Cizre'de nelerin olduğu belli

Günlerdir, “Cizre'de neler oluyor” diye yorumcular tespitler yapmaya çalışıyor.  Olayların arkasında kimin olabileceğinin hesap ve tahlilleri yapılıyor. Kelli felli koca adamlar gece gündüz kameraların karşısına geçerek sözüm ona esrarengiz failleri bulmaya çalışıyor. Bunları dinlerken sahiden insanın acı acı gülümsemesi geliyor. Yoksa amaç kaos tellallarını kamufle etmek olmasın.

Cizre'deki kaosu değerlendirenlerin neredeyse hepsinin,  olayların içerisinde belki fiilen yer alanların görüşlerine dayanarak yorum yapmaları sizce de şaşırtıcı değil mi? PKK'nın has adamlarına kepenklerin kapatılması, öldürülen insanların durumu ve PKK'nın gençlik yapılanması şirin mi şirin(!) YDG-H'si soruluyor. Alınan cevap “E vala kim yapiyor bilemiyoruz, bir provokasyon var ama bilemiyoruz. Gençler kendilerine birkaç çukur açmişti tam da kapatiyorlardi, bunlar oldi” deniliyor ve başka bir şey de söylenmiyor. Sözde muhabirler de kameraya mikrofonlarıyla dönüp “gördüğünüz gibi onlar da bilmiyor kimin yaptığını” diyerek işin içinden bir türlü çıkılamıyor numaraları yapılıyor.

Utanın, utanın! Siz böyle mi halkı bilgilendirip sözüm ona objektif habercilik ve değerlendirme yapacaksınız! Silopi'de Müslümanların mukaddesatıyla, Mü'mine kadının çarşafıyla Fransızların yaptığı hakaretin aynısını yapan HDPKK'nin bu tavrını Cizre'de protesto eden Müslümanları tehdit eden taife, herkesin bildiği ve ilan ettiği gibi şirin gösterilmeye çalışılan PKK'nın “gençlik yapılanması” değil miydi? Tehditler para etmeyince de gecenin 3'ünden gündüzün 10'una kadar evlere ağır silahlarla saldıranlar bu tehditlerin sahipleri değildi de kimlerdi o zaman?

Bütün bu olup bitenlerden ve valinin marifetiyle devletin umursamazlığı halka yansıyınca ve koca şehrin içerisinde belediyenin araçlarıyla kazılan devasa hendeklerin kapatılması artık bir zorunluluk halini alınca sözde gençlik yapılanması denen HDPKK'nin şehir militan grubunun rahatsızlığı da dünya âleme ayan beyan olmadı mı? Peki, kargaşa ve başka her ne söyleniyorsa bütün bunlardan sonra devam etmedi mi? O zaman burada bilinmeyen ve anlaşılmayan şey nedir, sormak gerekmez mi?

Öyle sanki işin içinden çıkılamıyor gibi bir hava estiriliyor da bu rahatsızlık veriyor. Cizre'nin yakınına kamyonlarla silah taşıyıp oradan Cizre'yi Türkiye Teksas'ına çevirenler bu işin arkası ve sorumluları olarak tayin edilmeyecekse daha kim sorumlu ilan edilecek? Her gün birini işbirlikçi diye öldürecek veya işkence edecek ve bunu açıkça deklare etmekten çekinmeyecek YDG-H niye ısrarla görülmek istenmeyecek?! Daha başka hangi ve nasıl bir fail aranıyor, söyler misiniz?!

Aylar önce durumun vahameti bu sayfalardan ifade edilmiş ve kazılan hendeklerle ilgili işlemin yapılmamasının kaosa göz yumma olarak değerlendirileceği belirtilmişti. Bütün bunlar göz göre göre oldu ve oluyor. Şaşırıyor gibi yeni yapılanma arayışları olacaksa, onu da bu kadroların içerisinde aramak gerekmez mi?! Kendi çıkarları için Kürtleri öldürmekten çekinmeyen ve Kürtlerin yıllarca silahlarıyla vurulduğu ABD'yi “sahibimiz” diye ilan edip “Biji Obama” diye bağıran bir yapıdan neler beklenmez ki! Dolayısıyla maşa veya el, her ne olursa olsun bütün bu kaosun kimin üzerinden ve kimler üzerinden icra edildiği o kadar da müphem değil, niye dolanıyorsunuz?! Kendimize gelelim, yoksa zaman kaybederken şehirleri ve köyleri de kaybedeceğiz. O zaman ‘kim yaptırdı?'nın da pek bir anlamı olamayacak. Bizden söylemesi.

Selam ve dua ile. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.