Çağdaş Kab bin Eşreflerin ideolojiden putlar

Allah'ın adıyla. Zamanın haddini bilmezliği, çarli olmak, onun kafasını yaşamaktır. Dine sırtını dönmüş, alıcı ve vericilerini kapatmış, aklını ve hevasını ilahlaştırmış olanlar için.

Bu haddini bilmezlik kendini ve âlemlerin rabbini bilmezlikten geliyor. Yeni bir şey de değil. Tarihte örnekleriyle mevcuttur. Dünkü köhne, demode zihniyetin bugünkü moda aklın(!) hezeyanlarıdır, mevzu bahis olan. Bugünkü moda aklın(!) ürünü olmasına rağmen köhne ve demodedirler; çünkü Kab bin Eşref'in hakaret, iftira ve karalamadan ibaret özgürlük kafasını yaşıyorlar.

Kab bin Eşref ki asırlar öncesinde yaşamış bir Yahudi şair. Putperestleri ve putperestliği hoş görüp onlarla beraber hareket etse de İslam'a ve Peygamberine düşman, İslam'a tahammülsüz bir Yahudi zihniyetidir. Şiirleriyle Peygamber Efendimizi ve Müslümanları hicvetmiş, Mekke'ye giderek müşrikleri Müslümanlara karşı tahrik etmiş, Medine'de ise Müslümanların kızlarına ve hanımlarına dil uzatmış. Peygamber efendimize, din-i İslam'a ve onun müntesiplerine karşı dün iftirayı, hakareti, yalanı ve karalamayı iş edinmiş ve silah olarak kullanmış biridir.

Aradan uzun yüzyıllar geçse bu zihniyettekilerde bir gelişme yok. Çok gerici ve yobazdırlar. Hakaret etmeyi özgürlük görerek; İslam'a, peygamberine hakaret etmede önder edindiklerinin durduğu yerde duruyorlar.

İslam'a karşı mücadele eden tarihteki münkirler, Yahudiler İslam düşmanlığı ve tahammülsüzlüğü sergilemiş olsalar da insani duruşlarında çok iddialı değildiler. Yani akıldan, feminizmden, insandan, özgürlüklerden, demokrasilerden dem vurdukları çok da görülmüş bir durum değildir. Bugünküler öyle mi!

Değil tabi, asri Kab bin Eşrefler ise beşeri izmleri, aklı, insan hak ve hürriyetlerini dilden düşürmez, edebiyatını yapmaktan geri durmaz bir hal içindeler.

Peki, fark?

Fark, dünkü münkir ve müşriklerin helvadan putları vardı, yolda yiyecek bir şey bulamadıklarında putlarını yerlerdi. Bugünkülerin ideolojiden putları var.  Mevzubahis İslam ve Müslümanlar olunca sıkılmadan, utanmadan, bıkmadan, usanmadan ideolojiden, savundukları ilkelerden putlarını yiyorlar, yiyorlar...

Kiminin küfrü, kiminin nifağı aşikâr...

Tabi, inançsızlıklarını dünya âleme ilan eden dinsiz keferenin, baba çarlilerin karikatürlerle İslam'a saldırıları inançsızlıklarına, İslam'ı tanımamalarına, küfürlerinin şedidliğine verilse de “Müslüman görünüm”lü zevata ne demeli? Elin keferesi için din, iman satılır mı? Keferenin hakkını savunmayı ve kefereyle aynı olmayı birbirinden ayıracak akıl, iz'an hiç mi yok.

Hele, insan hakları diye diye “LGBT”li haklarını savunmaya, onlarla hemhal olmaya terfi edenler; gerçek manada bir tek İslam'la ve Müslümanlarla barışamamalarına ne demeli?

Barışmak bir yana, özgürlük ve hürriyet, sanat ve edebiyat adına İslam'a ve Müslümanlara saldırmaya, İslami değerlere hakaret etmeye devam ediyorlar. Ağızlarından, hallerinden, basınlarından, etkinliklerinden İslam'a ve Müslümanlara tahammülsüzlük ve hakaret dökülüyor. Namusa, iffete, ahlaka, aileye ve dini eğitime olan kinleri; Silopi'de ve son icraatları(!) olarak resim sergisinin açılışında çarşaflıları tahkir eden mizansen.

Acaba, kadını, çarşafı tahkir de feminizm ve hürriyet adına mı; “ey kadın sen düşünemiyorsun, iraden yok, sen çarşafı isteyerek, bilerek, iradenle giymiş olamazsın, sen bizim kadar düşünemezsin” mi diyorlar. İnsana, insanın düşüncesine, fikrine, inancına, yaşam biçimine ne kadar da saygı duyulup değer veriliyormuş. Hayran olmamak elde değil! Acaba, “inadına mini etek, inadına dekolte” diyen sinsi kadın avcılarının ekmeğine bilerek mi yağ sürüyorlar.

Bu açılardan bakıldığında “Müslüman görünümlü”lerin nifaklarının arkasında pis sırıtmalarıyla kâfirlerle İslam'a, İslam'ın peygamberine ve Müslümanlara hakaret etme yarışında birinciliklere oynaması ne çirkindir!

Batıyı, batılı, sapkınlığı, şeytani heva ve hevesatı değer olarak; İslami ve insani değerleri gericilik olarak ad edip her fırsatta özgürlük adına bunları aşağılamaya çalışmak ne çirkindir! Akıl ve hevayı ilah edinip, dünün Kab bin Eşreflerinin ruh ikizleri, ideoloji kulları olarak ümmetin münafık çarlileri olmak ne çirkindir!

Hakları savunma adına(!) LGBT'li, Ermeni, Yahudi, Yezidi ve son olarak Çarli olanlar hakları savunma adına yanlışlıkla da olsa sokaklara dökülüp Müslüman olmayacak mısınız, Müslümanlığınızı(!) hatırlamayacak mısınız? Müslümanlar, Müslümanlıklarından dolayı hiç mi haksızlıklara uğramadı. Koro halinde “Çarlıyız” diye bağıranlar, bir de bir kez Müslüman olduğunuzu haykırın, yüreğiniz, samimiyetiniz ve dürüstlüğünüz yetiyorsa...

Örnek mi, buyurun. ABD'de üç genç sırf Müslüman olduklarından birkaç gün önce mazlumca katledildi.

Haydi! Hak ve mazlumiyet adına“Hepimiz Müslümanız” desenize. Selam ve dua ile.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar