AB'ye verilen barış ödülü Avrupa'da tartışma başlattı

AB'ye verilen barış ödülü Avrupa'da tartışma başlattı

Nobel Barış ödülünün AB'ye verilmesi, birçok ülkenin medyasında tepkiyle karşılanırken, yansımasının Atina ve Madrid sokaklarında görüldüğüne dikkat çekilerek, AB barışıyla alay edildi

AB'ye Nobel Barış ödülünün verileceğinin açıklanması üzerine AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso ve Konsey Başkanı Van Rompuy tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanırken AB Parlamento Başkanı Manfred Schulz ilk açıklamasında AB'nin bu ödülü haketmediğini söyledi.

Schulz, medyaya verdiği demeçte, Avrupa Birliğine üye ülkelerinin bazılarında insanların çok zengin olduğunu, diğer bazı ülkelerde ise aralarında akademikerlerin de bulunduğu insanların çöplerden yiyecek aradıklarını dile getirerek böyle bir birliğin barış ödülü almaya layık olmadığını söylemişti. Ancak daha sonra yazdığı twitter mesajlarında AB'ye barış ödülünün verilmesinin kendisini çok etkilediğini ve bunun birlik için ilham kaynağı olacağını bildirdi.

Nobel Komitesinin AB'ye ödül kararına en büyük tepki İngiltere'den geldi. İngiliz medyasında yapılan yorumlarda, ödül verilmesi kararı alaya alındı. Muhafazakar gazete 'Daily Telegraph'da yazan ünlü köşe yazarı Iain Martin, Oslo'da alınan kararın tamamiyle bir 'komedi' olduğunu söyledi. Ödülün erken verildiğini belirten Martin, demokratik olmayan bir Federal Devlet denemesinin nasıl sonuçlanacağının henüz bilinmediğini öne sürdü. Ayrıca Avrupa'ya barışı İngilizlerin ve Amerikalıların getirdiğini kaydetti.

İngiliz muhafazakar milletvekillerinin sağ kanadı Nobel Barış ödülünün AB'ye verilmesi kararını 'çok komik' bulduklarını ve '1 Nisan şakası' olduğunu söylediler. 'Daily Mail' gazetesi, haberi Alman Başbakan Angela Merkel'in Atina ziyareti sırasında Yunanların gamalı haç bulunan nazi bayraklarını yaktıklarını gösteren resimlerle birlikte verdi. Başlığına da Avrupa Parlamentosundaki İngiliz muhafazakar milletvekilleri temsilcisinin 'Nobel ödülü Atina ve Madrid sokaklarında görülen barış ve harmoni için verildi.' sözlerini taşıdı.

AB'den yana tavırlarıyla bilinen 'Economist' dergisi köşe yazarı Charlemagne bile Nobel Komitesinin kararını eleştirerek, AB'nin dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek 'yanlış bir zamanlama' ve 'tuhaf' sözleriyle değerlendirdi.

İNTERNET SOSYAL AĞLARINDA ALAY KONUSU OLDU

Avrupa'daki internet sosyal ağlarında yazılan mesajlarda da Nobel ödülünü AB'nin çok sayıdaki kurumlarından hangi başkanın ödülü alacağı konusunda dalga geçiliyor. Barış ödülü ile birlikte verilen para ödülüne de değinilerek her AB vatandaşına kaç cent düştüğü hesapları da yapıldı.

Yunanistan'ın sol muhalefet partisi Syriza sözcüsü, AB sayesinde Yunan halkının her gün bir savaş içinde bulunduğunu söyledi. Nobel Komitesi'nin bulunduğu Norveç'teki insan hakları derneği 'Barış Konseyi' de AB'nin son yıllarda barışçılığın tam tersine bir tutum sergilediğini belirtti.

Almanya'da 'Welt' gazetesinde çıkan yorumda, Nobel ödülü veren jürinin 'iyi insan zorlaması' yaptığına dikkat çekildi. Sol Partili milletvekili Inge Höger, AB'yi takip ettiği dış politika ile 'sefaleti, fakirliği ve savaşı' teşvik etmekle suçladı.

AB'nin barış ödülünü haketmediğine dair tezleri destekleyen daha birçok soru bulunuyor. Örneğin yıllardan beri savaş ve gerginliklerin yaşandığı bölgelere hareket kaabiliyeti olmadığı için sadece bakmakla yetinmesi ya da üye ülkelerde giderek artan nasyonalizme karşı uluslarüstü bir fikrin nasıl hayat bulabileceği gibi sorular bunlar arasında yeralıyor.

ÖDÜLÜ KİMİN ALACAĞI DA MUAMMA

Avrupa Birliği’ne Nobel Barış Ödülü’nü alma kararının Brüksel’e ulaşmasından sonra, “Ödülü AB adına Oslo’dan kim alacak?” tartışması başladı.

Yıl sonuna kadar AB Dönem Başkanlığı’nı yürüten Kıbrıs Rum Kesimi’nin “AB adına” ödülü alması da gündemde. 2004’te AB’nin desteklediği "Annan Planı"nı reddeden Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dönem başkanı olarak ödülü alma olasılığı rahatsızlık doğurdu. Bu açıdan Brüksel'de Rum Lider Dmitris Hristofyas’ın AB’yi temsilen ödülü almasının sakıncaları konuşuluyor.

AB ülkeleri tarafından “oy birliği” ile AB Konseyi Başkanlığı’na getirilmiş bulunan Herman Van Rompuy’un adı üzerinde “genel bir mutabakat” oluştuğu ifade ediliyor. Van Rompuy’a, AB Komisyonu adına Dış İlişkiler Sorumlusu Catherine Ashton’un da eşlik edebileceği bildiriliyor.

Adı geçen bir başka isim ise AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso...

dünyabülteni

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.