Halep ve “Vaad edilmiş Zafer” heyulası

Köşemiz acizane bir arkeoloji çalışması. Bu minvalde Halep'teki yıkım, zulme sevinenlerin ruh halinin de arkeolojisinin yapılması şart.

Biliyorsunuz, herkes tıynetinin gereğini yapar. Kur'an, buna “Küllu ye'melu ala şakiletihi” ayetiyle işaret eder. Evet, ben duygusal bir halet içindeyim, onlar da. Ben acının duygusalı onlar zaferin duygusalı. Ama zaten en duygusal anlarda değil mi insanın tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığı an.

Ben acılıyım… Bugün Halep için yaşadığım acının aynısını Gazze , Myanmar , israil'in Lübnan'da saldırdığı şehirler için de yaşadım. Onlar için dua ettim, ağladım. İnsanın, insan kardeşinin acısını hissetmesi o kadar mı zor? Şöyle bir baldırınızı çimdikleyin, acıyor işte. Ama Halep çimdiklenmiyor, güm güm bombalıyor vicdansızlar! Başkasının acısını hissetmek o kadar mı zor? Çocuğunuzu aç, çıplak, kan revan içinde kucağınızda düşünün... Ama mezhepçilik yok mu şu mezhepçilik, diyecekken vazgeçiyorum. Hayır... Çünkü bu mezhep işi olamaz, zira hangi mezhepten olursa olsun biri Müslümansa şayet, Müslümanın acısına sevinemez, Müslümanın çığlıklarına kahkaha atamaz.

Eğer illaki bir mezhepçilikten bahsedeceksek belki bu, ideolojiye evrilmiş mezhepçiliktir. Belki bu dine dönüşmüş mezheptir. Halep çığlıklarının teselli gibi görünen tek tarafı da bize bu gerçeği göstermiş olmasıdır. Artık şu polyannacılığı ne zaman bırakacağız bilmiyorum. Esad'ın, Avrupa'ya “Ben İslamcılıkla savaşıyorum” mesajı ortadayken, Halep'in, namusu tehlikedeki mümine bayanların haline sevinenler, daha dinlerini nasıl bize aşikar etsinler. Bu polyannacılığı bırakalım artık Allah için. O, belki bu zaferin duygusallığı ile dinini bu kadar yüksek sesle haykırıyor ama kusura bakma, o zaten gayet soğukkanlıyken de seni kendi dininden görmüyordu. Vaad edilmiş zafer, ha...

Bu Rus ve Esed vahşetine gösterilen sevincin arkeolojisinin gösterdiği şey ideolojilerin, insanın insani yanını öldürdüğüdür. Oysaki Allah bu dini, insanın insani yanını takviye için gönderdi.  Rabbimizin en üstün sıfatları Rahman ve Rahim oluşudur. Haliyle ben Müslümanım diyenin, daha bir insani vasıflarla vasıflanması beklenir. Müslüman'ın insani tarafı sadece dindaşlarına yönelik değildir. İnsanlık dediğimiz şey bütün insanlara açılmış bir şemsiyedir. Hz. Ali bu bağlamda “Müslüman olanlar bizim müslüman kardeşimizdir, müslüman olmayanlar da bizim insan kardeşimizdir.” diyor. Adı üstünde insanlık.

Kişi, insanlığını başkasına yardım noktasına ilerletmemiş olabilir ama onun acısına saygısızlık derekesine de indiremez. Düşmüş bir insanın elinden tutmayabilirsin ama ona gülemezsin de.

Rus ve Esed'in Müslümanlar karşısındaki galibiyetine ve onların Müslümanlara yaptıklarına “Vaad edilmiş zafer” diyen o çatlak ses, Müslüman olmayı orada bırak, insan bile olamaz . Ama Allah'a şükrediyoruz ki o, bu mesajıyla hem dinini hem de din kardeşlerini farkında olmadan kamuoyu önünde tescil etmiş oldu. Hamd olsun, Kerbela olmuş Halep'le, bu taifenin Ehli beyt, Kerbela özelinde yaptıkları mazlumiyet  edebiyatı yüzlerine çarpmıştır.

Halep'in Rus ve Esed tarafından işgali onlar yanında “Vaad edilmiş zafer” miş. Sizlerin payını ancak böyle rezil zaferler düşüyor, işte. Bir halkı yerden, havadan bombala, aç-sussuz bırak, zehirli gazlar kullan sonra buna zafer, de.

Arkeolojik sonuç: Onların sevinç çığlıkları, çok ama çok alçak bir ruh zemininden yükseliyor, Kazılarımız sürüyor ama oraya ulaşmak mümkün değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum