Dr. Abdulkadir TURAN

Dr. Abdulkadir TURAN

İslam olmasaydı da

İslamsız bir dünya… Bunu kimler istemedi ki… Ebu Cehil’in Mekke’deki hâkimiyetini sarsan tek bir güç vardı, İslam… Ebu Leheb’in Ebu Cehillerle ilişkisini bozan tek bir bela (!) vardı İslam…

İslam olmasaydı da Ebu Cehil, kölelerini dilediği gibi çalıştırsaydı, Mekke’deki zulmünü dilediği gibi sürdürseydi. Ebu Leheb, Kâbe önündeki sohbetlerine dilediği gibi devam etseydi.

İslam olmasaydı da Abdullah İbn-i Selul, Yesrib’e (Medine’ye) kral olsaydı. İslam, ne engelleyici bir dindi ya, onun Yesrib’deki bütün dalaverelerini engelledi. İslam ne oyunbozan bir dindi, adam tam kral olacağı sırada geldi de onun bütün işlerini bozdu.

İslam olmasaydı da Medine’deki Yahudi tüccarlar saf bedevi Arapları çarşıda pazarda diledikleri gibi sömürselerdi, faizlerine faiz ekleyip onların elinde ne var ne yok hepsini alsalardı.

İslam olmasaydı da Ebu Süfyan ağız tadıyla Mekke’deki zulüm yönetimini sürdürseydi. İslam, onu iktidarından edip Mekke’ye vatandaş etti.

İslam olmasaydı da Yezid keyfince içki içip Şam ormanlarında rakkaselerin şarkıları eşliğinde avlarına devam etseydi…

İslam olmasaydı da Abbasi melikleri altın kaplama saraylarında cariyeleri arasında derin bir uykuya uyusalar…

İslam olmasaydı da Haçlılar, Şam’da, Bağdat’ta ne kadar altın varsa hepsini ama hepsini çuvallarına doldursalar da üzerinde uyuya uyuya Avrupa’ya dönselerdi…

İslam olmasaydı da rahiplerin ne kadar uydurması varsa herkes onlara inansaydı…

Ah, İslam olmasaydı da Moğolların dünya fethi (!) tamamına erse… Cengiz’in torunları dünyadan diledikleri kadar adam öldürseler, sonra onların karılarından diledikleri kadarıyla evlenseler, sonra ne kadar kütüphane varsa kitaplarının ateşinde ısınıp ısınıp sarhoş olsalar… İslam, onların adam öldürme keyfini mahvetti, yüzlerce kadınla evlenme adetlerini darmadağın etti, hele hele kütüphane yakma eğlencelerini alt üst etti…

Ah İslam sen, nasıl bir güçsün… Katliama uğrar uğrar da bir daha ortaya çıkar, zalime bela olursun… İstanbul önlerine gelen sahabe ordularından yakasını kurtaran Bizans nasıl oldu da yüzyıllar sonra yakasını bir daha İslam’a kaptırdı. İslam olmasaydı da Ortodoks papazlar, manastırlarında tartışmalarına daha yüzyıllarca devam etselerdi...

İslam olmasaydı da emperyalist Avrupa’nın dünya fethi hevesi Moğolların dünya fethi hevesi misali kursağında kalmasaydı… Katolik kilise diz çöktü, Protestan yobazlar akıl dinine (!) döndü. Putperest Afrika köleliği seçti. Budist Çin yüzyıllarca vergi verdi. Ama bu İslam, nerede bir emperyalist proje varsa tık diye durdurdu…

İslam olmasaydı da “Ortadoğu” kralları diledikleri gibi çağdaşlaşsalardı, çağdaş efendilerine açıktan bir şarap sofrası kurabilselerdi… İslam, ne merasimleri varsa ona karışıyor, o da yetmez Batılı efendilerine kurdukları sofrayı dağıtıyor… Ah bel’amlar bir yana ben İslam’ım diyen ne kadar adam varsa ya kafası kesilse ya da kraliyet zindanında unutulup ölse…

İslam olmasaydı da “Ortadoğu” diktatörleri “Kurtarıcı” olmak da ney şöyle bir halkın karşısına çıkıp “Yoksa ben sizin çağdaş tanrınız değil miyim?” diye sorsalardı da buna karşı çıkanlara diledikleri gibi işkence edip bütün cezaevlerini onlarla doldursalardı…

İslam olmasaydı da bütün fuhuş tüccarları yeryüzünde fuhşa bulaşmamış bir tek insan bırakmasalardı…

İslam olmasaydı da bütün meyhaneciler yeryüzünde sarhoş olmayan bir tek adam görmeselerdi…

İslam olmasaydı da hırsızlar, her eve girseler, her kasayı soysalardı…

İslam olmasaydı da çağdaş rektörler, kampüslerinde başı açılmadık bir tek üniversiteli genç kız görmeselerdi…

İslam olmasaydı da bütün muskacılar, muskaları karşılığında daha çok daha çok para kazansalardı…

İslam olmasaydı da mıtrıplar ne kadar müstehcen deyiş uydurabiliyorlarsa hepsini uydurabilseler, ceplerini bahşişlerle doldursalardı…

Ve İslam olmasaydı da yeryüzünde ne kadar Kürt varsa aponun “insanlığı kurtaracak felsefe” diye üçüncü derece din karşıtlarından ezberlediği ne kadar yüksek fikir varsa hepsine inansalardı…

Yetmez, sonra ne kadar Kürt varsa onun şöyle bir büstünü evlerine yerleştirselerdi… Çocuklarına işte “Çağdaş yaratıcımız!” deyip onu tanıtsalardı, yetmez şehir meydanlarına en büyük heykelini dikselerdi…

Sonra bir tek Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı kutlanmasaydı, Kutlu Doğum hiç bilinmeseydi haftanın her günü onun adına doğum günü, ilkokula başlama günü, ortaokula başlama günü diye kutlansaydı…

Gel de şu İslam’a karşı savaşma, ona inanan kim varsa ona düşman olma…

Önceki ve Sonraki Yazılar