Yetimin kalbinden öpmek

 Allah'ın adıyla Suni gündemlerin zincirlerinden özgürlüğe demir atmak istiyorum. Diyarbakır'da yapılan Kürt Meselesine İslami Çözüm Çalıştayı hususunda yazmak istiyorsam da şimdilik bunu da geçiyorum, ileriki haftalarda kısmetse.

Evet, “siyaset, gündem benim neyime” diyorum ve yetimlere yer vermek istiyorum. İçimdeki yaraya parmak basmak istiyorum. Yetimlerle ilgili onlarca ayeti kerime ve hadis-i şerif bize yön veriyor, bizi uyarıyor, onları sahiplenmeye teşvik ediyor.  Öncelikle bu ayet ve hadisleri ele alalım.

“Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. ... Yetimlere, ... elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. (Nisa-36) ve

“... “Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere ... iyilik edecekseniz. ... Namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz” diye söz almıştık. (Bakara-83) ayetlerine dikkat edilirse, yalnız Allah'a ibadet edilmesine vurgu yapılarak din-î mübinin temeli olan tevhid ön plana çıkarılmış. Yetimlere bakmayı bununla, namazla aynı mesabede; Yetimlere bakmamayı da kibir ve övünme olarak ele almış; -Allah bilir- yetimlere verirken kibirlenmeden ve övünmeden vermemiz gerektiğine dikkatleri çekmiş. Yine

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara ..... vermeleridir. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir (Bakara-177) ayetinde de asıl iyiliğin iman esaslarına inananların mal sevgisine rağmen yetimleri, yoksulları kendilerine tercih etmelerine vurgu yapmış. Doğruluğun, doğru davranışın bu olduğu ve Allah için yetimlere, yoksullara... harcamanın Allah'tan sakınma olduğu belirtilmiş. Yine

“Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir... “(Bakara-215)  ayetinde de yetimlere ... harcamanın Allah yolunda harcama olduğuna vurgu yapılmış. Yine “Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır...”(Bakara-220) Yetimlerin durumlarını düzeltmenin hayır olduğunu ve yetimlerin durumlarının düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir.

“Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler” (İnsan-8) ayetinde müminlerin zorla, istemeden değil de seve seve vermeleri gerektiğine vurgu yapmıştır.

“Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.” (Fecr-17) bu ayet bir sitem, bir uyarı ayetidir. Daha fazlası noktasında insanı teşvik ediyor. Şimdi hususla ilgili hadislere bakacak olursak.

“Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette  yan yana bulunacağız.”(Müslim, Zühd 42.) ve “Bir kimse, Müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allah Teala onu mutlaka cennete koyar”.(Tirmizî, Birr 14.) hadisleri, bir yetimi himaye etmenin insanın cennet ehli olmasına vesile olduğunu gösteriyor.

“Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır”.(Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.) hadisi, yetimleri sevmenin Allah katında ne kadar kıymet arz ettiğini gösteriyor.

Başka hadislerde de yetimin bulunduğu sofraya şeytanın yaklaşamadığını, yetime merhamet etmenin onu yedirip giydirmenin kalbi yumuşattığını ve Allah'a en sevgili evin içinde yetimin ikram gördüğü ev olduğunu  bize bildiriyor.

Tüm bunlar neyi gösteriyor, başta yetimler, öksüzler olmak üzere genelde ise tüm muhtaçların kolu- kanadı olmamız gerektiğini ortaya çıkarıyor.

Bu açıdan merkezi Diyarbakır'da bulunan Yetim-der'in başlatmış olduğu “iyilikte sınır yoktur” kampanyası çok anlamlı ve yerinde bir kampanyadır. Maddi durumumuz ne olursa olsun, el verdiği müddetçe yetimlerden bir kardeş edinmemiz gerekir. Bununla beraber yetimler ve yoksullarla ilgili kampanyaları gündem etmek, konuşmak, ele almak ve bunlara yeterli desteğin sağlanması için dost, akraba ve muhitimizdekileri teşvik etmemiz gerekir.

Dava bilinciyle bu hususa eğilmemiz, ümmetin yetimlerine yarının geleceği ve ümmetin geleceği gözüyle bakmamız ehemmiyet arz eder. Yetimlere, yoksul ve muhtaçlara uzatılan elin, kalplerine bırakılan bir busenin, yüzlerine saçılan bir tebessümün İslamî davanın yayılması, anlaşılması ve idamesi açısından da büyük bir öneme haizdir.

Yetimlerin, öksüzlerin, muhtaçların kalplerinden öpmek, yaralarına merhem, dertlerine derman, gözyaşlarına mendil mi olmak istiyorsunuz, öyleyse siz de “iyilikte sınır yoktur” kampanyası için “ben de varım” deyin. Diyarbakır Yetim-der aracılığıyla, iyilik yolunda her ay bir yetime 70 TL yardım etmeyi taahüd edin. Unutmayın ki; yetim, öksüz, muhtaç, yoksul, mazlum ve mustazafların kalbini fethettiğimiz kadar biz biziz. Dünya ve ahirete yapacağımız yatırıma vesile olduklarında da onlara şükran borçluyuz.  Allah'a emanetsiniz.

çınar haberleri

Önceki ve Sonraki Yazılar