Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

ABD’nin kepenk kapatması

Türkiye’deki yazar-çizerler demokratik pakete odaklandılar. Bu paketin getirdikleri ve geride bıraktıkları üzerinde fikir beyanlarında bulunuyorlar.

Bu paket ekonomik olmasa da içerdiği maddelerin kendi alanlarında olumlu yansımaları olacağı gibi ekonomik alanda da kimi olumlu yansımaları olacaktır. Senelerdir gasp edilmiş hakların iadesi olan bu düzenlemeler halkı sosyal ve psikolojik alanda rahatlatacak, bunlarda dolaylı olarak ekonomiye olumlu değerler olarak yansıyacaktır.

Pakete kısaca değindikten sonra gelelim asıl konumuza.

Türkiye demokratik paket ile uğraşırken ABD’de Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nin bütçe kesintilerini önlemek için Barak Obama’nın sağlık alanında düzenleyeceği reformları bir yıl erteleme kararı almasını bahane etmesiyle ortaya çıkan anlaşmazlık, hükümetin kepenk kapatmasıyla sonuçlandı.

Bu krizin Türkiye ekonomisine yansımaları ne olur acaba bunu biraz irdelemeye çalışacağız.

Kepenk kapatma ile beraber,

ABD’de kriz çözülünceye kadar zorunlu olmayan tüm federal hizmetler durdurulacak. 2 milyon federal personelden yüzde 40’ı ücretsiz izinli olarak evlerine gönderilecek.

 Krizin bir hafta sürmesi durumunda, ABD ekonomisine maliyeti 10 milyar doları geçecek. En son 1995-1996 yıllarında 21 gün boyunca ‘hükümet krizi’ yaşanmıştı. 17 yıl sonra tekrar ortaya çıkan kriz yüzünden gazilik ve emeklilik ödemeleri ertelenecek, vize ve pasaport işlemleri yapılamayacak.

Askerler, doktorlar, hemşireler, hava trafik kontrolörleri, hukuk çalışanları gibi acil durum personelleri görevlerine devam ederken geri kalan devlet personeli zorunlu olarak ücretli izne çıkarılacak. Federal kuruluşlarda güvenlik, sağlık, itfaiye birimleri dışında çalışan milyonlarca kişi de hükümetin kepenk kapatmasıyla birlikte zorunlu izine çıkarılacak.

Yaklaşık 2,5 milyon yaşlı insan başta yiyecek yardımı olmak üzere birçok hizmetten yararlanamayacak. Çocuklara ve annelere sağlanan beslenme yardımları kesilecek. Krizin uzaması durumunda oluşacak ‘en az harcayıp tasarruf etme’ psikolojisi oluşacağı için işyerleri de zarar görecek.

Üç hafta süreli bir kapanma döneminin bu çeyrekteki Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla’da yüzde 0,9’luk bir tasarruf sağlayabileceği bekleniyor.

Federal yönetimin kimi kamu hizmetlerini askıya almasının ne gibi sonuç vereceği çıkmazın süresine bağlıdır. Ancak şimdiden etkileri görülmeye başlandı bile.

Amerikan yönetiminin bazı hizmetlerini kapatmaya başlamasının ülke ekonomisine yapacağı olumsuz etkilerin yarattığı kaygı, Amerikan dolarının değer kaybetmesine yol açtı.

Euro karşısında son sekiz ayın en düşük düzeyine inen dolar, en güvenli para birimlerinden biri olarak görülen İsviçre frangı karşısında son 1,5 yılın en düşük değerine eşitlendi.

Dolar, Japon Yeni ve İngiliz Sterlini karşısında da değer kaybetti. Hükümetin zorunlu işler dışında hizmet ve maaş ödemelerini yapamayacağını, bunun da ekonomiyi olumsuz etkilemekle birlikte kısa vadede çözüleceğine yönelik beklentiler etkileri sınırlı tutabilir.

“Kepenk kapatma”nın gerçekleşmesinin ardından Çalışma Bakanlığı’nın daha önce yaptığı açıklamaya göre cuma günü açıklanması gereken tarım dışı istihdam verisi açıklanmayabilir. Bu durum, FED’e ilişkin beklentileri de öteleyebilir.

ABD Hükümetini bekleyen bir diğer tehlike de borç tavanı sorunu. Daha önce ABD Hazinesi tarafından yapılan açıklamaya göre ABD’nin, borçlanma sınırına 17 Ekim’de ulaşması bekleniyor. Başkan Obama da dün bütçe ile ilgili olarak yaptığı açıklamada borçlanma tavanı sorununa değinerek bu konuda da müzakere etmeyeceğini yineledi ve Kongre’nin faturaların ödenmesini sağlaması ve ekonomiye yıkıcı darbeyi önlemesi gerektiğinin altını çizdi.

Cumhuriyetçilerin Obama’nın açıklamalarına karşın bütçeyi onaylamadıklarından dolayı bugünden itibaren borç tavanı sorununa ilişkin tedirginlikler artacaktır.  ABD’de devlet hizmetlerinin durmasına yol açan siyasi anlaşmazlık bir gün sürebileceği hatta yaklaşık bir aya kadar uzayabileceği için FED’in para politikasını gevşek tutması bekleniyor. Gevşek para politikasına dair beklentiler doların geniş bantta değer kaybı baskısı altında kalmasına yol açıyor. Neticede ABD’nin kepenk kapatması yurt içinde piyasalarımızı olumlu etkiledi. Dolar 2 lira sınırına gerilerken borsadaki artış ise yüzde 1′in üzerine çıktı. Piyasa, ABD’deki sorunun kısa vadede çözüleceği beklentisine göre pozisyon almış durumda. Bu yüzden krizin uzaması, seçim ekonomisine giren Türkiye’nin işine gelir.

ABD gibi dünyanın baş belası büyük bir devletin rahat yüzü görmemesi temennisiyle Allah’a emanet olun.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar