Eğitim Sistemi Ve Çocuğumuzu Bekleyen Tehlike

Birçok insanın yanıldığı bir mesele var zihinlerde. Tıpkı bir x virüsü gibi yerleşen ve çıkmayı bilmeyen bir bilgi kirliliği. Çocukların okul eğitimi almakla eğitilmiş olacağı bilgisi. İşte bu bilgi dolayısıyla toplumumuz okul okumuş insanları devamlı eğitimli olarak görüp ona bir değer biçer.  Rabbimiz ise, Rahmani olmayan bir eğitimin, insana vicdani, ahlaki, insani değer vermeyeceğini Kur’an’ın birçok yerinde biz kullarına bildiriyor.

Maalesef Cumhuriyet döneminden sonra Batıdan getirilen ve zorla ülkemize oturtulan eğitim sistemi çocukları eğitmekten çok inançsızlığın pençesine doğru sürüklüyor.  Çünkü Batıdan getirilen eğitimin temelinde Laik, Postmodern insan üretme projesi mevcuttur. Bu eğitim sistemi Batı’dan getirildiğinde okulların 10 yılda 15  milyon ahlaklı, vicdanlı, topluma saygılı, vatanını ve vicdanını seven genç yetiştireceği söyleniyordu. Hatta bununla ilgili Marş bile vardır. Halbuki insan ahlakı da vicdanı da saygıya da Allah’a olan bağlılığından ve imandan alır. Rahmani bir eğitimden alır. Böylece Cumhuriyet kurulalı 80 yıldır milyonlarca gencimiz kendi geçmişinden utanan, toplumu küçümseyen, Batı hayranı olarak yetişip heba olan bir kişilik oldu. Toplum ahlakı ve vicdani olguları elinden alındı. Okullar bir arena çiftliğine döndü; çocuklar da, gençler de stres yüklü yarış atlarına. Peki ya hazırlanan müfredata ne demeli?

Tamamen yanlışlar üzerine oturtulmuş ve çocuğu yaradanına, tabiata, insana karşı yabancılaştıran bir müfredat. Böyle bir müfredat evladımıza ne verebilir ki? Devamlı kirli bilgiler alan evladımızın imanını nasıl koruyabileceğiz? Okul döneminde çocuğu İslami eğitimden uzak tutup, “ikisini birden kaldıramaz” diyerek sadece yaz tatillerinde imani bilgiler almasını sağlayarak imanını koruyabilir miyiz? Bizi yaratan Rabbimiz “Kalpler yalnızca Allah’ı anmakla sükuna kavuşur, huzur bulur” buyurmaktadır. Peki 8 ay boyunca  imani bilgiler almayıp İslami eğitimden uzak bırakılan çocuğumuzun kalbi nasıl doğru istikamet üzerine kalabilir? Allah’ı anacağı ortamlarda bulunmazsa, Rahmani eğitim almaya devam etmezse ahlaksızlık ve vicdansızlık üzerine oturtulan eğitim sistemi hiç onun Allah’ı hatırlamasına izin verir mi? Örneğin, Bir İngilizce kitabındaki gramerler ve resimler dahi sinsice, hiç farkında bile olmadan çocuğun belleğine Batının yaşam tarzını sevdiriyor, oturtuyor. İngilizcede elma-apple resmi ısırıktır. Bunun anlamı, ahlaksız Batı’ya göre Adem yaratıldığında ona hiçbir bilgi verilmemiştir. Hatta konuşmayı dahi bilmiyordur. Haşa Allah Ademden bilgiyi almayı yasaklayarak saklamak istemiştir. Adem ise elmayı ısırıp kainatın bilgisini (Haşa) Allah’dan çalmıştır. Allah da onu cezalandırıp cennetten kovmuştur. İşte Batının eğitimi böyle bir düşünce üzerine oturtulmuştur. Halbuki Adem’i yaratan Allah ona bilgi vermekle kalmamış, bilgiyi işleyecek, üretecek ve güncelleyecek kabiliyeti vermiştir. Verdiği bu bilgi dolayısıyla Adem’i tüm yarattıklarından üstün kılmıştır.

Adem’in şahsında tüm insanları iman üzerine kaldığı sürece üstün kılmıştır. Haşa Allah’ın ilme, bilime düşman olduğu üzerine oturtulan felsefe evladımıza ne verebilir ki? Beni sakın yanlış anlamayın çocuklarınızı okula göndermeyin demiyorum. Çünkü başka seçeneğimiz yok. Fakat evladımızı eğitim sistemine karşı savunmasız bırakmayalım. Evladımızı devamlı programlayalım. Rahmani eğitimlerin sürekliliğini sağlayalım ki etraftaki virüslere karşı bağışıklığı olsun.  Kirli bilgileri, ahlaksızlığı, kötü alışkanlıkları etkisiz hale getirecek bilgiler ile donanmasını sağlayalım. Yanlışı ve kötülükleri tespit etme yeteneği kazanması için, yanlışa düşmemesi için İslami eğitime daima ağırlık verelim. Allah muhafaza etraftaki virüsleri tespit etme yeteneği olmazsa evladımız kötü davranışların, ahlaksızlığın pençesine düşer de, hiç farkında bile olmaz.

Evlatlarımız bizim hayatımızın ekinleridir. Nasıl ki bir çiftçi toprağa bir şey ektiğinde “rahmet var mı?” diye göğe bakıyorsa, biz de evlatlarımız için “Rahmet olunacaklar mı?” diye bir kaygı ve endişe içerisinde olmalı ve ona göre çaba- gayret sarf etmeliyiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum