Siyasal İslamın Akibeti

Suriye’nin kimyasal silahla katliam yapması, ABD’nin kırmızıçizgisi idi. Tam da Birleşmiş Milletler heyeti Suriye’deki kimyasal silahlar konusunda araştırma yaparken “hazır heyet de buradayken onların işini kolaylaştıralım” dercesine katliam yaptılar. Şimdi ABD uçuşa yasak bölge ilan edip FEsad’ın ordusunu felç edebilir.
FEsadı deviren ABD, herhalde Suriye’yi İhvan’a veya El Kaide’ye teslim etmeyecektir. Ama Suriye’nin Şii ekseninden çıkması kesinleşecektir.


Görünüşe göre Başbakanın ABD karşıtı çıkışları ve sert söylemleri, ABD’nin Türkiye’nin başına bir çorap örmesine zemin oluşturacaktır. ABD’nin yerli işbirlikçileri şimdiden Başbakanı israil ve ABD karşıtı söylemlerinden dolayı eleştirmeye başladılar. ABD muhtemelen askeri değil ama ekonomik bir darbe düzenleyebilir. Bir ara Batı ekonomiyi zora sokmak için parasını çekince söylentilere göre Arap sermayesi onun yerine ikame edildi. ABD artık işin kolayını bulmuştur. Şimdi Batı ve Arap sermayesi eşzamanlı çekilirse ekonomi buna dayanabilir mi?


Mesela; Cemil Bayık, “süre doldu, beklentilerimiz karşılanmadı” deyip çatışmayı başlatır, geziciler de üniversiteleri karıştırırlarsa Hükümet ister istemez zayıflar. Güçlüden yana olmayı ilke haline getiren Cemaat ve benzeri koalisyon ortakları da daha rahat saflarını değiştirirler.
Bu işler bittikten sonra iyice köşeye sıkışan İran, ya teslim olacak ya da teslim alınacaktır. Muhakkak devrik Şahın soyundan hayatta bir erkek bulunur. Sünni dünyayı Şii hilali tehlikesinden kurtaracak(!) olan ABD, israil’i de güvene aldıktan sonra geri çekilecektir.


Bölgenin bu kadar karışmasının sebebi zaten israil’in güvenliğinin tehlikeye girmesi değil miydi? İsrail’in başından beri güvenliğini tehlikeye düşüren güçler iyice netleşti. Bu, Batının siyasal İslamcılık dediği İhvancılık ve Humeynicilik idi. Bunlar hallolduktan sonra eminim ki bütün bölge Suudi gibi süt liman olacak.
önce birbirini destekleyen Hamas ve Hizbullah, Suriye rejiminin katliamları nedeniyle tam olarak karşı karşıya gelmeseler de bunların bir daha bir araya gelmeleri imkânsız hale geldi. Hamas için dünyada güvenli bölge neresi olacak belli değil. Hamas, bunu fark ettiğinden midir bilmiyorum ama Sisi’nin katliamları karşısında “Mısır’ın içişlerine karışmıyoruz” demek zorunda kalmış.


Köklü devlet geleneğine sahip olmakla övünen İran’ın devlet aklı bu tuzaktan bir çıkış yolu bulamadı. Mesela FEsad’ı batıdan önce devirip bu katilin yanında bir görüntü sergilemekten kurtulamaz mıydı? Hamas ve Hizbullah kendi aralarında anlaşarak birlikte FEsad’a bir alternatif bulamazlar mıydı? FEsad bu kadar mı alternatifsiz biriydi, bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey giderek FEsad’ın İhvan’a karşı darbe yapıldığında söylediği “Siyasal İslam’ın sonu geldi” sözü gerçekleşiyor.
Rabbim bunu sorumluların yanına bırakmasın. El-Fettah (CC) olan Rabbimizin Ümmete yeni kapılar açması dilek ve temennilerimle…
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar