Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

Miras İlmiyle Ne Kadar İlgiliyiz?

Miras ilmi “vârislerden her birinin terike ve haklardaki hakkını bildiren hesap ve fıkhi esasları bildirir.” Miras ilmine “feraiz ilmi” (yani miras taksimi meselelerini bildirmek) adı da verilmiştir. “Feraiz” “fariza” kelimesinin çoğuludur.
Allah (c.c.) “Allah tarafından bir fariza olarak…” (Nisa Suresi) buyurmuştur.


Resulullah (s.a.v.) de: “Feraizi öğrenin ve öğretin. Çünkü o ilmin yarısıdır. O unutulur, ümmetimin arasından ilk kalkacak olan şey de odur.”
Bu ilmin öğrenilmesi ve öğretilmesi hususunda Peygamberimizin açıkça beyanat ve emri olmasına ve feraiz ilmi ilmin yarısıdır diye bildirilmesine rağmen, bugün bu ilim unutulmaktadır. Unutulmakla kalmıyor rafa kaldırılmaktadır. Bu ilmi öğrenme ile ilgili özel bir çaba ve gayret bulunmamaktadır. Kimi âlim, Seyda ve imamlarımızın “Bu ilim zordur, bu ilmi öğrenmek büyük beceri, akıl ve matematik ister” demeleri ve bu yüzden bu ilme ilgisiz kalmaları da bu ilme olan ilgiyi azaltmaktadır.

Hâlbuki “feraiz ilmi” Allah ( c.c.)’nın Kur’an-ı Kerim’de tafsilatlı bir şekilde yer verdiği bir ilimdir. Âlimlerin, Seyda ve imamların bu konuya olan ilgisizliği toplumda da bir ilgisizliğe sebep olmaktadır. Bu konuyla ilgili sürekli vaaz ve nasihatler yapılmıyor. İnsanlar bu konuda bilinçlendirilmiyor. Dahası âlimler bu konuda gelecek olan bir sorudan dahi çekiniyor.

Ölen kişinin hemen ardından mirastan bahsetmek ayıp görüldüğünden mirasın paylaşımı seneleri alıyor. Aradan geçen yıllar içerisinde kalan miras artıyor (hayvanların çoğalması gibi), el değiştiriyor ve buna benzer birçok işlemden geçiyor. Bazen kalan mirasın paylaşımına şahitlik edeceklerden çoğu ölmüş oluyor. Bu da miras paylaşımını zorlaştırdıkça zorlaştırıyor.
Kimi zaman ölen kişi arkasında yetim bırakıyor. Ölenin arkasından bıraktığı bu yetimlerin payları ayrılmadan mirasın kullanımı devam ediyor. Bu konuda helal ve haram ayırımı yapılmıyor.

Mirastaki en büyük sıkıntılardan birisi de kızlara bir hak verilmemesidir. Kimi zaman kızlar miras paylaşımının içine hiç dâhil edilmemekte, kimi zaman kendilerine düşecek olan pay tam olarak belirlenmeden hakkından vazgeçmesi istenmekte, kimi hakkını isteyen kızlar ise ayıplanmakta ve dışlanmaktadır. Hâlbuki Allah’ın bu kıza da erkek ile beraber verdiği bir hak vardır ve bu miras paylaşımında verilmelidir. Bu yüzden senelerce erkek ve kız kardeşler birbirlerine küs durabiliyor. Birbirlerinden bağlarını koparıp düşman gibi davranabiliyorlar.

Kimi ailelerde, evin içerisinden ayrılan erkek çocuklarına bir pay verilerek ayrılması sağlanıyor. Evin içerisinde baba ve anne ile beraber kalan kişiye ise baba sağlığında net bir şey belirlemiyor. Kalan malın tamamının mı ya da yarısının mı veya ne kadarının kendisinin olduğu belirtilmiyor. Bu konuda bir mal ayırımına gidilmiyor. Bu yüzden de babanın ölümü ile beraber evin içinden ayrılan diğer erkek ve kız çocukları bu çocuğun babasıyla beraber işlettiği maldan haklarını talep ediyor. Senelerce bu malı işleten, evin içindeki kardeşe ise ancak işlettiği senelerdeki yediği ve içtiği kalıyor. Evin içerisinde kalan kimi kişiler ise baba tarafından mal kendisine hibe edilmediği halde babanın ölümü ile beraber malın tamamını sahipleniyor.

İnsanların bu konudaki bilinçsizliği, âlimlerin bu konudaki duyarsızlığı birçok sorunu, sıkıntı ve kavgayı beraberinde getiriyor. Hatta kimi yerlerde mesele cinayet işlemeye kadar gidiyor. En vahimi de mal paylaşımlarına gidilmeden, malların kullanılması ve bu yüzden bu konuda fazlaca kul hakkına tecavüz edilmesidir. Şehit olan, Hac’ta Arafat’a çıkan kişinin tüm günahları af edildiği halde kul hakkının affedilmediğini düşündüğümüzde, durumun vahametini daha iyi anlıyoruz.

Bu ve buna benzer sıkıntılar çokça yaşanmakta ve toplumun büyük bir çoğunluğu, bu tarz sıkıntılarla debelenmektedir.
İslami bir toplum düşünüyorsak, hakkın, hukukun ve sosyal adaletin en üst seviyede işlenmesi gerekiyor. Bunun için halkı bilinçlendirecek ve bu konuda kendini iyi yetiştirmiş kişilere ihtiyaç var. Bu konuda her dört mezhep fıkhının araştırılıp okunması ve âlim kişilerin yetiştirilmesi bir ilmin yaşamını devam ettirecek ve toplumdaki birçok hak ihlallerine engel olacaktır.
Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.
 
Önceki ve Sonraki Yazılar