Dışarıdan âlim ithal edilebilir mi?

İlim ve bilgi olmadan insan bir hiçtir. İnsan, ilim ve bilgiyle insan olduğunu fark eder, Allah’ı tanır, kul olmanın şuuruna varır. Peygamberler dahi kendilerine ilim verilmeden önce sıradan insanlar idiler. Kendilerine vahiy ilmi geldikten sonra peygamberlik vasfı almış, davet işine girişmişlerdir. Davet görevini yerine getirmeleri, başarılı olmaları, kendilerine iman edenlerin -hepsi olmasa da öncü kadronun- ilim ehli olmalarıyla ancak mümkün olmuştur. Cahillerle Peygamberler dâhil tarihte ve günümüzde hiç kimse başarılı olamamış, maddi ve manevi alanda kazanımlar elde edememiştir. 

İlim, insanı her açıdan güçlü kılar. Maddeye ve insanlara hükmetmenin, doğadan faydalanmanın yollarını gösterir.
 
İnsanlığa rehber ve önder yapar. Hazreti Ali’nin deyimiyle insanoğlu malı korur, verdiğinde azalır. İlim ise tam tersi insanı korur, verildiğinde azalmaz artar. Mal ilmi getirmez, ilim ise malı getirir. Dolayısıyla ilim maldan daha hayırlıdır. Tarih boyunca ilme önem vermiş toplum ve milletler insanlığı yönlendirmiş ve diğer milletleri arkalarından sürüklemişlerdir. Bugün batı toplumlarını maddi açıdan ilerleten, güç ve kuvvete ulaştıran ana etken; bilgiye sahip olmaları ve bunu kullanabilmeleridir.

En kârlı yatırım insana yapılan yatırımdır. Meşhur bir Çin atasözünde belirtildiği gibi ‘bir defa ürün almak istiyorsan buğday ek, on defa ürün almak istiyorsan ağaç dik, yüz defa ürün almak istersen insan eğit.’

Allahu Teâlâ, ilim öğrenmeyi ve âlimi övmüş, kendisinden başka ilah olmadığına ilim ehlini şahit tutmuş, ilim öğrenmeyi kadın-erkek ayrımı yapmadan farz kılmış, vahyi ‘oku’ emriyle başlatmış, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığını bildirmiştir.
Peygamberimiz (as) ilim ehlinin zahitten üstünlüğünü dolunaylı gecede ayın diğer yıldızlardan olan üstünlüğü gibi tarif etmiş, âlimleri peygamberlerin varisleri olarak ilan ederek Çin’de dahi olsa ilmin öğrenilmesini istemiştir.

Ümmet, ilim ve ilim ehlinin zayıflamasıyla duraklama ve gerilemeye başlamış, ilim ehlinin yozlaşmasıyla toplumlar yozlaşmıştır. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılarda bozulma ve çökme; ilim ehli ve medreselerin bozulması ve kendilerini günün koşullarına uyduramamasından kaynaklanmıştır. Çözüm olarak bu sınıfın ıslah edilmesinden başlanacağına başka alanlarda aranmasından dolayı devam eden bozulma ve çökmenin önüne geçilememiştir.

Günümüzde gerek devlet eliyle gerek sivil toplum, fenni ilimlere yatırım yapmakta, toplumun ihtiyacı olan doktor, mühendis, öğretmen vesaire kadroları yetiştirmektedir. Müslümanlar olarak üzerinde durmamız gereken esas nokta; toplumun ihtiyacı olan, davetçi, âlim, fikir erbabı ve önderlerin yetiştirilmesidir. Yoksa Müslümanların gerilemesinin, zayıflamasının nedeni yeterli doktor ve mühendis olmaması değil, var olan mühendis ve doktorların imani ve İslami şuura sahip olamamalarıdır. Şu da denilebilir: Var olan ilim ehli ilmiyle amel etmiyor, ilim ehlinden ziyade ilmiyle amel eden amillere ihtiyacımız var.
Bunları nasıl yetiştireceğiz? Doğrudur, var olan ilim ehli istenilen düzeyde ilmiyle amel etmiyor olabilir. İşte bu sorun da ancak ilim ve eğitimle çözülür. Allahu Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de "Allah`tan kulları içinde ancak ilim sahibi olanlar korkar" diye buyurmaktadır. İlim ehli üzerinde yine vaaz, tebliğ ve nasihatleriyle ilim ehli etkili olabilir.

Bir toplum doktora, mühendis ve teknik kadrolara ihtiyaç duyar, yeterli sayıda olmadığı zaman toplum sıkıntılarla karşılaşsa da hayat devam eder. Olmazsa dışarıdan ithal edilebilir, büyük projeler için dışarıdan mühendis, mimar getirtilebilir. Günümüzde Avrupa ve özellikle Amerika dışarıdan beyin göçü alarak güçlerine güç katmaktadır. Ama bir toplumun ihtiyacı olan âlimler ve davetçiler dışarıdan ithal edilemez, bundan dolayıdır ki Allah (cc) tüm toplumlara peygamberlerini ve davetçilerini kendi içlerinden göndermiştir. Onlarla aynı dili konuşan, aynı şartlarda yetişen, psikolojilerini bilen, kardeş, hemşehri, köylü ve komşu olan davetçiler halklarını hak davaya çağırmıştır.

Müslümanlar olarak ilerlemek ve insanlığı vahiy temelinde yeniden inşa etmek için; İslami ilim ve tedrisata müsait, en zeki ve çalışkan çocuklar yönlendirilmeli, teşvik edilmeli, sahip çıkılmalı, eğitimleri için gerekli imkân ve olanaklar oluşturulmalıdır.

Allahu Teâlâ bizleri peygamberlerin varisi olan âlimlerin bereketinden mahrum etmesin.
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.