Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

Yaptığınızı beğendiniz mi?

Ne garip değil mi? Bir yanda evi barkı yıkılanlar, göç etmek zorunda kalanlar, iş yerleri harap edilenler, araçları yakılanlar, ölülerine ağlayanlar... Ve diğer yanda sözde bayram nedeniyle rengarenk elbiselerini giyerek halay çekenler...

Tarihte, milliyetine, halkına, kasabasına, şehrine bu kadar zarar veren, bu kadar düşmanlık eden, birileri olmuş mudur?

Onarılması gereken, bir taşı yerinden çıkmışsa yerine koyması gerekenler, sahip oldukları iş makineleri ile sokağı kazıyor. Bin bir zahmetle dizilmiş taşları topluyor barikat yapıyor. Çoğu sokakta kışın çamurdan geçilmezken, barikat yapılsın diye belediyeler tarafından ekstradan kamyonlarla taş bırakılıyor. Altına da binlerce kilo gramlık bomba yerleştiriyor. Bu sokaktan da kendi halkı, geçiyor. Çocuğu, kadını, yaşlısı geçiyor.

Zaten dar olan ve bir inşaat malzemesini oraya taşıyıncaya kadar çok büyük emek ve para harcayan ev sahibinin evi baltalarla fare yuvasına çevriliyor. Evin yatak odası dâhil, mahrem noktalarına giriliyor. Haliyle, ev, çatışmalar neticesinde bir hafriyat yığınına dönüşüyor. Ev sahibi çatışmalar bitip de evinin olduğu yere geldiğinde bir moloz yığınıyla karşılaşıyor.

60, 70, 100, her ne kadara alınmışsa fiyat ve değerine bakılmaksızın bir araç, sahibinin gözü önünde sokağın girişine yan konularak barikat haline getiriliyor. Araç sahibinin itirazlarına karşılık “ Biz canımızı veriyoruz. Sen malına ağlıyorsun” cevabı veriliyor ve çatışma neticesinde araç küle dönüyor.

Sahi, neyin uğruna canını veriyorsun? Halkın malını da neyin uğruna talan ediyorsun? Kürt, Kürdistan yalanlarını kendinize saklayın. Kendinize de yazık etmeyin, bu halka da. Çünkü siz kendi dünyanızı da bu halkın dünyasını da dar ettiniz. Ahirete inanmıyor olabilirsiniz ama bu halk Ahirete inanıyor. Bu halkın kimi gençlerini peşinize takıp, din ve dünyalarını heder etmeyin.

Attığınız Kürt, Kürdistan lafları tamamen palavra, çünkü çoğunuz Kürt bile değilsiniz. Bir ideoloji kavgası veriyorsunuz. Bu ideolojinin adı da Sosyalizm ve Komünizm'dir. Gerçi bu ideolojilere karşı da samimi olduğunuza inanmıyorum. İdeolojinizin diğer adı, rant'izmdir.

Eğer dava Kürt ve Kürt halkının salahiyet, kurtuluş ve refahı ise neden ha bire bu halka zarar veriyorsunuz? Neden güzelim mahalleleri, kimi ilçeleri Suriye'den beter ettiniz? Neden binlerce esnafın iş yerini kapatmasına, iflas etmesine neden oldunuz? Neden?

Yüzlerce genci Müslüman, dindar ailelerinden alıp dinsizleştirdiniz. Sonra da eline silah verip çatıştırdınız. Kendiniz ise en lüks dairelerde, pembe köşklerde yaşıyorsunuz. Çocuklarınız kolejlerde okuyor. Ölen, öldürülen, evi yıkılan, arabası yakılan, iflas eden umurunuzda değil. Allah aşkına bu milletin, bu halkın, bu memleketin yakasından düşün. Yeter. Halk ölüsüne ağlıyor. Siz bayram ediyorsunuz. Halay çekiyorsunuz.

Elbet ben devletin ve hükümetin de samimiyetine inanmıyorum. Bakın “memleketi bunlara teslim etmeyin, bunları muhatap alarak şımartmayın. Bunlar sosyalist bir ideoloji sahibidir ve halkın gençlerine de bu düşünceyi aşılıyorlar” seslerine hiç kulak asmadılar. Çoğu yerde bunların yaptıklarına askeri ile polisi ile vali ve amiriyle göz yumdular. Sonuç ve netice budur.

Yaptığınız beğendiniz mi?

Daha yeni gençleri işe alıyorsunuz. Şu yatırımı bu yatırımı yapacağız sözleri veriyorsunuz. Bunu daha önce yapsaydınız ya. Sadece gençlerin işe alınması ile de bu iş çözülmez. Gençlere maneviyat, bilgi, ilim ve inanç lazım. Bu memleketin çocuk ve gençlerinin en büyük eksiği maneviyat eksikliğidir. Bu gençlere işle beraber maneviyat vermezseniz hiç bir şey değiştiremezsiniz.

Diğer il ve ilçelerdekilerin de işe girmek için olay mı çıkarması lazım sorusunu da kimileri dillendiriyor. Bir bölgeye gitmek, yakından ilgilenmek, gençlerini işe almak için illa ki olaylar çıksın, yüzlerce kişi öldürülsün diye beklemek mi lazım?

Basiretimizi açmak ve olayları önceden görebilmek gerekiyor. Ocağına ateş düşen, ciğeri yanan memleketin her bir ferdine yazık etmeyelim diyor ve sizi Allah'a emanet ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar