Mehmet Ali GÖNÜL

Mehmet Ali GÖNÜL

Dergiler ve Dergicilik

Kültür dünyamızın en önemli kollarından biri dergilerdir. Dergicilik, bir döneme damga vurmuş onurlu bir yürüyüştü(r). Özellikle doksanlı yılların hareketli ortamında dergicilik, siyasi ve davetsel açıdan önemli bir süreçti.

1908’den bu yana devam eden bu süreç, Mehmet Akif Ersoy ve Eşref Edip’in çıkardıkları Sebilü’r Reşat dergisi ile başladı. 1930-40’lı yılların dergileri, yeni kurulan cumhuriyetin egemen gücünün, halkın değer yargılarına karşı batı değerlerini yaymak ve kalıcı kılmak adına attığı adımlara karşı, o günün şartlarında mücadele etmişti(r). 1939’da çıkarılan “Hareket Dergisi”, dönemin şartlarında İslami bir endişeyle ortaya çıksa da manevi konuları ancak “milli ton”larla işleyebiliyordu. Bu tonlama 50’li yıllarda da sürdü. 60’lı yıllarda ise yükselen İslami endişenin yanında siyasi söylemler de artmıştı. 70’li yıllarda kimi dergiler, -Düşünce Dergisi gibi- akademik açıdan okuyucuyla buluştuysa da İslami dergicilik, farklılık göstermeye başlamıştı.

Böylece bazı dergiler gündemi değerlendirirken bazıları hareket temelliydi. Buna karşın hem hareket hem aksiyon hem düşünce hem de akademik yaklaşımlar sergileyen dergiler; okuyucu için gündemi takip ederken, yerelde ve genelde İslam dünyası ve siyaseti hakkındaki ilgiyi, hep canlı tuttular. 1960 öncesi dergilerin yaklaşık altı bine yakın olduğu gerçeğini düşünürken ne kadar aksiyon dolu bir dergicilik piyasası olduğunu tahmin etmemek zor olmasa gerek.

1980’den günümüze ise potansiyel olarak azalma ve erime söz konusu oldu. Özellikle internet ortamının dergicilik anlayışına karşı kalıcı etkiler bıraktığı inkâr edilmese de duyarlılığın, İslami duyarlılıkla beraber köreldiği bir süreci yaşıyoruz. Yaklaşık 600’e yakın dergilerin kimi, boyut değiştirip İslami endişeden sıyrılarak farklılık/millilik gösterdi. Kimi de ekonomik ve siyasi şartların rüzgarıyla baş edemedi.

Doksanlı yıllar, bu hareketliliğin yaşandığı en aktif yıllardı. Kültürel öge olarak dergiler tebliğin en önceli en tercih edileni idi. İslami, kültürel ve edebi piyasada yazarlar, fikirler, siyasi yaklaşımlar saygın ve önemli konumdaydı. Öyle ki, bu kalemler bazen halkı mağdur eden siyasi yönetimi ve yöneticilerini eleştirirken bazen de dış mihraklar ve küresel emperyalizme karşı şiddetle duruyorlardı. Bir kısım kalemler ise yerel idarecileri emperyalizmin kölesi ve savunucusu olmakla suçluyorlardı. Ne olursa olsun Ümmet olma şuuru, mücadele ve cihad arzusu için dayanışma ve tevhid, dile gelen en büyük arzuydu.

Kültürümüzün önemli bir dönemini yansıtan 80’li ve 90’lı yılların dergilerinden bazılarını kuruluş yılları ve çıkan sayıları itibarıyla şöylece sıralayabiliriz: Akıncılar: 1979-80/12 sayı, Bu Meydan: 1989/29 sayı, Cuma: 1990/702 sayı,   Dava: 1989/95 sayı, Davet: 1990/8 sayı, Değişim: 1993/61 sayı, Girişim: 1985/60 sayı, Hira: 1992/16 sayı, İktibas: 1981/456 sayı, İmza: 1989/58 sayı, İslami Düşünce: 1992/16 sayı, Kitap Dergisi: 1986/98 sayı, Mektup: 1985/247 sayı, Misak: 1990/313 sayı, Objektif: 1989/19 sayı, Ribat: 1982/408 sayı, Sahabe: 1995/30 sayı, Sebat: 1995/24 sayı, Tevhid: 1990/36 sayı, Umran: 1993/268 sayı, Vahdet: 1996/48 sayı, Vasat: 1996/10 sayı, Yeryüzü: 1989/53 sayı, Yeni Zemin: 1993/18 sayı, Yolcu: 1995/77 sayı, Yörünge: 1990/466 sayı.

Ve şu an göz nurumuz olan kendi dergilerimizden İNZAR, 2004’ten bu yana yayın hayatına gururla devam ediyor. NİSANUR, SÖZ VE KALEM ile KELHAAMED ise destekleriniz ve ilginizle devam eden diğer kültürel ögelerimiz olup geleceğe mirasımızdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar