Zülküf RÜZGAR

Zülküf RÜZGAR

Afganistan İslam Direnişi, İslam Ümmeti'nin kalkanıdır

 

Afganistan İslam Direnişi, ABD öncülüğünde NATO şemsiyesi altında toplanan Haçlıların, İslam Ümmeti’ne dönük planlarını alt-üst etmiştir. Afganistan işgali ilk başladığı zaman; basiretsiz, gözleri makam ve mevki hırsı bürümüş, politik ihtiraslarının kurbanı yerli işbirlikçilerin desteği ile Haçlılar, İslami yönetimi devirdi. Haçlılar; sivil-asker ayrımı yapmadan, bütün Afganistan’ı ağır bombardıman uçakları ile bombalayınca, sivil halkı koruma adına, Taliban iktidarı bıraktı ve dağlara çekildi. Yeniden toparlanıp işgalcilerle savaşmak üzere kısa bir süre çatışmaların seviyesini düşürdü. Zaten Afganistan’ı işgal etmeden önce İslam coğrafyasını yeniden şekillendirmek ve küçük devletçiklere bölmeyi amaçlayan Batılılar, tüm işgal planlarını yapıp peyderpey hayata geçirmeyi düşünüyorlardı. Taliban’ın iktidarı bırakıp dağlara çekilmesi, onları iyice cesaretlendirip vahşileştirdi. Ama asıl savaş yeni başlıyordu. İslami direniş güçleri, yeni stratejileri çerçevesinde yıllar sürece bir savaşa başladılar. Afganistan’la sınırlı kalmayıp Pakistan dâhil, bu coğrafyalardaki Haçlıların varlıklarına yönelttikleri topyekûn bir direniş başlattılar. Bitecek, tükenecek derken; direniş, Kandahar ve Helmad’tan bütün Afganistan sathına yayıldı. Artık öyle bir hale geldi ki, işgalciler Kabil ve civarına sıkıştılar. Kabil içinde bile, sadece son bir yıl içinde onlarca operasyona maruz kaldılar. Afganistan’daki sert direniş ve bununla beraber tabutların geri gelmeye başlamasıyla beraber, Batı kamuoyu, hükümetlerine itirazlarını yüksek sesle dile getirmeye başladılar. Bir türlü sonu gelmeyen ve maksadına ulaşmayan işgaller, Batılıları rahatsız etti. Direnişin keskin kılıcı ile karşılanan Haçlılar, tüm planlarını yeniden revize etmek zorunda kaldılar. Afganistan, Yemen, Sudan, Somali, İran şeklinde düzenlenen ve böyle uzayıp giden bir liste yapmış olan Haçlılar, çok iddialı ve altından kalkamayacağı bir projeye giriştiklerini anladılar. Büyük askeri kayıplar ve yüz milyar dolarları bulan savaş maliyeti, Batılıların ekonomi dengelerini bozmaya başladı. Afganistan ve Irak’tan çekilme takvimi belirlenmeye ve uygulanmaya başlandı. Birçok Haçlı kemik yalayıcıları da çareyi, hemen çekilmekte buldu. Direnişin iyi niyetinde istifade eden halkı Müslüman bazı devletler hala burada kalmaya devam ediyor. Ama artık halk bunları da sorguluyor.

Afganistan’da Türkiye’ye ait bir helikopterinin düşmesi ve 12 askerin ölmesinden sonra, Türkiye kamuoyunda da “ Biz niye Afganistan’dayız?” sorusu daha güçlü bir şekilde sorulmaya başlandı.

Bu gün Irak’ta, resmiyette ABD işgali bittiyse; en büyük pay, Afganistan’daki direnişe aittir. İran’a hâlâ saldırı noktasında ürkek davranılıyorsa,  bunda Afganistan İslam direnişinin payı inkâr edilemez. Yemen, Sudan, Somali ve diğer bazı halkı Müslüman devletler eğer resmi bir işgale uğramamış ise, bunda, Afgan direnişinin payı vardır. Eğer Pakistan hala resmi bir işgale uğramamış ise, Batılı işgalcilerin; Afganistan’dan edindiği tecrübe ve aldığı derslerin payı büyüktür.

Artık Amerika önderliğindeki küfür güçleri, müzakere sözcülüğünü ağızlarından düşürmüyorlar. Başta Afganistan olmak üzere, İslam ümmetinin coğrafyasına, ümmetin bağrına bir daha buraları terk etmemek üzere çökmeyi düşünen Haçlılar, bu gün artık nasıl kaçabileceklerinin hesabını yapmaya çalışıyorlar.

Özellikle ABD ekonomisinin buradaki milyar dolarlara varan ağır savaş maliyetini kaldıramaması, İslam ümmetine yönelik meşum planların yeniden revize edilmesine vesile oldu.

Buna rağmen, Afganistan direnişinden bahsedilirken, hâlâ emperyalistlerin ağzı kullanılıyor. Geçmişte “mücahit” ve “direnişçi” olarak nitelendirilen aynı insanlar, Amerika’ya karşı ümmet adına yiğitçe bir direniş verdikleri halde, sırf Amerika’nın tesiri ile “ terörist” ilan ediliyor.

Ümmet için bu direniş hayati öneme sahip iken,  bu direnişin faturasını Afgan halkı öderken, İslam ümmeti nezdinde hak ettiği değeri göremiyor maalesef.

Tarih bir kez daha, Şanı Yüce Aziz ve Celil olan Allah’ın yardımı ile Amerikan önderliğindeki küfür ve zulmün mağlubiyetine tanıklık ediyor.

Mazlumlara yapılan zulmün ve işlenen cürümlerin, katledilip yakılan kadın ve çocukların hesabı Bedirce, Hayberce soruluyor bu topraklarda.

Artık başta bu topraklar olmak üzere, tüm ümmet sathında işbirlikçiler; Amerika’nın kanatları altına ve hizmetine girmeden önce bir kez daha düşünüyor. Artık hiçbir yerde emniyet ve emanda değiller.

Tüm Ümmetin, İslam Ümmeti’nin bu kahraman evlatlarına, küfrün ve zulmün ayakları altındaki toprağı cehenneme çeviren yiğit savaşçılara minnet borcu vardır.

Afganistan İslam Direnişi, Amerika’ya karşı direnişin fayda vermediği fikrinin İslam ümmeti arasında güçlü bir şekilde yer ettiği bir dönemde, izzet ve onurun yolunun, Haçlılarla mücadelenin dilinin cihad olduğunu gösterdi. Herkes; Haçlıların gücünün karşı konulmaz olmadığını ve birden fazla cephede savaşma imkân ve kabiliyetine sahip olmadığını bu vesile ile gördü. Mazlum milletler, zamanımızın Moğolları olan Amerika ve müttefiklerine karşı durmanın mümkün olduğunu müşahade ettiler.

Afganistan direnişi bir mektep oldu; mazlumların, müstekbirlere karşı serhıldanının adı oldu.

Selam olsun Afgan cihadının kahramanlarına ve ümmetin boynuna uzanmış kanlı Haçlıların zulüm kılıcını kıranlara…

Doğruhaber Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.