35 yıldır ailece hat sanatını camilere işliyorlar

35 yıldır ailece hat sanatını camilere işliyorlar

15 yaşından itibaren merak saldığı hat sanatını camilere işleyen Koçak ailesi, Türkiye’nin birçok camisinde eserinin olması kendisini mutlu ettiğini belirterek, sanatkârlara sahip çıkılmasını istedi.

15 yaşından itibaren merak saldığı hat sanatını ailece camilere işleyen Yılmaz Koçak, Türkiye’nin birçok yerindeki camilerde eserinin olması kendisini mutlu ettiğini belirterek, sanatkârlara sahip çıkılmasını istedi. 1966 Van doğumlu hattat ustası Yılmaz Koçak, kendisine böylesi bir mesleği bahşettiği için Allah’a hamd ederek, ustanın en güzeli, kalemi en güzel çeken olduğunu söyledi.

İlk çıraklığını 15 yaşlarındayken Bursa’nın Mudaniye ilçe merkez camiinde yaptığını dile getiren Koçak, ailece yaptıkları bu sanatın birçok zorluklarının bulunmasının yanında, sanatını camilere işliyor olması kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Çocukluğumdan beri bu mesleğe meraklıydım. Böylesi bir mesleğe sahip olduğum için Allah’a şükür ediyorum. Türkiye’de çok farklı kültürlerde ve camilerde emeğimiz var. Türkiye’nin hemen her yerinde, bu sanatımızı en güzel şekilde camilere işlemişiz. Bazen insanlar bizi görünce garipsiyorlardı. Van ilinde bu sanatı böyle yapan var mı diye? Ama hamdolsun bizler bunu başardık. İlk çıraklığımı amcam çocuğunun yanında Bursa’nın Mudaniye ilçe merkez camiinde yaptım.”

“Ustanın en güzeli, kalemi en güzel çekendir”

Ailece bu sanatı icra ettiklerini söyleyen Koçak, sanata ve sanatkarlara sahip çıkılması gerektiğini dile getirerek, son zamanlarda sanattan anlamadığı halde, sanatkar olarak piyasada iş yapanlardan yakınarak, işin ehline verilmesi gerektiğini ifade etti.

Koçak, “Mesleğin elbette zorluk ve sıkıntıları var. Bizim en büyük sıkıntımız, son zamanlarda çıkan ve işini düzgün yapmayan ustalardır. Aslında ‘Ustanın en güzeli, kalemi en güzel çekendir’ yalnız bazı ustalar birkaç ay çalışarak, ustalaştıklarını beyan ederek iş yapıyorlar. Özellikle bizler buradan cami yönetimlerine, derneklerine, vakıflara, bu işle ilgilenen herkesten ricamız, işin ehline verilmesidir. Bazı camilere gidip görüyoruz. Rabbimin huzuruna çıkılan mekânlar en güzel yapılması gereken yerler iken, yapılan işçiliğe baktığımda bu işten soğuyorum. Bu sıkıntılardan biride sanatı paraya dönüştürmeleridir. Bazı camilerde yapılan sanata bakıyoruz, kalitesiz, toz ve ucuz boyaların kullanıldığını, işçiliğe emek sarf edilmediğini görüyoruz. Bu da biz sanatkârları üzüyor. En büyük sıkıntımız ustaların kalitesiz olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

"Camiler Allah’ın evleridir, en güzeline layıktır"

Gittikleri yerlerde barınma ve yaşam koşullarındaki sıkıntıların giderilmesi için cami derneklerin kendilerine yardımcı olmalarını isteyen Koçak, “Bazı yerlerde barınma gibi sıkıntılar yaşamak ile birlikte sağ olsun bazı yerlerde de evlere misafir ediliyoruz. Bir nebzede olsa bu sıkıntılarımız gideriliyor. En azında bir caminin sanat işlemesine başlayınca 20 gün bir ay konaklıyoruz. İşimize önem veriyoruz. Camiler Allah’ın evleridir, en güzeline layıktır. Kalemin en güzeli oraya layıktır. Türki Cumhuriyetleri, Kazakistan, Özbekistan, Fransa, Almanya başta olmak üzere yurt dışında da bu sanatımızı icra ediyoruz. Kardeşlerim, amca çocuklarım, akrabalarım hep beraber bu işi yapıyoruz.” diye konuştu.

Sanatı abisi ve amca çocuklarında öğrendiğini belirten Ahmet Koçak ise yaklaşık 28 yıldır Türkiye’nin hemen her ilinde bu mesleği yaptığını belirterek, mesleğini çok sevdiğini, sanatta ve sanatkâra sahip çıkılması gerektiğini kaydetti.

“Hattat işi ustalık isteyen bir iştir”

19 yaşındaki Muhammed Nurullah Koçak da küçük yaşlarında babasının yanında mesleğe merak sardığını dile getirerek, sanata olan merakı hakkında şunları söyledi: “Küçük yaşlarındayken babam camilere bu sanatı işlerken yanına giderek izliyordum. Çok hoşuma gidiyordu. Hele camilerde bunu yaparlarken bakıp ağlardım. Küçük yaşlardan itibaren başladım. İlk etapta çok zorluklar yaşadım. Ama zamanla öğrendim. 9-10 yıldır çalışıyorum. Zor bir sanattır, hakkını vermek lazım. Hâlâ ustalaştığımı söyleyemem. Bu işi yapan ustalar, bu işe gerçekten önem vermeleri lazım. Hattat işi ustalık isteyen bir iştir. Hele Allah’ın evini yapıyorsanız, daha çok titiz olmanız lazım.” dedi. (Şükrü Tontaş-İLKHA) 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.