İslam olmadan önce “insan” olmak gerekiyor

İslam'ın ilk şartı insan olmaktır. Vahiy insanı muhatap almıştır. İslam insanı esas alır. Din insan içindir.

İnsan olmanın ilk şartı ise; akıl ve şuur sahibi olmaktır. Halk tabiri ile “delinin dini olmaz” deyimi aslında bu gerçekliğin bir ifadesidir. Delirmiş insanın, uyku ya da baygınlık halindeki kişinin, henüz akil-baliğ yaşa erişmemiş çocuğun ibadi sorumluluklarının düşmesi, akli melekelerinin işlevsiz kalması ile ilgilidir. Sarhoşluk verici şeyler şuursuzluk ciheti ile insanlığa darbe vurmasından ötürü haram kılınmıştır.

Şuursuzluk hali bazen sarhoşluk verici maddelerden kaynaklandığı gibi, bazen de “iktidar ihtirası”, “güç zehirlenmesi”, “basiret bağlanması” gibi siyasi, ruhsal kaynaklı da olabilir.

O yüzden tekrarlama ihtiyacı oluşuyor. İslam; Müslüman olmadan önce insan olmayı gerektiriyor.

Maalesef boydan boya bir savaş arenasına dönüşen İslam coğrafyasında, savaşın da ötesinde insanlığın kaybedildiğine dair iğrenç kokular yükseliyor. İsmi, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, şii olsun, sünni olsun, selefi- vahhabi olsun; çatıştığı yerdeki Müslümanların çaresiz kalan namusuna eşine, kızına, bacısına savaş ganimeti, esir/cariye gözüyle bakmak esfel-i safilin derekesine düşmektir.

Şimdi zaman zaman Suriye'den,  Irak'tan ya da merdut (reddedilmiş) mezhepçi çatışmaların yürütüldüğü yerlerden bu türden haberler yayılmaktadır. İnşallah doğru değildir. Doğru olmasa bile, şüyuu vukuundan beter (dedikodusu bile gerçeğinden beter) hadiseler cinsindendir.

Bu iğrenç halin kökeninde “tekfircilik” yatmaktadır. Hakimiyet sağlama ya da iktidar ihtirası uğruna gözlerini kan bürümüş olanlar; kendilerine muhalif gördüklerini zorlama te'villerle önce tekfir ederler, sonra da canını, namusunu, malını -güya- kendisine helal sayar.

Öte yandan yapılanlar, tarihsel süreçte fiilen ortadan kalkan cariyelik ve kölelik gibi uygulamaları yeniden İslam'a mal etmek olur ki, bu da İslam'a hakaret, Müslümanlara iftiradır.

Hz. Muhammed aleyhissalatu vesselam, peygamber olarak görevlendirildiğinde kölelik, cariyelik ve daha değişik uygulamalar zaten vardı ve yaygındı. Kur'an-ı Kerim basiretle tetkik edilirse; bu tür ilkel savaş uygulamalarının tedricen İslam tarafından kaldırıldığı da görülecektir. İslam'ın, ortadan kaldırılmasına öncü olduğu ve günümüz insanlığının da taciz- tecavüz olarak gördüğü bir uygulamayı yeniden bir kara leke olarak İslam dünyasına taşımak kabul edilemez ve edilmemelidir. Bütün Müslümanlar özellikle de Müslüman hanımlar bu çirkefliği durduracak tepkiler ve karşı duruşlar geliştirmelidir. İslami basiret duasıyla, Allah'a emanetsiniz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.