İki farklı yaklaşım

Günümüzde İslam’a iki farklı yaklaşım bulunmaktadır

 

Gelenek1 taraftarı olarak nitelenebilecek birinci gruba göre Dört Mezheb İmamı ve onlardan sonra gelen büyük âlimler bize İslam’ı tüm yönleri ile açıklayan tam şumullu bir miras bırakmışlardır. Bugün bize düşen o mirası bırakıp yeni şeyler söylemek değil, onların açtığı yolda yürümek olmalıdır. Zaten zamanımızda aynı konularda söz söylemeye çalışan insanlar hiçbir konuda onlar kadar âlim ve takvalı değildirler. Bugün dinde yeniliği savunan insanların pek çoğu da kötü niyetlidir ve batı hayranıdır. Batılıların Hıristiyanlıkta reform yaptıkları gibi, onlar da İslam’da reform yapmak dolayısıyla İslam’ı tahrif etmek niyetindeler.

Modernist olarak nitelenen ikinci grubun görüşleri ise şu şekildedir: Eski âlimler kendi zamanlarına ve o zamanın anlayışına göre söz söylemişlerdir. Bugün onlardan alacağımız pek bir şey yoktur. İslam’ı zamanın anlayışına göre yeniden yorumlamalıyız. Çağın ihtiyaçları da bunu gerektirir. Bunu yapmak batı taklidi veya batı hayranlığı değildir. Bilakis buna direnmek batıya karşı yaşanılan mağlubiyetin sebep olduğu özgüven eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Kabaca görüşler böyle. Ama bu grupların kendi aralarında dahi daha küçük farklarla birbirinden ayrılan pek çok yaklaşımı bulunmaktadır.

Şüphesiz geçmiş âlimlerimiz dinin anlaşılması konusunda bize büyük bir hazine bırakmışlardır. Bu hazineyi reddetmek büyük bir mahrumiyet olur. Diğer taraftan zamanın, toplumun ve anlayışın değiştiği de doğrudur.

O halde çözüm nedir?

Bu sorunun cevabı için önce günümüz âlimlerinin de vurguladığı şöyle bir ayrım yapalım: Dinin iki yönü vardır;

Bir yönü zaman ve mekâna göre asla değişmeyecek olan yöndür. İmanın şartları, ibadetleri, ahlak, hadler, evlilik ve boşanma ile ilgili hususlar, miras taksimi, faiz yasağı gibi alanlar bundandır. Bu liste tafsilatlandırılabilir.

Dinin bir de zamana göre değişebilecek yönü vardır. Örneğin şura emredilmiş bu değişmez ama bunun nasıl uygulanacağı, zamana ve şartlara göre değişebilir. Yine adalet emredilmiş bu değişmez. Ama adalet sağlanırken eskisi gibi tek kadı mı hüküm vermeye devam etmeli mi yoksa verilen hükümleri inceleyen bir temyiz mahkemesi mi olmalı, böyle bir mahkemenin varlığı Şeriata aykırı olur mu? Bunlar dinin ruhuna uygun olarak ve zamanın anlayışına göre yanıtlanabilir.

Diğer taraftan akideye geçmişte yapılan saldırıları dönemin kelam âlimleri cevapları ile savuşturmuşlardır. Günümüzde pragmatizm, materyalizm, evrim teorisi gibi akideye yeni saldırılar vardır ve bunlar da cevaplandırılmalıdır. Ayrıca ortaya çıkan yeni fıkhi sorunlar vardır ve bunlara da çözüm bulunmalıdır.

Dinde değişebilenler ve değişmeyenler şeklindeki böyle bir ayrımda bu başlıkların altına nelerin gireceği hususu asıl belirleyici faktör olmakla beraber yine de böyle bir tasnif sorunun çözümü noktasında atılacak önemli bir adım olacaktır.

Bu adımdan sonra da aşağıdaki hususlar üzerinde belki bir ittifak sağlanabilir:

*Eski âlimlerimiz bize çok kıymetli bir miras bırakmışlardır. Bu miras bir tarafa bırakılamaz ve ondan müstağni kalınamaz.

*Eski âlimlerden istifade ederek günümüz sorunlarına İslami çözümleri yeni insanın iletişim diline uygun olarak sunmak bugünkü Müslümanların görevidir. Bu anlamda zamanımızda İslami ilimlerin her alanında yapılması gereken çalışmalar vardır.

*Zamana göre din anlayışı diyerek dinin sabitelerine uzanmak, onları değiştirmeye çalışmak, nassları herhangi bir şekilde devreden çıkarmak çok büyük bir tehlikedir. Çünkü böyle yapmak dini, aslından kopartarak başkalaştırmaktır.

*Zamana göre değişecek olanları donuklaştırmak, bir döneme has olarak verilen içtihatları mutlaklaştırmak da günümüzdeki ikinci bir tehlikedir. Çünkü böyle yapıldığında, din hayatın dışına itilmiş olur.

1 Bu görüş sahipleri bu isimleri kabul etmeyebilirler. Ancak tanınmaları için bir isim kullanmalıydık. Bunu tercih ettik. Zaten özel olarak da kimseyi kastetmiyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.