Dengbêjlikte Kürtlerin yakın tarihi

Dengbêjlikte Kürtlerin yakın tarihi

Kelhaamed Dergisi'nin 16'ncı yıldönümü münasebetiyle Diyarbakır'da düzenlenen panele katılan Yazar Mahmut Kılınç, Kürtlerin dengbêjlikteki yakın tarihine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.

Kürt dilinde yürüttüğü kültürel çalışmalar ile Kürt medyası alanında önemli bir yer tutan "Banga Heq Ji Kelhaamed Dergisi" 16'ncı yıldönümünde düzenlediği panelle okuyucularıyla buluştu.

Diyarbakır merkez Yenişehir ilçesi Selahaddin Eyyubi Camii Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen panel Kur'an'ı Kerim tilavetiyle başladı.

Sunuculuğunu Selahattin Güler'in yaptığı programda Mehmet Emin Gülsever Kürtçe Kelhaamed şiirini seslendirdi. Kürt tarihinde yaşanan zulümlerin, katliamların yer aldığı ve Kelhaamed Dergisi'nin öyküsünün anlatıldığı sinevizyon gösterimi ile devam eden programın iki oturum şeklinde gerçekleştirildi.

Fatih Taş'ın moteratörlüğünü yaptığı panelin ikinci oturumunda söz alan Yazar Mahmut Kılınç, Kürtlerin yakın tarihinde Kürtlerin başına gelen olaylara dikkat çekti.

Kürt dengbêjliğinde Kürtlerin yakın tarihi

Kelhaamed'in yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen panele katılım gösterdikleri için tüm misafirlere teşekkürlerini sunarak konuşmasına başlayan Kılınç, "Kürtler arasında özellikle de bizden önceki Kürt neslinde dengbêjlik ve dengbêjliğin önemi, hürmeti fazlaydı. Ancak bundan önce dengbêjlikten bahsetmek için kültürden bahsetmemiz gerekiyor. Araştırmacılara göre 'Kültür' bir milleti diğer milletlerden ayıran giyim, kuşam, yeme, içme, kalkıp oturma, din, dil, sanat, ahlak, hukuk, okuma, yazma, bedensel hareketler, bütün insani muameleler, örf, adet, düşünce tarzı ve benzeri bütün maddi ve manevi yaşamsal faaliyetlerdir." dedi.

Eldeki bilgilere göre 3 çeşit kültür türünün bulunduğunu aktaran Kılınç, bunları şöyle sıraladı:

"Sözlü Kültür: Elden ele, dilden dile, nesilden nesile dolaşan kültür çeşididir. Yazılı kültürün çıkmasına sebep olan bu kültür, insanlık tarihindeki en eski ve en kadim kültürdür. Bu kültürde toplum hafızası canlıdır, her bilgi ve durum sözlü bir şekilde nesilden nesile aktarılır. Zamanın değişmesiyle bu kültürün değişmesi ve hakikatinden uzaklaşması mümkündür. Çünkü zamanla, yıllar geçtikçe, nesiller geçtikçe kültürün hakikatinden uzaklaşacak veyahut unutulacaktır.

Yazılı Kültür: Bu kültür temelini sözlü kültürden alır, onun üzerine kurulur, kalem sayesinde sayfalara kaydedilir ve asıl olarak kalır. Bu kültür, kayalara ve mağara duvarlarına yapılan çizim ve resimlerle başlayıp günümüze kadar kalemle devam etmiştir. İnsan hafızası zayıf olduğu için bu kültürde her şey kayıt altına alınır ve bu kültürün vurgusu onun kökeni üzerinde kalır. Matbaanın keşfiyle birlikte bu kültür halk arasında daha da yayıldı. Bu kültür sayesinde sözlü kültüre ait pek çok malzeme yazıya geçirilmiş ve korunmuştur. Kürt halkının bu alandaki gecikmesi nedeniyle Kürt sözlü kültürüne ait pek çok materyal, hâlâ yazarlar ve araştırmacılar tarafından toplanıp kayıt altına alınmasını bekliyor.

Dijital Kültür: Bu kültür, modern bir kültürdür. Radyo, telefon, televizyon, CD, bant, internet sayfaları, sosyal platformlar ve benzer vasıtalarla revaçtadır. Bu kültürde birçok insan farklı platformlarda bilgi, ses, şarkı, hikâye, destan, şiir, video ve benzeri birçok şeyi paylaşarak yaşamlarını farklı bir seviyeye yönlendiriyorlar. Bu kültür sayesinde hem sözlü hem de yazılı kültür farklı bir noktaya evrilmiştir. Her ne kadar bu kültürün birçok tehlikeli noktası olsa da modern insanların bir parçası haline geldi. Birçok güç sahibi, bu kültür sayesinde modern insanın önüne farklı yol ve yöntemler koyarak insanlığı kendi programlarına göre tasarlar. Bireyler, kişiler ya da kurumlar bu kültür sayesinde kendi propagandalarını yapıp bunu başka bir boyuta taşıyabilir, yanlış ya da doğru olsun, insanları etkileyebilirler. Bu çağda bu kültür gelişiyor ve yayılıyor."

"Dengbêj ve Dengbêjlik"

Kürt tarihinde dengbêjliğin önemine dikkat çeken Kılınç, "Dengbêj kelimesi 'deng' ve 'bêj' gibi iki kelimenin birleşiminden oluşan bileşik bir kelimedir. 'Dengbêj', sözcükleri ve kelimeleri sanatsal bir biçimde belirli kurallara göre düzenleyerek bir metin oluşturan ve bunu topluluğa sunan kişidir. Kürtçe'de dengbêj için hozan ve şair kelimesi de kullanılır. Dengbêjin kendi üslubuna göre birlikte söylediği metne Kılam, Stran adı verilmektedir. Kürt kültüründe bazı insanlar dengbêjlerin söylediği stranları ezberleyip topluluk içinde şarkı söylerler ki onlara da stranbêj ya da kılambêj denir.

Bu bilgilerden sonra dengbêjliğe gelecek olursak Kürtçe dengbêjlerin son yüzyılda yazılı ve dijital kültüre giren sözlü Kürt kültürünün bir parçası olduğunu söyleyebiliriz. Kürtler arasında okuma-yazma eksikliği nedeniyle toplumda Kürt kültürüne ait pek çok araç, dengbêjlerin, hikâye anlatıcılarının (destanbêj) ve masal anlatıcılarının (çîrokbêjan) aracılığıyla sözlü kültür yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Kürt kültüründe dengbêj çok önemli bir noktadır, çünkü o; halkın sanatçıları, şairleri ve konuşmacılarıdırlar. Öyle ya da böyle halkla birlikte yaşıyorlar, onların sevinçlerinde yer alıyorlar, her şekilde hayatlarının rengini sanatlarına boyuyorlar. Kürt hayatında yaşananları sanatsal bir şekilde anlattıklarının içine koyuyorlar. İnsanların hafızasını koruyorlar ve bunu nesillere aktarıyorlar. Dolayısıyla dengbêjlerin Kürtler için önemli bir yaşayan sabit disk olduğunu söyleyebiliriz.

Dengbêjlerin sözlerinin konusu Kürt yaşamı, aşk, yas, neşe, kaçırılma, iç savaş, cinayet, otoriteye karşı savaş, sürgün hasreti, yaylaya gitme, yaylada yaşama, yayladan dönüş, savaş, Müslümanların kafirlere karşı mücadelesi, askeri darbeler, deprem, trafik, barış, ev ve mal savaşları gibi önemli konular dengbêjler tarafından Kürtçe şarkılarda dile getirilmiştir.

Kürtlerde dengbêjliğin başlamasının kesin bir nedeni yoktur. Kürtlerde dengbêjliğin falanca dönemde başladığını kesin olarak söyleyemeyiz. Ama şunu söyleyebiliriz ki Kürtler kendilerini ve varlıklarını hissetmişlerdir ve bugüne kadar dengbêjlik Kürtler arasında binlerce yıldır kullanılmaktadır ve kullanılmaya devam ediyor. Her kadim Kürt için ilk dengbêj, sopasını sallayan, başının önünde ninniler söyleyen annesidir." şeklinde konuştu.

Dengbêjlerin sınıflandırılması

Dengbêjleri kategorize eden Kılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dengbêjlerin Mirleri, popüler kültürün sözcüsü olarak Mirlerin ve Beylerin saraylarını süslediler. Yaslarında ve kutlamalarında şarkı söylediler. Bazen kendi muhakemelerinde kendi nesillerinin şarkıcılarıyla bir araya gelerek günlerce birbirleriyle kapıştılar birbirlerine karşı şarkılar söylediler. Belli başlı dengbêjler şöyledir:

Şeyhlerin Dengbêjleri: Bu tür dengbêjler çoğunlukla şeyhlerin divan ve tekkelerinde şarkı söylerler, onların arkadaşlarıdırlar, bazen ilahiler söylerler, bazen de şiir ve kasideler söylerler, toplumlarını hareketlendirirler. Hem mürit hem de dengbêj olan Şeyh Seid Mustafa Xelloyê Heyrane gibi. Ferzê Mırid ve Şeyh Abdullah Melekan’ın dengbêjidir ve onun için 'Yar Felek' şarkısını söylemiştir. Reso Hezretê Norşîn Xıyaseddin Emre'nin evinin dengbêjiydi. Huseynê Orgînosê, Nurôyê Meter, Sofî Silo, Hecî Evdilkerîmê Patnosê gibi isimler de Şeyhler Divanının bilinen isimlerindendir. Dengbêjler dışında qasidebêjler de şeyhlere qasidebêjlik yapmışlardır. Erbanelerini almış ve köylere gitmişlerdir, şeyh ve alimlerin şiirlerini okumuş ve tarikatlara çağırmak için dengbêjlik gibi qasidebêjlik yapmışlardır. Şêx Selaheddînê Çanî, Hafiz Memdûh, Şêx Qutbettînê korikî, Mele Mİhemmed Koçlan, Nûroyê meter, Mela Evdilmecîdê Miksî, Mele Bîlalê Sîlwanî, Mela Ehmedê Hîzanî, Mele Aydın, Mele Îbrahîmê Zîlanî gibi isimlerde bu konuda bazı örneklerdirler.

Aşiret Dengbêjleri: Bu dengbêjler kendilerini bir aşirete bağlı gösterir ve diğer dengbêjler gibi aynı konularda seslendirmeler yaparlar. Eski zamanlarda iki aşiret savaştığında bulundu dengbêjler savaşçılara bağırarak nağmelerini söylerlerdi ki savaşçılar daha bir canla-başla savaşsınlar. Ehmedê Bêrtî, Ehmedê Fermanê Kîkî bu dengbêjlerdendir ki kendilerini aşiretlerinin ismiyle tanıtmışlardır.

Köy Dengbêjleri: Bu dengbêjler neredeyse Kürdistan'ın tüm köylerinde bulunurlar. Onların mutlu günlerinde stran (şarkı) seslendirirlerdi. Bu dengbêjler köy hayatının günlük konularında uzmanlardı ve geniş bir şekilde köylülerin durumlarını bilirlerdi. Bazı dengbêjler çingene ya da roman gibiydiler ve her zaman dolaşan kişiler olarak tanınmışlardır. Bu dengbêjler köylere gittikleri zaman bahşiş isterler. Ancak köylülerden bahşiş alamadıklarında onları hikayeleştirmiş ve eleştirmişlerdir. Köylüler de onların hikayelerinde yer alıp dile düşmemek için onlara bahşiş vermişlerdir.

Taziye Dengbêjleri: Bu dengbêjler belli bir şeyler karşılığında taziyelere gitmiş ve ölülere stranlar söylemişlerdir. Bu dengbêjlerin çoğunluğu kadınlardan oluşmaktadır. Taziye sahipleri onlara geldiğinde ölen kişi hakkında biraz bilgi aldıktan sonra ölen kişinin yakınlarının birinin yanında oturur ve ölen kişi hakkında kurdukları şiirsel cümleleri söylemeye başlarlar ve aynı zamanda ağlamaklı bağırışlar da eklerler. Bu dengbêjler daha çok Malatya, Sivas ve Adıyaman Alevileri arasında meşhurdurlar. Bu dengbêjlerin kiralanmasındaki sebep, ölen kişinin sahipsiz olduğu sanılmaması içindir. 'Yasını tutacak kimsesi dahi yoktur' denilmemesi içindir."

Stran (Şarkı) Çeşitleri

Kürt stranlarının türleri hakkında da bilgiler veren Kılınç, başlıklar halinde stranları şöyle sıraladı:

"Aşk Gazelleri: Bu gazeller lawık ya da kız gazelleri olarak da bilinmektedir. Bu tür gazellerde daha çok aşk ve aşık, aşıkların durumları ve gayretleri anlatılmaktadır. Yarım kalmış aşklar anlatılır. Bu stran çeşidi dengbêjlerin stranları arasında çok önemli bir yere sahiptir. Bu kılamların çoğunluğu aşıkların ağzından söylenmiş gibi başlar.

Savaş Gazelleri: Bu tür stranlar da önemli çatışma, kavga ve savaşlar yer alır. İki kişi, aşiretler, evler, aileler ya da aşiret ve devlet arasında geçen savaşlar ve çatışmalardan bahsedilir. Kürt tarihi hakkında yazılı kaynaklar az olduğu için bu gazeller bu konuda çok önemli belgeler hüviyetindedir. Çünkü bu gazeller veya stranlar belgesel gibi savaşın ve savaşçının vasıflarını, halkın savaştan önce ve sonraki durumunu savaşçıların cezalandırılmasını, halkın o durumdaki psikolojisini çok güzel bir şekilde ele alır.

Destan: Bu tür hikâyelerde hikâye anlatıcısı bize olayın kahramanlarının hikâyesini uzun soluklu bir şekilde anlatır. Kela Dimdim, Memê Alan, Kerr û Kulik, Siyabend û Xecê, Dewrêşê Evdî, Elî Îzzet Beg, Genc Xelîl, Xezal û Reşît Paşa, Filîtê Quto û Mamê Elê Etmankî, Şêxê Senan û Dota Gurcîyan, Ferx û Sitî, Binefşa Narîn û Cembelîyê Kurrê Mîrê Hekarî, Şerrê Newala Paxirmadenê, Fatma Salih Axa, Salo Keja Gulîsor, Şerrê Kor Qasim û Îskanê Gullîxanê gibi destanlar bazı dikkat çekici destanlardır. Dengbêj Kazoyê Garisya, Reso, Fadilê Kufragî, Zahro, Memedê Panîyê, Mistefayê Cangoranê, Hecî Evdilkerîmê Patnosê gibi dengbêjler de Kürtçe destanları seslendirmişlerdir. Kürtçe destanlarda masal ve destan birbirine karışmıştır. Dengbêj bazen stran gibi bazen de masal gibi destanları söylerler ki bu şekilde dinleyenler yorulmazlar. Kürt destanları daha çok uzun kış gecelerinde şu anki film ve dizilerin yerine şevbêrk denilen gece toplantılarında söylenirlerdi. Aynı zamanda bilindiği üzere Ehmedê Xanî Mem û Zîn'i, Memê Alan'dan alarak Mesnevi tarzında yazmıştır.

Dîlok (Halay Gazelleri): Bu stranlar Halay Gazelleri/Şarkıları olarak da adlandırılırlar. Bu stranlarda kafiye ve vezin vardır. Her bir satır halay başı tarafında iki defa okunur ve halaydaki kişiler de aynen tekrar ederler.

Lawıj, İlahi: (Beyit, Kaside) Bu dengbêjlikte ise kaside ve beyitler (Özellikle Êzidilerde) söylenir. Bu stranlarda vezin ve kafiye vardır. Kaside okuyucusu bazen klasik bir metinden (Cezeri'nin, Xanî'nin, Extepî'nin ve benzeri divanlardan) şiirler okunur, bazen de klasik metinlerin etkisiyle kendileri yazar ve erbane ile okurlar.

Heyranok: Birbirine âşık olan kız ve oğlanın dönüşümlü olarak birbirlerine söyledikleri stran/şarkı türüne denir. Kürt stranları arasında büyük bir yer kaplamaktadır. Daha çok Botan ve Şırnak bölgelerinde kullanılmaktadır.

Bahar Mevsimi Stranları/Şarkıları: Bu stranlar da bahar mevsimi, yaylaya gitmek, Allah'u Teala tarafından kâinatın süslenmesi, insanın gençliği ve nehirler ile akarsuların coşması konuları ele alınır. Bahar mevsimi stranlarında insanlar için birçok öğüt ve nasihat yer alır.

Payizok: Bu stran çeşidindeyse sonbahar mevsimi hüzünlü bir şekilde tasvir edilerek yer alır. İnsan ömrünün sonunun hüznü, zamanın ve devrin değişimi ve yaşlılık, sevgiliyi görmenin imkansızlığı farklı bir şekilde ele alınır."

Bazı Meşhur Kürt Dengbêjleri:

Son olarak meşhur Kürt dengbêjlerinden örnekler veren Kılınç, "Feqiyê Teyran'ın Kürtler arasında kendisini dengbêj ilan eden ilk kişi olduğunu ve bir şiirinde 'Ben fakirlerin sesi Feqiyê Teyran'ım' dediğini biliyoruz. Bazı önemli dengbêjler şunlardır: Çîngo, Şerîfê Çîngo, Evadalê Zeynikê, Gulê, Şêx Silê, Şêxê Nêrîyê, Şeroyê Biro, Mistefayê Xelloyê Heyran, Mihemmedê Canşah, Keremê Oxçiya, Memedê Panîya, Şakirê Qereyaziyê, Şakirê Şêxela, Siloyê Gulê, Huseyno, Zahiro, Mistefayê Çiftborrî, Ferzê, Kawîs Axa, Feqîyê Qızqapanê, Reso, Apê Bekir, Ehemdê Bêrtî, Nûroyê Meter."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.