Bulduysak hayırlı olsun... Şimdi aslolan buluşturmaktır...

Müjdelemek önemli bir husus... Müjde sevindirir, müjde memnun eder, müjde heyecanlandırır, müjde göz kamaştırır... Müjdelemek muştulamaktır.

Müjde, müjdelenenle buluşmanın önceki aşamasıdır. Peygamber Efendimiz, “yessirû velâ tuâssirû vebeşşirû velâ tuneffirû (Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.) şeklinde buyurarak ümmetine özellikle de aslında müjdeleme makamında olanlara müjdelemeyi talim etmektedir.

Müjde sevindirir, ancak asıl olan müjdelenen hususun tahakkuk etmesidir. Aksi takdirde o yeşeren umutların sönmesi demektir ki bu, kişiye, müjdenin aksettirdiği halin aksini yaşatacaktır.

Malumunuz geçen çarşamba günü Sayın Cumhurbaşkanı cuma günü bir müjde vereceğini söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, ‘Cuma günü inşallah bu müjdeyi tüm milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına da şimdiden inanıyorum.’ demişti.

Denildiği gibi Cumhurbaşkanı dün kameralar karşısına çıktı ve özetle, Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz rezervinin keşfedildiğini, bu gazın da 2023’te kullanıma sunmayı hedeflediklerini ifade ettiler.

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı ele alındığında bu gelişme iyi ve haber gerçekten müjdeli bir haber. Düşünün Türkiye her yıl 41 milyar dolarlık enerji ithalatı yapan bir ülke. Türkiye’nin 13 milyar dolar civarı doğalgaz gideri var.

Enerjide dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması çok önemli bir gelişme olacak. Bütün bunlar doğru da bahsi edilen tarihe kadar gerçekten bu doğalgaz ahaliyle buluşturulacak mı? İşin sıkı tutulması gereken tarafı bu bence. Bu rezervler keşfedildiyse gerçekten -ki öyle inanıyoruz- o zaman bunun kullanıma sunulması iradesi, bulunması kadar önemli. Var, ama kullan(a)mıyorsan ne işe yarar!

Bu sıkı politikayı niye önemsiyorum, çünkü daha önce belki bu ölçüde bir gündemleştirme olmadı ancak, özellikle Güneydoğu bölgesinde hep açılan zengin petrol kuyularından bahsedilirdi, fakat her ne hikmetse ardından o kuyuların kapatıldığından, çünkü petrolün beklendiği ölçüde olmadığından bahsedilirdi.

Yine bunun gibi gündem olmadıysa da tekrar 2004, 2006, 2007 ve 2011 yıllarında doğalgaz-petrol bulundu açıklama ve haberleri yapılmıştı. Demem o ki, bulmanın yanında buluşturmaktır asıl önemli olan.

Üretim konsepti çok önemli. ‘Her arayan bulmaz, fakat bulanlar arayanlardır’ sözü doğru, ancak her bulanın da hakkıyla istifade ettiği de söylenemez. Bunu bulduktan sonra hiç bir dış baskı veya caydırma politikasını kabul etmeyerek girilen yola revan olmak çok önemli. Müjdenin devamı da gelmeli ki müjde müjde olsun.

Suriye ve Irakla sınır bölgelerimizde niye petrol yok?! Hattın öbür tarafındaki ülkeler petrol zengini, ancak Türkiye bunu ithal etmek için 41 milyar dolar para ödüyor. Niye? Çünkü ne hikmetse biz petrolü ‘bul(a)madık’ veya bulduk birileri çıkarılsın istemedi.

Bugün Türkiye Bor’da dünya zengini ancak biz bundan gereği gibi istifade ediyoruz denilebilir mi?! Dünya Bor rezervinin %73’ünün Türkiye’de bulunduğu ifade ediliyor, ancak bunu bir türlü bizi avantajlı duruma geçirecek enerjiye dönüştürme becerisini ortaya koyamadık.

Bulduk; iyi, hayırlı olsun; ancak bunu hanelerimizle buluşturma iradesini ortaya koymak çok daha önemli. Bakalım onu becerecek miyiz. Bulduysak iyi, şimdi önemli olan onu ahali ile buluşturmaktır. Dileğimiz, ülkenin bu konudaki dış bağımlılığı bir an önce bitmiş olsun; insanlarımız yüksek maliyetli enerji tüketimine mecbur bırakılmasın!

Selam ve dua ile

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.