Seçim sürprizleri

 Hatırlanacağı üzere geçen haftaki yazımızda “7 Haziran seçimlerini referans göstererek” istatistik verilerinin sağlıklı olmadığını vurgulamıştık. Bu seçimde de aynı tablo ortaya çıktı. Zira Ak Parti'nin % 50'ye yakın bir oy alacağını hiçbir istatistik kurumu tahmin edememişti. Bundan dolayı da saygın bazı istatistik kurumları halktan özür dilediler. 5 ay gibi bir zaman içerisinde değişen Türkiye dinamikleri halkı bir noktaya kilitledi ve sürpriz bir neticeyi doğurdu. Bundan sonra siyasi partiler çıkan bu tabloyu iyi analiz etmeliler. Bu seçimden en çok zararlı çıkan MHP ve HDP'nin ise daha fazla bu tablo üzerinde kafa yorması gerekir. MHP tarihi bir düşüşle neye uğradığını şaşırdı. Parti'nin Genel Başkanı olan Bahçeli, kendi tabanını dinlememesini çok büyük bir faturayla ödedi. “Hayır” rolüyle ortaya atılan Bahçeli'ye halk da “hayır” dedi. Düşüş bekleniyordu ancak bu kadar düşüş sürpriz oldu. Seçim sonuçlarının ilk saatlerinde istifası konuşulan Bahçeli'nin böyle bir karar alacağı gözükmüyor. Görünen o ki bundan sonra “istifa senaryosu” Bahçeli'nin hep önünde olacak gibi…

HDP ise barajın derin sularından son anda kurtuldu veya kurtarıldı diyebiliriz. Sandıkların açılımı sona doğru gelirken, HDP baraj altında gözüküyordu. Birden onu % 10'luk barajın üstüne sıçrattılar. Bunu da “yurt dışından gelen oylara” bağladılar. Oysa yurtdışı oylarının, yurt içi oylardan daha önce sayıldığı ve merkeze iletildiğini herkes biliyor. Aynı şekilde yurt dışı oylarında da Ak Parti'nin birinci parti olduğunu biliyoruz. Eğer bu yansıma olmuşsa tam tersi, HDP'nin yüzdeliğini düşürmesi gerekirdi. Meselenin aslı ise; Ak Parti'nin yeterli derecede oy aldığı görülünce, HDP'nin “mağduriyet rolüne” bürünmemesi için ve farklı bazı hesaplarla onları barajın üstüne taşıdılar… Diğer taraftan algı operasyonları, bombalar, partnerler ve birçok hamle yine de onları kurtaramadı ve 21 Milletvekilini kaybettiler. Onları cilalayıp halkın önüne sunanlar, sandıktan çıkan sonuçla sürpriz yaşadılar. Kendi çıkarları için onları barajın üstüne çıkarmak isteyenler eğer Ak Parti'nin bu kadar oy alacağını bilselerdi HDP'ye oy kaydırmazlardı. Onlara göre Ak Parti tek başına iktidar olacak kadar oy almazdı ve bu hesaba göre HDP'nin de barajı geçmesi gerekiyordu. Bu nedenden dolayı da tekrar bir parça oylarını emanet olarak verdiler. Bugün itibariyle eğer yeniden bir seçim olsa HDP'nin aldığı rakamın çok daha altında oy alacağı kesindir.

CHP de ise tablo fazla değişmedi. 7 Haziran sonrası “yumuşak siyaseti” nedeniyle halk onu yerinde bıraktı. Sadece HDP'ye kaydırdıkları oylarına yanıyor şu anda. Buna rağmen Meclis'te iki koltuğunu artırarak teselli bulmaya çalışıyor. CHP'de fazla bir sürpriz yaşanmazken en büyük sürprizi yapan şüphesiz Ak Parti'nin oyları oldu. 13 yıllık iktidardan sonra, her iki vatandaştan biri tercihini ondan yana kullandı. Bunda bir parça maddi vaatlerin etkisi olduğu gibi en büyük etki ise “teröre karşı” güvenlik politikaları oldu. Bu seçim sonuçları ise Ak Parti'ye iki ana mesajı vermiştir. Birincisi; çözüm süreci adı altında bölgede PKK'nın faaliyetlerine göz yumulduğunda, batı seçmeni olan, “Türkiye bölünüyor” ve “teröre göz yumuluyor” teziyle milli duyguları da kabararak oyları MHP ye kayıyor… İkincisi ise, aynı şekilde çözüm süreciyle başlayan “teröre göz yumma” politikasıyla bölge halkı da “devlet burada yoktur” düşüncesine kapılıp; kendi iradesini sandığa yansıtmayarak, PKK'nın siyasi uzantısı olan HDP'ye oy vermek zorunda kalıyor… 7 Haziran'dan sonra hükümetin “teröre karşı güvenlik politikası” bu iki denklem üzere oy kullananların oylarını geri getirmiş bulunuyor. Bunun yanında eğer bölgede, “sandık güvenliği” gerçek manada korunmuş olsaydı, HDP'nin oy oranı tahmin etmeyeceğimiz kadar düşecekti. Ak Parti bundan sonraki süreçte; hem halka verdiği vaatleri, hem bölgenin dinamiklerini okuması, hem de halkın istediği “huzur istiyorum” mesajını yerine getirmek için ne kadar çabalayacak göreceğiz. Kendisine verilen “dört yıllık” yeni bir krediyi en iyi şekilde kullanmak zorundadır. Yoksa diğer partilerin yaşadığı sürprizleri bir gün o da yaşayabilir…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.