Kitaplarımız ve sosyal medya

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah'a; salât ve selam da O'nun pak Nebîsine olsun.

Okumak; bazen kanatsız uçmak en yükseklere, bazen tüpsüz dalıp gitmek en derinlere…

Okumak; uçmak, uçmak ve uçmak kanatların yanıncaya dek… Yahut dalmak en derinlere, hazine bulana kadar…

Okumak bazen üşütür insanı iliklerine kadar; bazen de yakar ciğerinin tam içini. Bazen üşürsünüz sokakta kalmış bir kedinin, evsiz kalmış bir miskinin, buzlu işkence gören bir mü'minin acısından; bazen yanarsınız yüreği yanık bir ana, babasına hasret bir evlat yahut alevli işkencede bir mü'minle beraber.

“Doğrusu, güldüren de O'dur ağlatan da.” (Necm, 43) Gerçek şu ki kendi kendinize gülerseniz size deli derler. Aynı şekilde kendi kendinize ağlarsanız da psikolojisi bozuk muamelesine maruz kalırsınız. İşte, okumak bazen Allah'ın yarattığı bir sebeptir ağlamak ve gülmek için. Herkesin bulduğu şeyler farklı olabilir bir kitapta. Birinin ağladığı olay diğerine komik gelebilir. Tam tersi; birinin güldüğü şeye bir diğer insan ağlayabilir. Okunan kitabın içeriği, türü ne olursa olsun herkes kendini bulur okuduğu kitapta. İnsanlar olarak böyle değil miyiz? Bir davranıştan birimiz farklı bir anlam çıkarırken diğerimiz bambaşka bir mana çıkarabilir. ‘Niyet okuma' diye adlandırdığımız olay kitaplarda da geçerlidir fakat kitaplar bize asla kızmaz ve “Ben öyle demek istemedim ki, neden farklı tarafa çekiyorsun?” demez.

Evet, okumak uçurur veya yüzdürür; üşütür yahut yakar; ağlatır yahut güldürür fakat bunun dışında kitap insana şekil verir. Yazarı sahiplenilmiş bir kitabın değiştirmeyeceği insan tipi yoktur. Sahiplenilmiş ve kabul görmüş bir yazar ne derse desin doğrudur, ne yazarsa haklıdır okuyucunun gözünde. Kişiliği oturmuş, özü sözü bir yazarların toplum üzerindeki etkisi asla yadsınamaz. Özü sözü bir olan herkes de kitap yazamaz. Böyle bir yazar yazmış olsa da her kitap herkese ulaşamaz. Hâlbuki ulaşsaydı belki de kitleler o kitabın etkisiyle ahlaken, ilmen, vicdanen, ruhen, aklen, fikren, manen terakki edeceklerdi.

Malumunuz son çıkan teknolojik ürünler, internetin ucuz olması ve gündemi sık sık değişen bir ülkede yaşamamız, kitap okumamızı etkiliyor, hatta sıfıra indiriyor. Gündemi takip etmek ve her olaya yorum yapmaktan birçoğumuz, özellikle gençlerimiz kitap okuma alışkanlığını yitirmek üzere. Fikirler vahyin, siyaset aşkın önüne geçmek üzere. Acaba hem sosyal medyada takılıp hem kitap okuyup hem de okunan kitap üzerinden tebliğ yapılamaz mı?

Sözü nereye getireceğim? Yeni çıkmış onlarca kaliteli kitap var. Eskileri de unutmamak gerek tabii ki. Âcizane bir tavsiye olarak; sosyal medyada bu kitaplardan her biri belirli aralıklarla gündem yapılmalı, bu gündem çalışması da birkaç gün önceden yine sosyal medya üzerinden duyurulmalı. Düşünebiliyor musunuz, “Üç gün sonra Birİnci Olabilirsiniz adlı kitapla ilgili gündem çalışmamız olacaktır.” şeklinde bir duyuru yapıldığını. Hiç olmazsa çalışmaya destek olmak için kitabı eline alanlar olacaktır. Çarpıcı bölümlerin fotoğrafları çekilecek, bilgisayarlarda veya telefonlarda hazır bekletilecek ve günü geldiğinde paylaşılacak. Hem paylaşana sevap, hem yazana, hem yayınevine, hem okuyana… Her yazdığını okutmak, beğendirmek yerine, İqra' emrinin muhatabı olarak önce okumak ve okuduğunu sosyal medyada paylaşmak suretiyle okutmak…

Pahalı reklamlar verdirip, reklam parasını da okuyucudan çıkarmayı vicdanına aykırı gören bir yayınevi olarak da yapılabilecek en güzel reklam ve tebliğ budur kanımca. Kutlu bir çalışma ve amel defterine yazılabilecek güzel semereler…

Bir zaman, uygunsuz bir resimden dolayı uyardığım bir yazar “Sosyal medya burası, tekke değil!” diye sert bir cevap vermişti. Sosyal medya tekke olmasa da sosyal medyanın Rabbi ile sokakların Rabbi aynı; sevabı sevap, günahı günah, mubahı mubah. Bir tık'la dünyanın öbür ucuna gönderilebilecek mesajlarla, neden reklam yapılmasın ve sosyal medyadaki mü'minler neden böyle kutlu bir iş için çalışmasın ki? Rabbim cümlemizi gece-gündüz, sanalda-reelde, hazerde-seferde, hâsılı her şartta ve her yerde kendisi için çalışanlardan eylesin. Rahman'a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar