Fikret GÜLTEKİN

Fikret GÜLTEKİN

Zalimler İçin Yaşasın Cehennem!

Ya dünyayı kuşatacak bir zafer ya da Allah’a sunulacak şehadet… (Şehid Seyyid Kutub)
Tarihler 14 Ağustos 2013’ü gösterdiğinde saatler durdu, dakikalar durdu, saniyeler durdu.
Ve şeytanın askerleri Mısır’da katliam yaptı… İki binin üzerinde Müslüman, Mümin katledildi.
Çocuk, kadın, yaşlı, alim binlerce Mü’min… Yakıldılar, kurşunlandılar, palalarla katledildiler.
Kimisi henüz yeni gelin, kimisi ölümün bir adım gerisinde piri fani…
Kimisi hastane morglarında, kimisi çadırlarda diri diri yakıldı.


Mısırlı Müminler katledildi. Ancak asıl katledilenler bizler olduk. Onlar ölümsüz bir diyara koşarak gittiler. Bizler ise yüreğimize kor bir ateş bastık, zulmün, küfrün, adi, alçak yüzünü bir kez daha seyrettik.
Onlar şehadeti seçti… Meydanları terketmediler. Ölümün geldiğini göre göre meydanı terketmediler, kaçmanın zillet direnişin izzet olduğunun bilinci ile.


Şehadetin, ebedi saadetin bir kurşun kadar yakın olduğu bir zamanda ölüm korkusu da ne oluyor.
Dünyayı ve içindekileri gözden çıkararak deparla şehadete, sonsuzluğa koşmak ne büyük şeref…
Üstadları, şehidleri Seyyid Kutub’un yolundan gittiler, gidiyorlar. Direnişi zaferle taçlandırmak ya da cennet karşılığında ruhu Allah’a teslim etmek, al kanlarla Ona yürümek…
Ve Fuztu Vallahi diyenlere selam olsun.


Ve onları uzaktan seyreden bizler ne kadar da imrendik o Arşı alaya yükselen ruhlara… Ne kadar da isterdik böyle kutlu bir yolculuğa onlarla birlikte çıkmayı…
Ve direniş devam edecek… Bu ne aşk bu ne ruh… ve İsmi Azam hürmetine semaya açılan eller… Yakarışların gözyaşlarına inkilab ettiği anlar ile Allah arasında perdenin olmaması…
İnsanlık katledildi… Katliam sonrasında zafer kazanmış şeytanların kutlama pozları karşısında insanlığımızdan utandık. Lanet ettik zulme, küfre ve onların firavun maskeli bekçilerine…


Bir kez daha utandık, adı Müslüman olanların katliama verdikleri destekten… Bel’am ve Karunların efendilerine tasmalarını verdiklerine bir kez daha şahid olduk. Köle ruhlu insanların nasılda cehenneme sırıtarak gittiklerini bir kez daha gördük.
Ve demokrasi putunu Müslümanların iktidara gelmemesi için araç yapanların deşifre olan yüzleri… Bir kez daha sessiz kaldılar ve arştakilerin aleyhlerine şahitlik etmelerini sağladılar.


Ve bir kez daha zalimler için yaşasın cehennem dedik. Cehennemin lüzumsuz olmadığını bir kez daha gördük.
Ve bizler, haykıracağız… Öz kardeşimiz, babamız, annemiz için ne hissediyor ve nasıl tepki veriyorsak Mısırlı kardeşlerimiz için de aynısını hissediyor ve onlar için de haykırmaya devam edeceğiz.
‘Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah (onları cezalandırmayı) korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.’ (İbrahim S. 42)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar