Kumrular kime ağlarmış

 Hamd, mustazafları önderler kılacağını vadeden Allah'a;

Salat ve selam da mustazafların yegâne önderine olsun.

Malumunuz seçim bitti. Evli evine, köylü köyüne, evi olmayan da dağa bayıra yerleşti. Herkes seçim sonrası yorum yapadursun, benim aklıma sadece çocukluk anılarım geldi.

Çocuktum. Elektrik tellerine veya bahçemizdeki ağaçlara konan kumrular ötünce, babaannemle aramızda hep şu diyalog geçerdi:

-Kızım duyuyon mu kumrular nasıl ağıt yakıyor?

-Ne diyorlar babaanne?

-Yusufçuk, Yusufçuk diye Yusuf'a ağlıyorlar.

-Niye ki babaanne?

İlk sorduğumda bu sorunun cevabını gerçekten bilmiyordum. Babaannem de bana Hz. Yusuf'un hayatını anlatmıştı. Sonra aynı konuşma geçtiğinde ise, bu ‘niye' sorusunu ‘Hz. Yusuf zindandan çıkmış, niye ağlıyorlar ki ona?' dercesine sorardım ama babaannem sorumun amacını anlamaz ve her defasında bıkmadan usanmadan Hz. Yusuf'un hayatını tekrar anlatırdı. Yıllar yılı hep düşündüm: Acaba kumrular Yusuf'a neden ağlıyordu?

Hz. Yusuf, çocukken kuyuya atılmış, babasından ayrılmış, sonrasında Mısır azizinin karısının nefsanî arzularına cevap vermediği için zindana atılmış. Ama hani sonra Mısır'a sultan olmuştu? Bu kumrular eğer Hz. Yusuf'a ağlıyorlarsa, Eyyub (as)'a ve diğer peygamberlere de ağlamalı değiller miydi?

Çok sonra anladım ki kumrular Yusuf aleyhisselama değil, Yusuflara ağlıyorlardı. Küçükken, zindana atılmış yalnız bir tane Yusuf biliyordum. Büyüdükçe Yusufların sayısı da kat kat artmıştı. Önceden de varlarmış da ben görmemişim, çocukluk işte…

Ağlıyor Yusuflara kumrular. Onlar ki kuyuya kardeşleri tarafından atılmadılar, ancak kardeşleri tarafından da çıkarılmadılar. Hatta kardeşi olmayanlar onu tutup çıkardığı zaman, kardeşleri başa geçip onları tekrar içeri attılar.

Evet, bizim kalplerimiz katılaşmış, gözlerimiz kireçlenmiş artık. Bir yudum dua, bir katre yaş çıkmıyor Yusuflarımıza. Alıştık artık biz; kumrularsa ağlamaya alışkın. Bari kumrular ağlasın o gariplere, analarının cenazesini televizyondan seyredenlere, “Anacığım, ne olurdu son bir kez öpebilseydim o nur yüzünü.” diyenlere.

“Rabbim! Zindan bunların beni davet ettikleri şeyden daha hayırlıdır.” demişti Yusuf (as). Yusuf'un derdi nefis derdiydi; O'nun kurtarması gereken, kendi nefsiydi. Bizim Yusuflar sırf Kur'an dersi verdi diye yakalandığında, cinayet işlediğine dair ifadeleri imzalamayınca ‘eşini ve kızlarını getirin!' sözü üzerine “Rabbim! Zindan, bunların beni davet ettiği şeyden daha hayırlıdır.” diyerek önlerine konan her belgeye gözü kapalı imza attılar. Eşinin, kızının, bacısının namusu için zindana razı oldu bizim Yusuflar. Bunlar için de ağlıyor kumrular.

“Sizin çıkmanız için dua ediyoruz.” diyen yakınlarına “Siz bizi boş verin! Davanın selameti için, mazlum kardeşlerimiz için dua edin, çalışın, çabalayın. Birazcık dua edecek nefesiniz bile varsa onu boşa harcamayın.” diyen Yusuflara ve bırakın çalışıp çabalamayı, mazlumlar için dua bile edemeyenlere ağlıyorlar bir de.

Yeni evliyken zindana girip zindanda torun sahibi olanlara mı, babası hapse girdiğinde kundakta bebekken, sonrasında kucağında bebeğiyle görüşe giden yavrulara mı, sevk zulmüne maruz kalıp da eşini, annesini, çocuğunu ayda bir bile göremeyenlere mi, yakınlarının soğuk yüzünü öpmek isteyenlere bunun çok görülmesine mi ağlasın kumrular?

İslâm karşıtı yönetim tarafından hastalığından dolayı serbest bırakıldıktan sonra, sözüm ona İslâmi bir yönetim başa geldiğinde tekrar hapse atılanlara mı, onların boynu bükük evlatlarına mı ağlasın kumrular?

Ağır hastalığından dolayı babasını göremeyen Yahya'ya mı, baba hasretinden kanser olan Mehdi'ye mi; babacığı üzülmesin diye hasretini içinde tutup sonunda o ağlatan mektupları yazan Rumeysa'ya mı yoksa Merve'ye mi ağlasın kumrular?

Bu acılar birer numune… Bu kadarı bile hepimizi kavurur. Yanık yüreklerimizden gelen feryadın Arş'ı titretmesinin zamanı gelmedi mi? Seçim sonucu ne olursa olsun, Yusuflara yardım edecek olan yalnız Allah'tır. Ufak tefek nüanslarla sevinip, sonra büyük vurgunlar yemekten Allah'a sığınırız. Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.