Menderes YILDIRIM

Menderes YILDIRIM

Yeni Hac kültürü

Hac ibadeti ayetlerle emredilmiş, Hadislerle de anlatılmıştır; imkânı olan her Müslümana da farzdır.

Kur'an-ı Kerim'de işaret edildiği İbrahim (a) Resulullah'ın uygulamalarındaki hac; dini ve siyasî yönü olan bir stratejik ibadettir. Efendimizin (a); “silahlı, silahsız hac seferleri; Hazrec kabilesinin erlerinin hac ortamında pazılarını-omuzlarını açtırıp Mekke'de sert ve haşin yürütmesi; toplu sözleşme olan TELBİYE'nin okunması; “Hakk geldi batıl zail oldu” ayetinin gölgesinde putları kırması..” gibi uygulamalar dediklerimizi doğrulamaktadır.

Hz İbrahim'in “zevcesi Hacer'i, Mekke çöllerinde İsmail ile terk edebilmesi; Hacer annemizin nihayetinde sorgulamadan ısız çölde kalabilmesi; bir yudum su bulabilme telaşıyla Safa-Merve arasında koşuşturması; İbrahim(a)'ın bir baba olarak çocuğunun boynuna, sırf Allah emridir diye bıçağı çalabilmesi...” itaat ve eşsiz birer destandır.

Hac; İbrahim (a)'ın insanlığa bahşettiği en büyük MEDENİYETTİR. Salat ve selam onun ve evlatlarının üzerine olsun!

Genel anlamda, her ne niyetle olursa olsun Hacca giden her kesin haccı muhterem ve seferleri de kutsaldır. Dileğimiz, o yolculuğa çıkan her kardeşimizin haccının kabul, seferinin makbul olmasıdır.

Şikâyetimiz; kimi kişi ve çevrelerin anlamını sıradanlaştırdığı, gidip gelirken de o mübarek mekânların feyzinden çok çevrede gördüğü aksesuarları anlatma ve algılamalarınadır.

Müslümanların da artık beyazları ve zencileri oluştu. Etrafı; dışarının şer ve hayırlarına surlarla kapatılan apartman kültürü; her bir Müslümanı yek-diğerinden ayırarak bağımsız ve duyarsız bir “beyliğe” çevirdi. Müslümanın Müslümandan, ümmetin halinden, mustazaflardan haberi yok. Böyle şehir kültüründen “Ümmet” değil; katılamayacağımız “milliyetçilik” bile değil, ancak “kanton” kültürü çıkabilir. 

Bina güvenlik sistemi ve kültürü zaten sitelileri birer zindana çevirmiştir. Mutlu azınlıklarda; komşuluk, arkadaşlık, akrabalık kültürü ağır yaralı; komalık belki laşe(!) olanları da var.

Bütün bunlar, modernizmin bize sunduğu hediyeler. Bunları, cok da kınayamıyoruz ancak şikâyetimiz; bu surların ardına gönüllü hapsolup gizlenmeyedir. Bu fildişi kulelerde; Zengin olan Ebubekr ile “siyah kadının oğlu Bilal,”  mazlum ”Ebuzer'in, Habbab'ın” yani zengin ve fakirin kardeşliğinin çıkması zor belki imkânsız.

Hac dönüşü anlatılanlar trajikomik! Allah'la ahidleşip dönen hacıların çoğu; “hangi şirketin daha iyi hizmet verdiğini, hangi otelin çok daha konforlu olduğunu; Afgan ve Yemenli hacıların nasıl köprü altında sefaletle sabahladıklarını; ABD jandarmalığını yapan Suud ailesinin güvenlikçilerinin hacıları nasıl disipline ettiklerini; falan ülke hacılarının başka ülke hacılarına karışarak nasıl siyaseti kullandıklarını; nasıl konforlu, rahat bir hac yaptığını..” anlata anlata bitiremiyor. Çoğu; “dirsek temas aralığı hizaya geel!” talimatıyla dönüyor.

Hac, ümmetin tüm sorunlarının konuşulması, dertlere derman üretilmesi, küfür ve zulme karşı kenetlenmenin yeridir. Orası bir “kıyam” bir dünya hayatını teraziye koymanın, Allah'a asker olmak için “lebbeyk!” diyerek O'na asker olmanın; yüreğimizde yer eden “tüm sahte ve yalancı ilahları bir İbrahimî Balta ile kırmanın” yeridir.

Her hacca gittiğimizde; Müslüman bildiğimiz ülkelerde kaç tane Müslüman grup ve cemaat rehberi idam ediliyor haberimiz var mı? Mısır ve Bangladeş; ümmetin duyarsızlığından dolayı idamlara doymazken bunlara özenen Pakistan da modaya uydu. Çoğu yerde; “iman; şeytanı red etme, takva ve ihlasın derecesinin artması idamın sebebi” olabiliyor.

Müslüman liderlerin idamları; hapsedilmeleri; faili meçhullere kurban gitmeleri, yargısız infazlar; “Batıdaki STK'lar” tarafından kınandığı(!?) halde, “Lebbeyk(!?)” diyen Müslümanlar tarafından kınanmaz oldu!

Umudum var; kafir, zalim ve hainlerin başta “ırk ve mezhep” üzerinden İslam diyarına ektikleri tüm fitneleri, sürünerek de olsa aşacağız! İbrahim'in makamında İbrahimce, yüksek seda ile bağıracağız; “Lebbeyk Allahumme Lebbeyk!” Rabb'im her şeyi “büyük gün” için kaydediyor.

“Külümden bir hisar” yapmak için; “Yan yüreğim yan gör ki neler var!” demek dışında ne diyeyim ki?

Emperyalizmin maşaları, yerli işbirlikçilere de diyeceğimiz var elbet; “Zalimler yakında; nasıl bir inkılaba uğrayıp yıkılacaklarını elbette göreceklerdir/ Yardım Allah'tan ve zafer yakındır”

“Mü'minler ancak kardeştir” ve “küfür tek millettir!” Kusura kalmayın ama “(itikadi) münafıkların yeri cehennemde kâfirlerden de aşağıdadır.”

Gerçek haccın kavraması ve nasip olması dua ve temennilerimle!

Önceki ve Sonraki Yazılar