Dr. Abdulkadir TURAN

Dr. Abdulkadir TURAN

Çöl tilkisini anlamak

Suriye ve Irak’ın önce idari düzeni emperyalistlerin eliyle bozuldu, sonra fikir dokusu Mişel Eflak’ın eliyle alt üst edildi.

İngiliz ve Fransızların elinden çıkmış bu düzenin dikiş tutması mümkün değildir. İngiliz ve Fransızlar, İslam aleminde sözde coğrafik-ulus devletler inşa ettiler. Ama hem Irak’ta hem Suriye’de Kürtleri yok saydılar. Onların siyasi ve kültürel haklarını idam ettiler. Çoğunluğu Şii Irak’ın başına Sünni bir yönetim getirdiler. Ezici çoğunluğu Sünni Suriye’nin de başına Mişel Eflak’ın eliyle gerekli fikri tahribat yapıldıktan sonra Alevi bir yönetim getirdiler.

Mişel Eflak, sözde sosyalizm ve Arap milliyetçiliği üzerinden Arapların birliğini sağlayacaktı. Saddam Hüseyin ve Hafız Esad adlı iki talebesinin eliyle iki düşman kutup oluşturdu, denklemi daha da karmaşıklaştırdı.

Bu coğrafyada her karmaşa, her karışıklık emperyalistlerin lehinedir. Denebilir ki kim karmaşayı artırıyorsa günün Mişel Eflak’ı odur. Onun Şii veya Sünni olması bir şey değiştirmez.

İslam dünyası Mişel Eflak’ın rolünü üstlenmiş gerçek bir Çöl Tilkisi ile karşı karşıyadır. Bu Çöl Tilkisi, Bedevi’nin izlerini çölde kaybetmeye dair bütün yeteneklerini kullanarak oyun kuruyor ama ardından iz bırakmıyor. İslam aleminin bu tilkiyi tanıması için tam bir zihin depremine ihtiyacı var. Kendi yemine ve sahibinin buyruklarına odaklanmış bu tilkiyi anlamak için ne yazık ki mevcut düzey yetmiyor.

Cezayir’de, Mısır’da, Yemen’de, Filistin’de, Libya’da laik yapıların yanında duran bir Suudi yönetimi Suriye ve Irak’ın bağrında neden bir Şeriat yönetimi istesin? Ama istiyor!

Günlük yaşamında Şeriattan hızla uzaklaşan bir Suudi Arabistan neden Şeriat’ı harfiyen uyguladığını iddia eden yapıların yanında dursun? Ama yanında duruyor. Bizzat finans ediyor. Finanse etmek de ne? Bizzat örgütlüyor.

Amerika ile hiçbir milliyetçinin kabul etmeyeceği bağlar içine giren bir Suudi neden Arap milliyetçiliği üzerinden bir zemin oluşturmaya çalışsın? Ama oluşturuyor. Hatta bu zemini bizzat yönetiyor.

Burada tutarlılık arayan, burada Şeriat ile bağ kuran aldanır ve aldatır. Karşımızda kesinlikle bağımsız bir yapı yok. Mişel Eflak nasıl milliyetçilik deyip Avrupa ile çalışıyorsa Suudi de hangi değerleri öne sürerse sürsün açık bir şekilde Amerika ile birlikte çalışıyor, onun projelerini yürütüyor.

Kim ve hangi ülke İslam aleminin sorunlarına mezhebi açıdan ve ulus devlet çıkarları ile yaklaşıyorsa Suudi ve Amerika’nın tabii müttefikidir. Onların hiçbir iddiası, hiçbir geçmişi onları emperyalist oyunları kolaylaştıran bir değnek olmaktan öteye geçirmez.

Maliki yönetimi Irak’ta Sünni Arap ve Kürtlerin rahat edebilecekleri bir yönetim oluşturamadı, bu yönde bir umut veremedi. Çünkü, Şii-İslam dünyasındaki mezhep-din özdeşleşmesi eğilimi böyle bir açılıma uygun değil. Onlarca televizyon kanalı ile Suudi menşeli Selefi ve Vehhabilere laf yetiştiren Şii yapının böyle geniş bir açılım içinde olmasını beklemek hayaldir.

Ama daha da önemlisi Maliki’nin ipi Amerika’nın elindedir. Aynen Suudi’nin ipinin Amerika’nın elinde olması gibi… Maliki’nin eski bir İslamcı olması çok şey değiştirmez. İp kimin elindeyse oyunun kurucusu odur. İpe takılı olan oyun kurucunun attığı yöne gider.

Amerika, İslam coğrafyasında kargaşa istiyor, bunu besleyecek herkesi, rolünü oynayabilecek kadar büyütüyor. Bu büyütme işini ya bizzat kendi yapıyor ya da taşeronlarının eliyle…

Batı’nın aklı hiçbir zaman tarihten bağımsız değildir. Her Batılı yönetim, yarını düne bakarak yönetir. İslam dünyasının huzuru, tarih aklında Batı’ya iyi şeyler söylemiyor.

Türk ve Kürtlerin bir araya geldiği tarihi dönemler de tarih aklında Batı’ya iyi şeyler söylemiyor. Bu birliktelik,

1. Kafkaslarda Gürcüleri durdurdu.

2. Miladi ikinci bin yılın başlarında İslam dünyasına doğru hareketlenen Bizans’ı dize getirdi, sonra imha etti.

3. Haçlıyı durdurdu ve dağıttı.

4. Moğol’u durdurdu ve dağıttı.

Bugün bir şey söylemek erken ama galiba İslam dünyasının merkezi ile bu iki toplum arasına Çöl Tilkisi taşeronluğunda bir duvar örülüyor. Bu, uçuk bir fikir olabilir. İnşaallah uçuktur. Ya gerçek olursa Müslümanların nice enerjisi boşa akacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar