Darbenin üst aklı kim?

Darbe girişiminin birkaç ayağı olduğu muhakkaktır. İç ayağı malum kesimin insiyatifiyle organize edildiği görüldü. Bunu destekleyen, fakat bugün dillendirmekten çekinen sol kesimi de unutmamak gerekir. Eğer bugün darbe gerçekleşmiş olsaydı çok farklı bir dilin olacağı ve darbecilere “güzellemeler” gönderecek olan birçok kesimi unutmamak gerekir. Samimiyetini gösteren İslami camiaların sahaya dökülüşü ve tankların önüne atılanlar ise vefalarını ispat etmişlerdir.

Ancak iç destekçilerden ziyade üst akıl dediğimiz dış destek kimin işidir? Sorusu pek de muamma değildir. Çünkü bütün veriler bu organizatörlüğün ABD destekli olduğunu gösteriyor. Zaten darbenin ilk 4-5 saatinde ABD'den hiçbir açıklama gelmedi. Ta ki darbenin seyri değişip gözaltı süreci başladıktan sonra, ABD'nin “demokrasinin yanındayız” açıklaması geldi. İşin ilginç tarafı ise darbe girişiminden önce yakalanan generallerden 4 tanesinin, 12 defa incirlik hava üssüne giderek, ABD generalleriyle sıkı görüşmeler yaptıkları ortaya çıkmıştır. Yine ABD, incirlik üssünde bulunan bazı sivil vatandaşlarını darbe öncesi kendi ülkesine çekmiştir.  Darbe günü de havada uzun süre kalan jetlerin yakıt ikmalini İncirlik Üssü'nden kalkan tanker uçaklarla temin etmişlerdir. Zaten darbe gününden itibaren de İncirlik Üssü'nün elektriği kesilmiş ve kontrol altında tutulmaya devam ediliyor… Bütün bunlar ABD'nin ana organizatörü olduğu, diğer bazı Avrupa ülkelerinin de haberdar olduğunun kanıtıdır.

Yine bunlar gösteriyor ki uzun bir zamandır bu hesap doğrultusunda çalışmalar yapmışlardır. Zaten 400 dönüm üzerinden malum şahsa yer tesis etmesi manidardır. İslami hiçbir çalışmaya müsamaha göstermeyen ABD'nin bu müsamahası dikkat çekicidir. Hatta bu şahıs uğruna kendi müttefiki olan Türkiye'yi karşısına alacak kadar önem veriyor. Bu hesap üzerine ciddi yatırımları olmasaydı onu çoktan teslim etmişlerdi. Fakat dikkatimi çeken bir husus da yakalanan generaller üzerinden çıkan bir liralık banknot dolarlardı. Bu dolarların bir şifreyi taşıdığı muhakkaktır. Adeta bir “parola” hükmünde kullandıkları ve ABD'nin kendi sırtlarında olduğunun işareti olarak kabul ediliyor.

Anlaşılan Erdoğan'ı hedef tahtasına koyan başta ABD ve Avrupa ülkelerinin birçoğu, neticeye ulaşmak için her yolu deneyeceklerdir. Elinde bulundurdukları tüm kozları kullanmaktan çekinmeyeceklerdir. Gezi olaylarından başlayıp, 17-25 Aralık operasyonuyla devam etmek istediler. Bunu başaramayınca da “çukur siyasetiyle” kendi maşalarını sahaya sürdüler. Bu da başarılı olmayınca en çok güvendikleri “paralel devlet” kozuyla darbe yapmak istediler. Üst akıl kendi hedefine ulaşmak için tüm kozlarını harcamaya aday gözüküyor…  Her seferinde son kozlarıdır deniliyordu ve bu sefer de son koz diyoruz. Peki, son koz mu acaba? Üst akıl dediğimiz devletler bu işten vaz geçecekler mi? Bunun farklı bir versiyonunu görecek miyiz?

Karanlık bir tablo çizmek istemem ama farklı bir hesabın olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle sınır bölgesinden Türkiye'ye saldıracak birçok unsurdan söz edebiliriz. Özellikle IŞİD, PYD ve Şii milisleri kullanabilirler. Zahiren bir araya gelemeyecek bu kesimleri aynı cephede savaştırabilirler. Gelen istihbarat bilgilerinde; 10 bin DAİŞ, 5 bin PYD militanın darbe döneminde sınırdan saldırmak için organize edilmeye çalışıldığı bilgileri var. Böyle bir durumda Türkiye'yi bir iç kaosa sürükleme hesapları olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla üst akıl yeni hamleler peşinde olacaktır. Hiç ön görmediğimiz adımlar atmaya çalışacaktır. Tıpkı hiç birimizin darbe girişimini öngörmediği gibi…

Ancak bütün beşeri tuzaklar üstünde bir ilahi tuzağı unutmayalım. Ve bu tuzak bütün hesapları boşa çıkaran bir hesaptır. Müminlerin gönlüne şifa, zalimlere ızdıraptır. Tıpkı darbe girişimiyle hesapladıkları tuzakların kendi başlarına döndüğü gibi… Bu aşamadan sonra maskeler ortaya çıkmıştır. Çok maskeli olanların bile gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Halk nazarında sıfır konumuna gelmişlerdir. En büyük kayıpları da bu bakış açısıdır. Dış destekçilerin maskeleri ortaya saçılmışken kendi maskeleri de halkta bir şok etkisi yaratmıştır. Üst aklın talimatıyla darbe yapmak isteyen “malum camia” kendi tuzaklarında boğulmuşlardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.