Üçüncü intifada neden heyecanlandırmıyor bizi?

Terör devleti israil üçüncü intifadayla sarsılıyor. Ramallah ve Kudüs birer Gazze'ye dönüştü. Kudüs'lü başkent hayalleri kuran terörist Yahudiler bizzat Kudüs'te Filistinli Müslümanların kıyamıyla karşılaştılar. Hamas'ı ve İslâmi Cihad'ı  Gazze'ye hapsettiğini sanan israil çetesi işgal altındaki bütün bir Filistin topraklarında direniş ve intifada seli karşısında şaşkına dönmüş durumda.

israil kurulduğundan beri ilk defa israil Arapları denilen Filistinlilerin direnişiyle karşı karşıya… Yani intifada artık sadece gettolarda hapsedilen Filistinlilerin arasında değil. israil'in sözde modern şehirlerinde, israil'in kalbinde… Büyük israil hayalleri kuran çeteciler kendi evlerinde bile güvende değil artık.

Filistin'in, Kudüs'ün, Ramallah'ın yiğit evlatları Allah ve İslâm uğruna, mukaddes Kudüs ve Mescd-i Aksa'ın kurtuluşu uğruna canlarını ortaya koyarak kahramanca direniyorlar. Ümmet adına ümmetin en büyük düşmanıyla savaşıyorlar.

israil başına gelen belanın büyüklüğünün farkında... Korkudan ve öfkeden delirmiş gibi. O yüzden her türlü tedbir ve sınırı bir kenara bırakarak kudurmuş bir köpek gibi saldırıyor. Saldırganlaştıkça küstahlaşıyor. Kadın-erkek, genç-yaşlı, çoluk-çocuk demeden gördüğü her Filistinliye saldırıyor, bulabildiği her Müslüman'a terör estiriyor. Kameraların karşısında okul çağındaki çocukları vahşice tarıyor. Gencecik kızları kurşuna dizip cesetleriyle alay ediyor. Yaralılara işkence yapıyor. Ambulansları tarayıp sağlık görevlilerinin çalışmalarını engelliyor. Müslümanların en kutsal mekânlarına pis postallarıyla girip ibadet eden Müslümanları tutukluyor, darp ediyor.

Ama Filistin'in cesur Müslümanlarını sindiremiyor, korkutamıyor. Aksine intifada güçleniyor, büyüyor ve inşallah Siyonist rejimin sonunu getirecek bir mecraya doğru kayıyor.

Yahudiler kendilerini güvende hissetmiyorlar artık. Arabalarında, evlerinde, iş yerlerinde intifadanın korkusuyla yaşıyorlar. Her an yiğit bir Müslüman'ın istişhadi eylemiyle karşılaşabilme paniği içindeler. Bir avuç yiğit Müslüman tarafından israil efsanesi, yenilmez MOSSAD efsanesi tarihin çöplüğüne atılmak üzere…

Ama nedense bu durum bizi heyecanlandırmıyor. Bırakın heyecanlandırmayı gündemimize bile gelmiyor. Öyle duyarsızlaştık ki öyle ilgisiz bir toplum haline geldik ki ve güdülen kitlelere dönüştük ki önemli birileri veya iktidar sahipleri gündem etmedikçe hiçbir şey gündemimize gelmez oldu. israil'i unuttuk. israil terörünü unuttuk. Asıl düşmanlarımız olan, yıkımımızın arkasındaki asıl şeytani güçler olan Siyonist terör örgütü ve onun hamisi büyük şeytan Amerika'yı unuttuk.

Hâlbuki İslâm dünyasının neresinde bir işgal, karmaşa, iç çatışma ve fitne varsa arkasında mutlaka israil ve hamisi büyük şeytan Amerika vardır. O yüzden israil çökertilmeden ümmetin bu kaos ve badireden kurtulması mümkün değil. Mazlum Filistinli Müslümanlar, tek başlarına bu büyük davayı omuzlamış, kıt imkânlarla israil'le mücadele etmektedirler.

Filistin davası, tüm ümmetin ortak davasıdır. Bu dava hangi mezhepten ve milletten olursa olsun tüm Müslümanları bir araya getirecek, vahdet potası içinde eritecek bir davadır. Özellikle Türkiye Müslümanları Filistin davası konusundaki sessizlik ve duyarsızlıklarını sona erdirmeli, Filistinli kardeşlerine sahip çıkmak için sokaklara dökülmelidirler. Basın açıklamaları, mitingler ve yardım kampanyalarıyla Filistinli kardeşlerinin yanında yer almalıdırlar. Filistin davasını, Mavi Marmara Şehitlerinin davasını unutmadıklarını tüm dünyaya ispat etmelidirler.

Kardeşler! Üçüncü intifada ümmetin kaderini değiştirecek nitelikte. Yine bu intifada ümmeti birleştirecek, Müslümanları bir araya getirecek, tefrika ve fitne mikrobunu vahdet potasında eritecek kapasiteye sahip. Üçüncü intifada gündemimizin baş sırasında olmalı. Heyecanlandırmalı bizi.

Ey Müslümanlar! Azizan! Mezhebimiz, meşrebimiz, partimiz, milliyetimiz ne olursa olsun hep beraber hareket ederek, mazlum Filistinli kardeşlerimize sahip çıkmak için bir araya gelmeli, omuz omuza ümmetin en büyük düşmanı terörist israil'e karşı onurlu bir mücadele vermeliyiz. Ülkemizin, ümmetimizin, Müslüman halkların kurtuluş ve izzeti buna bağlıdır. Peygamber-i Ekrem'in miraca çıkarken dinlendiği, ibadet ettiği mukaddes Mescid-i Aksa Siyonist rejim tarafından yıkılma tehdidiyle karşı karşıyayken ümmet olarak hiçbir şey yokmuş gibi davranmamız, sessizliğe gömülmemiz Allah katında bizi büyük bir vebalin altında bırakacaktır. Üzerimize serpilmiş ölü toprağını silkeleyip Filistinli, Gazzeli, Kudüslü ve Ramallahlı mücahit kardeşlerimizin safında yer alıp, israil küstahlığına karşı ümmetin vahdet ve birliğini canlandırmalıyız.

Şunu asla unutmamalıyız, israil'e darbe onun içimizdeki uşaklarına da darbedir. Şehirlerimizi, kasaba ve köylerimizi birer terör yuvasına dönüştürüp hayatlarımızı çekilmez kılan şeytani yapıların arkasındaki güç israil ve hamisi Amerika'dır çünkü…

Evet; israil'in yenilgisi, sahabeler şehri, peygamberler diyarı namıyla şöhret bulmuş kentlerimizin duvarlarına peygamberimizi hâşâ tecavüzcü ilan edecek kadar alçaklaşan din düşmanlarının da yenilgisidir. Çarşaf ve tesettür düşmanlarının da yenilgisidir. Çünkü bu yapıları cesaretlendirip saldırganlaştıran, küstahlaştırıp güçlendiren israil ve Amerika'dır.

Kısacası intifadaya sahip çıkmak bizzat kendimize sahip çıkmaktır!

Önceki ve Sonraki Yazılar