Diyarbakırlı Sanayici Işık: Alüminyum sektörü Türkiye’de büyük potansiyele sahip

Diyarbakırlı Sanayici Işık: Alüminyum sektörü Türkiye’de büyük potansiyele sahip

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren sanayici Ramazan Işık, alüminyum sektörünün Türkiye’de hızla geliştiğini belirterek, özellikle ihracat ve geri dönüşüm alanlarında büyük bir potansiyel bulunduğunu söyledi.

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde 20 bin metrekare alan üzerinde, 13 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerinde alüminyum profil üretimi, yüzey işlemleri ve alüminyum işleme faaliyetleri yürüttüklerini belirten Diyarbakırlı Sanayici Ramazan Işık, üretimlerinin ağırlıklı olarak yapı ve enerji sektörüne yönelik olduğunu ifade etti.

Türkiye’de alüminyum üretiminin 1980’li yıllardan sonra gelişmeye başladığını dile getiren Işık, çelik kalıp teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte sektörde önemli bir büyüme yaşandığını söyledi.

Ramazan Işık

"Türkiye'de kişi başına düşen alüminyum kullanımı 18-20 kilogram iken Avrupa da 49-50"

Işık, "Alüminyum 1980 yıllarından sonra Türkiye'de üretilmeye başlandı. Öncelikle alüminyumun çeliğe direkt bir bağlantısı var. Çünkü çelik kalıp yardımıyla üretilen bir malzemedir. Çeliği işlemek zor olduğundan 1980'lerden sonra 2000'lere kadar Türkiye'de 4-5 alüminyum firması varken bugün 700-800 tane var. Çeliği kolay işleyen teknolojinin Türkiye'ye gelmesiyle beraber Alüminyum daha hızlı kullanılmaya ve üretilmeye başlandı. Alüminyumun hafif olması, çok düşük derecelerde eritilip yeniden dönüştürülmesinden dolayı dünyada alüminyum kullanımı Çin, Hindistan, Avrupa ve Türkiye gibi yerlerde daha çok arttı. Şu an Türkiye'de kişi başına düşen alüminyum kullanımı 18-20 kilogram iken Avrupa da 49-50'dir. Türkiye bu ürünü ileriki seviyelerde çok daha farklı alan ve sektörlerde kullanacağını düşünüyorum, bu gibi tesislere daha çok ihtiyaç duyulacağına inanıyorum." dedi.

"Alüminyum da en büyük pazar Çin, Hindistan ve Rusya'nın elinde"

Alüminyum boksitin genellikle yurtdışından gelen bir ürün olduğunun altını çizen Işık, "Yani yarı mamulün yüzde 90'ını dünyanın farklı ülkelerinden ihraç ediyor. Bunun da en büyük pazarı Çin, Hindistan ve Rusya'nın elinde. Türkiye'de geri dönüşüm tesisleri var, yeterli değil. Bölgemizde özellikle Diyarbakır'da ihtiyaç duyulan bir alan. Alüminyumun birebir borsası döviz bazlı olduğundan bunun Türkiye'de üretilmesi, üretici açısından daha kolaylık sağlayacak ve bu da bizim dünya pazarına girmemizi kolaylaştıracak. İhracat boyutunda dünyaya alüminyum satabilirsiniz, nakliye sıkıntısı olmayan, kilogram bazında kurtarabilecek bir ürün. Diyarbakır'da üretip dünyanın en uzak yerine gönderdiğinizde dahi pazarda satabileceğiniz bir ürün olarak görüyorum. Sektör olarak birçok sektöre hizmet verebiliyorsunuz. Biz yapı sektöründe ağırlıktayız. Bunu enerji, otomotiv, bilişim, buzdolabı gibi birçok sektörde kullanabileceğinizi belirtmek isterim." ifadelerini kullandı.

İhracat için yurtdışı fuarlarına katılmak, birebir mağaza veya satış ofisi açmak bu işin en doğru yolu olduğunu kaydeden Işık, "Artık dünya geliştikçe bilişim ve online dediğimiz satış teknikleri bizim sektör için de geçerli. Yani bir yıl önce İspanya'da fuara katılmışken bugün artık o insanlara online ürün pazarlayıp satma şansı bulabiliyorsunuz. Dünyaya ayak uydurabilmeniz için online satış ve fuarları takip ederek ona göre ihracat yapmak lazım. Bu yapılmazsa Diyarbakır gibi az gelişmiş şehirlerden dünyaya pazarlama çok zor. Bu konuda bizim işimiz daha da zor." şeklinde konuştu.

"Devlet okullarında profil, çelik, mobilya gibi ağır sektörler için alt eleman yetiştirilmeli"

Alüminyum makine-ekipman teknolojisi olarak Türkiye'nin dünyadaki konumu hakkında görüşlerini aktaran Işık, şunları söyledi:

"Türkiye, Alüminyum makine-ekipman teknolojisi olarak dünyada da artık iyi bir yerde. Mesela 500 ton profil üretecekseniz 100 kişi istihdam etmeniz lazım, bunun için de eğitimli-kalifiyeli personele ihtiyacımız var. Ne yazık ki bu ve birçok sektörle ilgili kalifiyeli eleman problemi var. Bunun için de meslek okullarıyla birebir çalışılması ve onlardan destek alınması gerekiyor. Açıkçası bu yönde biraz daha şanslı olduğumuza inanıyoruz. Ardından gelecek ikinci kuşak dediğimiz çocuklarımızı ortaokuldan sonra liseyi meslek okullarına kaydedip sektörü bizde devralsınlar, yönetebilsinler diye kendi bünyelerimizde çalıştırıyoruz. Devletin burada yapması gereken en önemli şey gerçekten de devlet okullarının bu tür profil, çelik, mobilya gibi ağır sektörler için alt eleman yetiştirmeli. Bu konuda yapılanlar var ama yeterli görmüyorum. Bunun üzerinde düşünülmesi gerekiyor."

İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.