için olması gereken; bedenin ötesinde, ruh olarak özlerine dönmek. Köle olarak Gana'dan götürülen ”Kunta Kinte de zamanın Amerikalılarından “asil, haklı ve onurluydu”  ama kurtulamadı.

Bernardo Guimares, Brezilya dizisi olarak yayınlanan “Köle İsaura”  adlı eserinde; bir kölenin “mağduriyet, masumiyet, maharet ve asaletini; bir beyazın aşkında dengeye oturtmaya” çalışmışsa da  “Beyaz adam'ın siyahî renge olan alerjisini” gizleyememiştir.

     Batı tarihi, bir katliam ve vahşet tarihidir. Tarih kitaplarında Moğollar için söylenen; “Geldiler, yaktılar, yıktılar, gittiler!” sözü, “...gittiler!” ifadesi hariç Batı için de geçerlidir.

     Bu vampirler; hiçbir coğrafyaya davet edilmediler. Davetsiz; vurarak, kırarak evlerin mahremlerine, ülkelere girdiler ancak çıkmadılar.

Bu sırtlanların ayak bastığı her coğrafyada “mazlumların ahı Arş-ı Alâ'ya” yükseldi. Dünya, bunca ahı kaldıramaz. Dolayısıyla Batı'nın “ecele” hayli yaklaştığını demek mümkün.

Sorun; bu zulüm saraylarının nasıl yıkılacağıdır.  Bunlar: a- Kendi içinden (siyasi/ekonomik); b- Dış (Müslüman/gayri Müslim) bir düşmanla;  c- Ad/Semûd kavmi gibi İlahî musibetlerle ama mutlaka helak olup çökecektir.

Bir başka sorun; “İslam âleminin,” -bu çökme sonrasında-  eldeki “ekonomik, sosyal, siyasî ve geliştirdiği evrensel düşüncenin çapı” ile   “yeryüzü mazlumlarına ne mertebe umut olabileceğidir.”

Yürek var; zaman daralıyor; görev büyük; azık az, eğitim kıttır. Gerilmişiz; tahrik fazladır.

Ümmet'in; murdar köpeğe dahi; “Ne de güzel dişleri var” diyen Peygamber'ini (a) -bir çok alanda- yeniden keşfetmesi gerekiyor gibi.

Derman; elbette  “Asa-yı Musa ve Zülfükar'dadır” ancak eldeki kıt enstrümanlara rağmen hepimiz tahriklere gelerek çok ama çok gerildik.

Söz; SİYAHÎ KARDEŞLERİMİZ için Paris'te atılan sloganlarındır: “Ateş etme! 21. Yüzyılın linçi! Ferguson Paris'te! Siyahlar önem taşır! Nefes alamıyoruz! Adalet yoksa barış da yok! Ellerim havada, beni vurma! Biz de: “Susma! Sustukça sıra sana gelecek! Amerika'ya ölüm! Müslümanlar kardeştir! …sabrımızı taşırma! Zulüm birdir! Zalimler için yaşasın cehennem! Muhammed'e can feda! Hepimiz Yasin'iz!” ifadelerini ekleyelim. Selam ve dua ile.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar