Esra GÜLŞAHİN

Esra GÜLŞAHİN

Haksızlığa susanlar ve zalimliklerini kusanlar

Haksızlığa susanlar ve zalimliklerini kusanlar

Laf ebesi yapmaktan, kalemi köşe kapmaca oynatmaktan ziyade doğrudan konunun içeriğine eğilmek istiyorum.
HÜDA PAR’ı bölgede hazmedemeyenler kendilerini oy kullanıp kazanma ümidiyle durmaktan ziyade bunu şiddet kullanmaya yansıtıyorlar. Bir, iki, üç değil derneklere yüzlerce saldırılar yapıldı ve yapılıyor. Üye ve gönüllülere yapılan muameleyse hepimizin malumu her ne kadar kimse görmüyorsa da... Kadına el uzatacak kadar hırçınlaşmış olan bu zihniyet bize Kaynuka’yı hatırlatırken, çocuklara taş verip taş atmalarını söyleyen bu zihniyet hakeza Taif’lileri anımsatıyor.
Kadına el kaldırıp tekmeleyecek kadar alçalanların kadın hakkı söylemi dillerinde trajikomik bir etki yansıtacaktır her zaman. Her kadın hakkına dair duyacağımız bir söyleme karşılık o bacımıza yapılan haince saldırı delilimiz olacaktır. Rahat yaşama özgürlüğünü dillerine ezber yapmış olan onlar daha kendi bölgelerindeki insanlara rahat yaşama imkânı tanımıyorlar. Faşist bir anlayışla kendilerinden olmayanları ötekileştirenler yeşil, kırmızı, sarı renk haricindeki renklere kör olanlar daha ilk etapta kendi istekleriyle çelişiyorlar...

Şiddet kullanmak zayıfların başvurdukları yöntemdir. Adaletsiz olmakta saygınlığı yitiren en önemli özelliktir. Şiddet ve adaletsizlikle seçim öncesi tahammülsüz duruşla karşı karşıya gelinmesi onları insanlara bilhassa oradaki insanlara anlatması bakımından yeterlidir.

Doksanlı yıllarda da bunların aynısı yaşanıp bugüne bakarak dünü anlayabilme kabiliyeti olmalı insanların... Asıl fotoğrafın tümüne bakma mahareti bugüne bakıp dünkü yaşanmış olayları da bu paralelde düşünmektir. Çünkü zihniyet değişmez zaman ve şartlar değişse de. Dün de kendilerinden başkalarını görmek istemeyenler bugün de bunu sürdürüyorlar şiddete dayalı eylemleriyle...

En çokta aslında Mustazaflara kısık gözlerle ve şüpheyle bakan Müslümanlar anlamalı bunu... Başlıkta değindiğim ‘haksızlığa susanlar’ kısmı İslami hassasiyetleri olan Müslüman yazar çizer ve konuşmacılara hitaptır aslında... Bir bayana saldırı gerçekleştiriliyor ama kalemlerin dillerinin oynadığı yok. Bahsettiğimiz tesettürlü Müslüman bir kadın.
Peki ya dernek binalarına yapılan saldırılar hangi habere konuk oldu, hangi İslami gazetelerin manşetine taşındı ya da gazetenin son birkaç sayfasında dahi görüldü mü? Yaralanan kardeşlere kaç Müslüman geçmiş olsun dileğinde bulundu ya da kaç Müslüman, Müslüman kardeşleriyle dertleşme mahiyetinde sabır tesellisinde bulundu.

Bahsettiğimiz haksızlık sözlü değil ve sıradan değil ‘Müslümanların kırmızı çizgisi’ olması gereken kadınlara yapılmış bir haksızlıktır. Eskiye dönük hep sürdürülen bu haksızlık mazide ses edilmemiş olunabilir. Fakat aşikar ve olası görülen ve bilinen bir haksızlıkta Müslümanın susması niyedir?

Mustazaflarsa zulüm ve sessizlik arasında sabrı şiar ediniyorlar. İki gün sonra yapılacaktır seçim zaten. Aslında HÜDA PAR’ın kaybedeceği bir şey yoktur ve hatta kazanımlarından en önemlisi de bu faşist anlayışlı yüzlerin bir kez daha sahneye çıkması ve gerçek yüzlerini göstermesidir. Belli bir kesimi ve camiayı suçlayanlar, daha yeni kurulmuş bir partinin etrafında gözleri körmüş gibi dönenleri görüp hakikate çok rahat ulaşabilirler.

Rabbim sabrı kuşananlardan ve susma gibi bir vebalden uzak durup hakikati her zaman konuşabilmeyi nasip etsin.
Mısır’daki haksızlık ve ‘susmayan’ bir ümmet portresi. Bir kaç kelamla Mısır’daki verilen ve adil olmayan karara da değinmek isterim.

Mısır yönetiminin 529 kişiye verdiği idam kararı haberi, etkisini şiddetli bir şekilde gösteren gök gürlemesine benzemelidir. Zaten boylarına geçirilecek o ipler gül kadar güzel gelir Allah için olduktan sonra ve onları ölümden korkutmaya çalışıyorsa yanılıyordur Sisi... Fakat yapılan zulmün bu boyutu haksızlığın zerrelerini titretirken ümmetçe de kabullenmezliğin direnişi gösterilmeli. Ne kadar cemaat-hükümet, seçim öncesi ya da seçim sonrası gündem yoğunluğu olacak olsa da ilk gündem Mısır olmalı ve bu yabana atılacak cinsten bir haber olmamalıdır.

Yoksa biz Müslümanlar haberi sadece TV’den izlemekle kalıp sıradan bir zulüm haberiymiş gibi geçip başka kanala mı çevireceğiz kumanda tuşunu...?

Baki Muhabbetle

Haksızlığa susanlar ve zalimliklerini kusanlar

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.