Cinnet medeniyeti!

Önce Kur’an’ları yaktılar.

İşgal ettikleri topraklarımızda yaptılar bu alçaklığı.

Bunu yaptıklarında inancımızı, onurumuzu, Müslümanlığımızı, insanlığımızı ayaklar altına aldıklarının bilincindeydiler.

Onlar zulmetmeye devam ettiler; ama biz uyanmıyorduk.

Çok uzaktı Guantanamo.

Ebu Gureyb’i, Kunduz’u, Mezar-ı şerifi unutmuştuk.

Guantanamo uzaktaydı.

Gözlerimizin önünde yaptılar bu kez.

Kur’anlarımızı yaktılar.

Sonraları farkına varacaktık bunun bir proje olduğunun.

Şunları yazdı Fatih Kraker:

Guantanamo sorgularında Müslümanlar sorgulanırken, sorgucular, eğitimli köpeklere Mushaflara oturmalarını emrediyordu. Kitaba hakaret ederek aşağılıyorlardı Müslümanları.

Irak’ta Amerikan karargâhlarının yakınlarında kurşunlarla delinmiş Kur’anlar bulunuyordu. Sonradan işgalcilerin Mushafları hedef olarak kullandıkları ortaya çıkacaktı.

Danimarka’daki iğrenç karikatürler ve Avrupa’da çekilen filmler…

Sonra aleni olarak Kur’an yakma faaliyetleri başladı.

Cezayir’de ve Irak Kürdistan’ında benzeri tahrik faaliyetleri halkın sert tepkisinden sonra durduruldu.

Avrupa’nın bazı yerlerinde ve Kürdistan’da bazı yaratıklar Enfal katliamına tepki gösterme adı altında Kur’an-ı Kerimin Enfal Suresinin bulunduğu sayfalarını yaktılar.

Bölgesel yönetimin tepkisizliğine ve marksist-laik zihniyetteki bazılarının bu işe çanak tutmasına rağmen Müslüman halk, Afgan halkı gibi cansiperane olmasa da tepkisini ortaya koydu. 

Ve en son Bagram hava üssündeki alçaklık…

Tepki gösteren, Kur’an’ına sahip çıkan halkın üzerine işbirlikçi köpeklerini saldılar. Bir taraftan da özür diliyorlardı güya.

Ama hayır bunun özrü olmaz!

Zalimler cezalandırılmalıdır.

Müslüman halk iyi bir sınav verdi ve onlarca şehide rağmen protestolarını sürdürdü.

Halk mesajını en gür sesle duyurdu.

“Alçaklıklarınızı bize normalmiş gibi kabul ettiremeyeceksiniz!

Alışmamızı istiyorsunuz; ama hayır!

Kitap yakan, sapık ve yamyam medeniyetiniz sizin olsun!

Medeniyetiniz mazlumların kan ve kemikleri üzerine kurulmuş zaten.

Sömürüden, kandan ve kaostan besleniyorsunuz.

Sizden tek isteğimiz defolup gitmeniz.

Zihni fikirlerinizle kirlenmiş, midesi paralarınızla dolmuş işbirlikçilerinizi de alıp gidin!”

Müslüman halkın onurlu duruşu kudurttu zalimleri.

Katliamlarına bir yenisini daha eklediler.

İşgalciler Kandahar’da üç evden topladıkları insanları katlettiler.

Öldürüldükten sonra yakılan 16 kişiden 6’sının yaşı 4’ün altında.

Yani küçücük çocuklar…

Ama sapık ve yamyam medeniyetinin üyeleri için fark etmiyor.

Onlar firavundan beri çocuk öldürmeye alışkındılar zaten.

Kanlı ağızlarını gizlemek için bir insan maskesi takarak özür dilediler yeniden.

Güya olay bir askerin cinnet geçirmesi imiş.

Bir asker, cinnet geçirecek üç evden insanları toplayacak, onları katledecek sonra da hepsini yakacak…

Hadi ordan!

Bunun adı cinnet mi yani.

Eğer cinnetin tanımı insanın tüm insani özelliklerden sıyrılıp duygusuzlaşması ve saldırganlaşması ise bu tam da sizi tanımlamıyor mu?

Baştan sona cinnetli bir toplumsunuz siz!

Tarihiniz tümüyle bunun örnekleriyle dolu değil mi?

Nükleer tehditten söz edersiniz; ama sizden başka nükleer silah kullanan var mı?

Dünyada en fazla cinayet, en fazla tecavüz sizde olmuyor mu?

Cinnet medeniyeti ile dünyayı yaşanmaz hale getirenler sizler değil misiniz?

Toprağı kirletenler, nesli tahrip edenler, aileyi ortadan kaldırmaya çalışanlar sizler değil misiniz?

Afganistan’da, Irak’ta, Pakistan’da sivillerin üzerine bomba yağdırarak cinnetin hangi noktasında olduğunuzu göstermediniz mi?

Özür dilemeyin, fayda etmez.

Cinayetlerinize cinnet kılıfı giydirerek temize çıkamazsınız!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar