Yakılan Cami İlkkez Görüntülendi

Yakılan Cami İlkkez Görüntülendi

Brüksel'in Anderlecht semtinde geçtiğimiz Mart ayında düzenlenen saldırıyla kullanılmaz hale getirilen İmam Rıza Cami, saldırı sonrası kapılarını ilk kez İLKHA'ya açtı.

BELÇİKA- Yaklaşık yirmi yıl önce büyük emeklerle fabrikadan ibadethaneye dönüştürülen Brüksel İmam Rıza Camii, 12 Mart'ta akşam namazını bekleyen cami müdavimleriyle birlikte yakılmak istendi. Saldırıyı gerçekleştiren ve daha sonra Faslı olduğu anlaşılan saldırgan, cami müdavimlerince yakalanıp emniyet birimlerine teslim edildi. Saldırıda cami tamamen yandı, 43 yaşındaki 4 çocuk babası imam Abdullah Dahduh hoca ise hayatını kaybetti.

Olay üzerinden 26 gün geçti. Dünya medyasında ilk günlerde yer alan ve adli bir olaymış gibi aktarılan birkaç haber dışında medyada ne bir analiz konusu oldu, ne de bir üzerinde durulması gereken bir vakıa.

Saldırının basit adli bir vakıa olduğuna inanmadığımızdan, olayın yaşandığı Başkent Brüksel'e giderek caminin kuruluşundan bu güne kadar yapılan İslami çalışmalarda yer alan ve arkadaşları tarafından yangından sağ kurtulduğu için "yaşayan şehid" olarak adlandırılan Faslı Hacı Mustafa ile konuştuk. Kundaklama saldırısı sonrası cami kapısını ilk defa bizlere açtığının altını çizen Hacı Mustafa'nın, olayı anlatırken gözlerinin dolduğu görüldü.

CAMİ TAMAMEN KULLANILMAZ HALDE
Henüz dış kapıdan içeri girmemizle birlikte karşılaştığımız korkunç manzaranın dehşetini iliklerimize kadar hissediyoruz. Hacı Mustafa, olayın vahametini göstermek için, bize kitaplıkta yanan Kur'an Mushaflarının yanı sıra, istisnasız kırılan bütün camları, plastiklerin nasıl yandığını, klima ve kopya makineleri kullanılmaz hale geldiğini göstererek ortaya koyuyor.

Cami müdavimlerinin, Lübnanlı, Türk, Kürd, Afgan, Faslı, Pakistanlı ve Iraklılardan oluştuğunu aktaran yetkili ise, kapılarının bütün Müslümanlara açık olduğunu belirttikten sonra, mezhep taassupçusu olmadıklarını ortaya koymak için Sünni İslam Alimleriyle çektikleri hatıra fotoğraflarını gösteriyor.

YANGIN SIRASINDA ÇOCUKLARIN OLMAMASI FACİAYI ÖNLEMİŞ
Yetkili, caminin bütün faaliyetlerinin kayıt altında olduğunu, hiçbir zaman camide politika yapılmadığını, Suriye'de yaşananlara dair hiçbir beyanlarının olmadığını, sadece kültürel faaliyetlerde bulunduklarını ve daima vahdete vurgu yaptıklarını belirtiyor. Ayrıca, olay sırasında camide Kur'an dersi alan çocuklarının olmamasının olası bir faciayı önlediğine dikkat çekiyor. Olayın ardından Belçika'daki İslami dernek ve kuruluşlardan taziye mesajlarıyla birlikte destek aldıklarını, özellikle cenaze namazı sırasında caminin bulunduğu sokağın insanlarla dolduğunu belirtiyor.

SALDIRGANIN FASLI OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
Polisin kendilerine verdiği bilgiye göre saldırganın Faslı olduğunu ifade eden yetkili, "Polise 3 ayrı isim veren saldırganın kimliği, parmak izleri alınmak suretiyle Fas yetkililerine verilmiş. Onlarda saldırganın gerçek kimliğini Belçikalı yetkililere bildirmişler. Tabi bize saldırganın ismini vermemekle birlikte, yetkililerin onun hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarını tahmin ediyoruz." diyor.

Saldırganı daha önce camide hiç görmediklerini belirten yetkili, şöyle devam ediyor: "Güzel giyimle, traş olmuş, iri yapalı 32 ile 34 yaşlarında bir gençti. Onunla 3 defa konuşmaya çalıştım. Bana 'saçmalıklarınızı dinlemek istemiyorum. Siz kardeşlerimizi öldürüyorsunuz' dedi."

"KOCASI ŞEHİD OLDUĞU İÇİN ALLAH'A HAMD EDİYOR"
İmamın ailesinin durumunun nasıl olduğunu sorduğumuzda, "Durumları iyidir. Onların her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ailelerinden birinin şehid olmasıyla gurur duyuyorlar. Özellikle hanımı Allah'u tealanın kendilerinden bir şehid seçtiği için hamd ediyor" yanıtı veriliyor.

Caminin sigortalı olması onların maddi yükünü hafifletmiş. Yangın sonrası sigorta şirketinden bir bilirkişi gelmiş ve maddi zararları tutanakla zabıt altına almış. Maddi hasarın tazmini için de girişler başlatmışlar. Bu arada caminin eskisinden daha güzel hale getireceklerini söyleyen yetkili, cami gönüllülerinin cami içi temizliğe başladıklarını belirtiyor.

"YAŞAYAN ŞEHİD" OLAYI ŞÖYLE ANLATTI
Olayı bir zat yaşayan Hacı Mustafa'dan saldırının ayrıntılarını anlatmasını istediğimizde bize şunları anlatıyor: "Akşam saat 18.30'da kardeşimiz Salih, -caminin kapısını namazlardan yarım saat önce açıyor. Yarım saat sonra da kapatıyoruz- caminin kapısını açıyor. Takribi birkaç dakika sonra Cami İmamı içeri giriyor ve doğruca imam odasına girerek cübbe ve sarığını giyiyor. Ben de saat 18.35'de geldim, içeri girdim ve onlara selam verdim. Saat 18.40 civarında içeri giren ve elinde balta olan bir şahıs, sağa sola saldırmaya başladı. Aynı şahsın sırtında da bir çanta da vardı. Saldırgan mescidin kapısına yönelerek, elindeki baltayla kapıya vurmaya başladı ve kapının camını kırdı. Aynı anda bizim Suriye'de insan öldürdüğümüzü söylüyordu. Bir ara Salih imamın kapısını açıp baktı, sonra kendini savunmak için bir şeyler aradı ve ufak bir sopadan başka bir şey bulamadı. Salih elindeki sopayla saldırganın üzerine gidince, saldırgan ona baltayla saldırdı. Bunun üzerine imam odasına kaçıp, imama polise telefon etmesini söyledi. Saldırgan çantasını açıp içinden bidonu çıkardıktan sonra içindeki sıvıyı imam odasının önünden başlayarak caminin içine boydan boya döktü. Bu arada camideki bütün kapıların anahtarı elinde olan Salih, imam odasının diğer kapısından çıkarak, imama kendisini takip etmesini söylüyor. Şeyh onu takip etmeyerek caminin içene benim yanıma geldi. Bana "Bu adam bizi öldürecek" dedi. Ben, "hayır, bu adam bizi öldürdü" dedim. Biz kendi aramızda bunları konuşurken, saldırgan döktüğü sıvıyı ateşe verdi. Bu madde ne benzenine benziyordu ne de mazota. Garip bir alevi vardı, rengi de mavi idi. Alev bir karış kadar yükselmesine karşın, müthiş bir duman çıkarıyordu ve bu duman çok yakıcıydı. Daha önce böyle bir duman görmemiştim. Bu yüzden biz bu yakıtın özel bir madde olduğunu düşünüyoruz. Bir-iki dakika içinde caminin içi siyaha büründü.

Tutuşturduğu alevin caminin tamamını sardığını gören saldırgan, mescid kapısından çıkarak dış kapıya yöneldi. Bu sırada içerdeki durumu merak eden Salih, saldırganın balta darbesinden kıl payı kurtularak kendini sokağa attı ve dış kapıyı kilitledi. Saldırgan Salih'in peşine verince, ben ve imam mescidin 1. katına bayanlar mescidine çıktık. Orası da dumandan simsiyah olmuştu. Bayanlar mescidinin havalandırma boşluğuna bakan penceresinden boşluğa çıktık. Çünkü orası aydınlıktı ve duman da yoktu. Biz tam kurtulduğumuzu düşünürken, alt kattaki yangının basıncıyla havalandırma boşluğundaki cam patladı ve orayı bir anda duman kapladı. Ben su borusuna tırmanarak dama çıktım. Oradan imama seslenerek sarığını bana vermesini ve onu bu şekilde yukarı çıkaracağımı söyledim. Şeyh sarığını düşürdüğünü söyleyince, cüppesini vermesini istedim. Cübbesini bana attı. Ona cübbeyi sarkıtarak sıkı tutmasını istedim. Niyetim onu yukarı çıkarmaktı. Tüm çabalarıma rağmen yoğun dumandan etkilenen Şeyh, takatinin kalmadığını söyleyerek cübbeyi tutamadı. Daha sonraki seslenmelerime de cevap vermeyince, onun başka çıkış yollarını aradığını düşündüm. Yangın olayının başlamasından takribi olarak 15 dakika sonra itfaiye geldi ve yangına müdahale etti ve beni damdan indirdi. İtfaiye görevlisine havalandırma boşluğunda birisinin olduğunu söyledim. Onlar bana önce yangını söndürmemiz gerekiyor dediler. Ekip yangını söndürdükten sonra, Şeyh'in cansız bedenini buldu. Saldırı aşağı yukarı böyle gelişti.

Olay günü içişleri bakanı yanımıza geldi. Olayın şahsi bir durum olduğunu söyledi. Biz ise olayın kişisel olmadığını, saldırganın birileri tarafından bu işe itildiğini söyledik. Bakan olayı aydınlatmak için ellerinden geleni yapacakları sözünü verdi. Belçika Devleti bize saldırının arkasında kimlerin olduğunu söylemiyor ve olayın ferdi olduğunu söylüyor. Ancak biz onlar gibi düşünmediğimizden, her türlü yasal hakkımızı kullanarak olayın peşini bırakmayacağız."

Cami yetkilileri son olarak İslami Vahdete vurgu yapıyor ve ekliyor; "cami faaliyete girdikten sonra diğer İslami kesimlerle ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz ve aramızda bir fark olmadığını anlatmaya çalışacağız." (Basri Özmen, Mustafa Bulanık - İLKHA)

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.