Yusuf ARİFOĞLU

Yusuf ARİFOĞLU

Özgürlük onlara helal-ı hoş(!) olsun

Komşu komşu! Duydun mu? Duydum duyduuum! Neyi duydun?

Solcu, laik öğrenciler üniversitelere özgürlüğü getirecekler, oradaki gericileri(!) temizleyecekler.

Bunu nasıl yapacaklar?

Erkekler, hipi mipi gibi giyinip, satanistler misali saç sakal bırakacak.

Kitabın  ‘k'sini bilmeden her yerde koltuklarının altında felsefe üzerine birkaç anlamsız kitap taşıyacak; Hegel, Nietzsche, Darwin, Karl Marks, Konfüçyüs, Sokrates… ve benzerlerinin bir iki sözünü ezberleyip entel dantel ayağına yatacak…

Şu cafe senin bu bar benim diyerek sarhoş ayyaş gezecek;

Namus, iffet, ahlâk düşmanı kesilerek kızların peşinden şehvetine dur durak bilmeden koşacak…

Her türlü kapital imkânın içinde burjuva kalite giyinecek; ama kampüslerde, alanlarda ‘işçi, köylü, fakir…' kelimelerini bayraklaştırıp en hızlı devrimci kesilecek…

Polis, müdahale etmeye görsün ‘Baskılar bizi yıldıramaz, biz özgürüz üniversiteler özgür olacak!' avazıyla tüm insan(!) hakları savunucuları ve doğru(!) yazan medyayı arkasına alıp ne kadar masum(!) olduğunu ilan-ı âlem edecekler…

Kızlar, ar damarından eser kalmayacak bir çıplaklıkla ya da bedenlerini mengene misali sıkan dar jean'lerle dolaşacak; hayvan çıngıraklarından farksız bir sürü takıyı bulup takıştıracak; bazen erkeklerden geri kalmamak adına sol militanlığın kutsal(!) giysisi yeşilimsi kabandan giyecek…

Kendini ifade açısından iki kelimeyi bir araya getiremeyecek kadar okuma kültüründen uzak ve kopuk olacak; ama ‘erkek kadın eşitliği, kadına şiddete hayır, feminizm, özgürlük…' gibi içini kendisinin ve fikir babalarının bile dolduramadığı kavramlarla maocu, laik, çağdaş bir çığırtkan kesilecek…

‘Evlilik, nikâh, namus, örtü' için söylemediğini bırakmayacaklar. İslâmî ölçülerde tesettüre bürünmüş bir bayanı görünce kırmızı görmüş boğalar gibi gözleri yuvalarından çıkacak, nefesi daralacak, azgınlaşan öfkesini modern bir cadı misali kusacak; lakin kendi bedenini birkaç züppeye peşkeş çekmekten, kapitalist sermayeye malzeme olarak sunmaktan bir an dahi vazgeçmeyecek ve tüm bunlara özgürlük diyecek, bu rezil hayata böyle inanacak…

Vah vah komşum! Bu nasıl bir iş? Ben de özgürlüğü güzel bir şey sanmıştım; gelince bize ekmek verecek, dertlerimize çare olacak, sorunlara çözüm getirecek… Vah da ne vah! Desene bunlar yularından kurtulmuş hayvandan daha zararlıdır..

Öyledir, komşu! Yüce Allah, A'raf süresi 179. ayette buyuruyor ya:

‘Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık.) Kalpleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.'

Hem komşu, daha neler yapmadı ki bu özgürcükler!

Eskişehir ve 19 Mayıs Üniversitelerinde Müslüman öğrencilerin bir standına bile tahammül edemeyip modern(!) tepkilerini koyup standı dağıtmaya kalkıştılar. ODTÜ babamızın çiftliğidir, şeytanlığımızın cirit alanıdır, rezilliğimizin uygulama yeridir havasıyla mescidin yapımını durdurdular…

Ya ya bu arada onların militancılık oynayan, hendekçilikten kan depolayan ydghcikleri bir zamanlar camii bülbüllerini, iman erlerini yetiştiren Kurşunlu Camiisini yakıp yıkmışlar.

Aynen öyle, bitmedi… Beyazıt'ta Müslüman öğrencilere saldırırlar, Dicle Üniversitesi'ni bir pkk kampına dönüştürmek isterler…

Komşu, lütfen dur… Bu kadar ifrazatı midem kaldırmıyor… Neredeyse k…cağım!

Kalsın, kalsın…

Bizden uzak, kardeşlerimizden uzak, dünya Müslümanlarından uzak dursunlar…

Özgürlükleri bir sefillik, rezillik, parmaklarını ısırırcasına bir pişmanlıkla cehennem çukurlarında tepinecekleri bir hayat olarak onlara helali hoş olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar