Yeni MEB müfredatının halkın değerleriyle örtüşmesi gerekiyor

Yeni MEB müfredatının halkın değerleriyle örtüşmesi gerekiyor

​Yeni eğitim müfredatını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Kasım Akgönül, müfredatın tamamen halkın değerleriyle örtüşmesi gerektiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından geçen hafta açıklanan yeni MEB müfredatını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Kasım Akgönül, okullarda okutulan eğitim müfredatının halkın değerleriyle tamamen örtüşmesi gerektiğini söyledi.

Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı, Akgönül, 2017-2018 eğitim öğretim yılında uygulanması planlanan müfredatın yeterli olabilecek nitelikte olmamasıyla beraber, halkın değerleriyle örtüşme anlamında bir başlangıç olmasını temenni ettiklerini belirtti.

Halkın, kültürel ve sosyal değerlerinin müfredatta yer almasını istediklerini söyleyen Akgönül, “Bakanlığın, 2017-2018 eğitim öğretim döneminde değiştirdiği müfredatta bu ülkenin kurucu iradesinin, yani halkın temel değerlerinin, bu ülkenin kuruluş ilkesini belirleyen temel değerlerin, etkin olmasını istiyorduk. Halk, kendi manevi dinamiklerini, kültürel ve sosyal değerlerinin bu ülkenin müfredatında yer almasını talebini iletiyor.”dedi.

“Müslüman halkın taşıdığı değerlerin, eğitimin müfredatı içerisinde olması en doğal olan bir durumdur”

Mevcut müfredatın bir başlangıç olması dolayısıyla önemsediklerini belirten Akgönül, “Mevcut müfredat, her ne kadar bazı değişiklikler yapılmış olsa da genelde yeterli olabilecek bir nitelikte olmadığıda görülüyor. Bu anlamda bir başlangıç olması nedeniyle önemsiyoruz. Özellikle değerler eğitiminin müfredatın içerisine alınması önemli bir husustur. Çünkü bu ülkenin Müslüman halkın taşıdığı değerlerin, eğitimin müfredatı içerisinde olması en doğal ve tabii olan bir durumdur.” ifadelerini kullandı.

Eğitim, öğretim müfredatının yıllarca batı normlarına göre işlendiğini ifade eden Akgönül, halkın değerlerinin müfredata yer almaması nedeniyle birçok defa bedel ödendiğini dikkat çekti.

Akgönül şöyle devam etti: “Yıllarca bu halk, kendi değerlerinden uzak, batı normlarını içselleştiren değerlerle karşı karşıyaydı. Bunu içine sindirmesi de mümkün değildi ki zaten sindirilmediği de görüldü. Temmuz ayaklanması ortada işte, halkın değerlerinin müfredatta yer almamasının bir bedelini ağır bir bedelini ödedik. Umut ediyoruz ki artık bundan böyle halkın değerlerini içselleştiren bir Milli Eğitim Bakanlığı bunu görüp, buna göre bir müfredat değişikliğini yapması gerekiyor.”şeklinde değerlendirmede bulundu.

“Eğitim camiaları müfredat değişikliğiyle ilgili üzerine düşen sorumluluğun gereğini yapsınlar”

Müfredatın kendi değerlerine dönmesi açısından ön adım olmasını temenni ettiklerini ifade eden Akgönül, “Bu bir ön adımdır, inşallah bundan sonraki adımlarda devam edecek. Eğitim camiasından 2018’den sonra 2019 eğitim öğretim yılında de müfredat değişikliğiyle ilgili görüş ve öneriler alacak. Biz burada bütün eğitim camiasına tekrar sesleniyoruz, bu ülkenin birliği, bütünlüğü ve halkın inandığı değerlerin,  çocukların eğitimde müfredat olarak almaları onların en doğal ve tabii hakkıdır. Bunun için mutlaka önemsenmesi gerekir. Özelikle sivil toplum kuruluşları ve eğitim camiaları bu müfredat değişikliğiyle ilgili üzerine düşen sorumluluğun gereğini yapsınlar.”

Akgönül, müfredatta yer alan ‘Cihad’ ve benzeri kavramların ruhuna uygun şekilde işlenmesi gerektiğini dile getirerek, işlenecek dini değerlerin, dinin mana ve mefhumuna uygun olmasını gerektiğini söyledi.

“Cihad kavramı dini bir terimdir. Şimdi dini terimleri dini argümanlar içerisinde değerlendirmek lazım. Onu sistem veya başkalarının nitelendirdiği şekilde değil, din onu ne şekilde nitelendiriyorsa onu o şekilde anlamak lazım.

Kur'an-ı Kerim’in, Cihad mefhumunu çok açık ve net bir şekilde beyan ettiğini sözlerine ekleyen Akgönül son olarak, “Bunun için yoruma ve izaha bile gerek yok. Ama sistem, onu farklı bir algıyla yansıtmaya çalışıyorsa bu da doğru değildir. Din Kültürü dersinde, işlenen tüm dini terimlerin, dinin mana ve mefhumuna uygun bir şekilde aktarılması gerekiyor. Siyasi konjektörelgereği olarak, dini terimlere yeni bir anlam kazandırmamak lazım. Tamamen dini terim içerisinde, Kur'an ne şekilde anlatmışsa onu o şekilde anlamak gerekiyor ve o şekilde de onu öğretmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İLKHA



Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.