Ben bir şehidim

 Ben bir şehidim! Bir gün adım Seyyid Kutup olur, bir gün Çamran… Bir gün Şeyh Said,  diğer bir gün Şeyh Ahmet Yasin yâda Hasan El-Benna olurum, Firavn diyarı Mısır'ı şehitler diyarına çeviren…

Ben bir şehidim. Adımın önemi yok. Gâh Velioğlu olur Kürdistan'ı ısıtırım sımsıcak kanımla, gâh Esma, Şamil, Recai, Bahoner, Beheşti, Selahaddin, Furkan olurum ümmeti kanımla aydınlatan…

Evet, ben bir şehidim!  Bizler şehitleriz… Yeryüzüne düştüğümüzden beri en değerli varlıklarımızı kurban etmeyi öğrendik hak yolundaki atalarımızdan. Şehadet ile süsledik imanımızı, feda olarak hakka ispatladık vefamızı. Ne “geleceğe sakladığımız çocuklarımız” oldu ne de gelecek kaygısı taşıyan liderlerimiz. Hep adağımızı yerine getirmek üzere gayret ettik ve kimimiz yerine getirdi, kimimiz sırasını bekledi, sözünü hiç bozmadan. Mallarımızı ve canlarımızı rızası için kendine sattığımız Allah'ın (c.c.) yolunda.  O'nun (c.c.) rızasından daha değerli bir şey tanımadığımızdan, O'ndan (c.c.) esirgeyeceğimiz bir şeyimiz de olmadı ki bize ait ne varsa hepsi zaten O'nun (c.c.) lütfuydu.

Farklı coğrafyalarda farklı isimlerle sinemizde taşıdığımız izzet ve cesareti meydana her sürüşümüzde titriyordu Kabil'in çocukları. Allah'ın (c.c.) mülküne O'nun (c.c.) izni olmadan sahip çıkıp başkalarını bu mülkten mahrum bırakmaya niyetlenenlerin kurdukları saltanatlar varlığımızla darbe yiyordu. Azgınlaşmış mütreflerin firavuni nefislerini rahatsız ediyordu bizim mazlumlara ümit bahşeden nefesimiz. Düşenler kalkıyordu biz onların ellerinden tuttuğumuzda ve kâbuslar bitiyordu ruhlarına umudu sunduğumuzda. Güneş doğudan doğduğunda yüzümüzü dönünce ısınan benliğimiz ısıtıyordu zemherinin ayazına maruz kalanları ve donmuş bedenlere can geliyordu yeniden.

Ben bir şehidim! Hakkın düşmanlarının hak sahiplerinin hakkını gasp ettiklerini fark ettiğimden beri kıyam ettim yüzümü Hakka dönerek. Kaybedeceği bir şeyleri olmayanlara izzeti sundum cesaretimle ve ölümün en değerli silah olduğunu öğrettim şehadetimle. İbrahimler yetiştirdim İsmaillerini feda edecek olan. İsmailler yetiştirdim boyunlarını bıçağa itiraz etmeden uzatacak olan. Zayıf bedenim güçlü irademin ve yüce ruhumun mekânı oldu yıllardır ve bu beden bu ruha yetmez oldu, şehadetim bundandır.

Kanım aktı, gözyaşlarımın ve terimin aktığı topraklara ve bu topraklar kutsandı bir şehidin tertemiz kanlarıyla ki artık yenilgiler dönemi kapandı buralar için de. Uyandırmamak için ümmeti öldürüldüm ben ama ölmedim, yılmadım, eğilmedim, şehit oldum ben. Yeni bir çağ başlayacak biliyorum benden sonra benden dolayı ve yeni bir çağ başlasın diye açtım berfin gibi yüreklerde ben. Düşman anlamadı Habil ile Kabil'den beri ki hiç ölmedim hiç ölmeyeceğim. Bizleri var eden zaten bizden öncekilerden akan kan. Ve bizden sonrakiler bizimle can bulacaktır, can.

Ben gidiyorum alnım ak ve başım dik olarak Habil'in diğer kurbanlarının yanına. “Din ağacını suluyorum kanımla” ki benden daha güzel meyveler versin sonraki nesillere. Zaferler çağından selam götürüyorum Şehitlerin Efendisi'ne ve döktüğü kanlarının bereketinin müjdesini veriyorum. Düşüyorum toprağa. Düşüyorum ki kalksın ayağa düşmüş olanlar ve Allah'ın (c.c.) arzı halifelerinin idaresine geçsin tekrar. Ben gidiyorum ki benden sonrakiler nasıl terk edeceklerini anlasınlar benim şahadetimle bu dünyayı. Anlasınlar ölümün şehadet karşısındaki acizliğini ve şehadetin zulüm karşısındaki azametini.

İyi anlayın beni. İyi öğrenin mektebimi. Bu mektep aşk mektebidir ve bu mektebin öğrencileridir şehitler. “Heyhat minezzilleh” bu mektebin eskimez haykırışıdır ki her çağda düşürür zalimlerin maskesini. Feda olunarak ulaşılır zafere bu mektepte, bu mektepte ümmet olunur önce. İsyan zulme karşı olunca azığımız olur besler bizi, itaat hakka olunca sabır kuşatır hücrelerimizi. Cennetimiz rızanın üzerine kurulur, cehennemimiz zillet ile hayat bulur.

Ben bir şehidim! Kanım tekrar kılıca galebe çalacak Hüseyin'inki gibi… Yanılıyor düşman. Beni öldürmekle bertaraf edeceğini… Ben bir şehidim! Kanım diriltecek ümmeti… Sahte maskeleri düşürecek. Ümmetin evlatlarını birleştirecek. Vahdet ve uhuvvet düşmanlarına inat, Şii'siyle Sünni'siyle tüm ehl-i İslâm'ı kurtuluş baharında birleştirecek. Çirkin oyunlarını yüzüne çarpacak düşmanın.

Ben bir şehidim! Kanın kudretini görecek doğudaki ve batıdaki şer güçler. Mazlumların kanında boğulacak…

Önceki ve Sonraki Yazılar