Medine vesikası ile faşizmi aklamak

Pkk çizgisindeki kurumların organize ettiği “Demokratik İslam Kongresi” bitti; ama tartışmalar devam ediyor.

Eleştiriler kadar destek açıklamaları da var.

Bu konu çerçevesinde Pkk’ye yakınlığıyla bilinen bir haber ajansında Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Kadri Yıldırım’ın açıklamaları yer aldı.

Kadri Yıldırım Kürtçe ve Kürt kültürü üzerine önemli çalışmaları olan bir bilim adamı.

Ajansa verdiği söyleşide “Medine Sözleşmesi”nden yola çıkarak “Demokratik özerklik” projesini yorumluyor ve destek çıkıyor.

Ümmet kavramından söz ederken yeni bir şey keşfetmiş gibi konuşuyor Yıldırım. Yorum yapıyor, birilerini memnun etmek için zorluyor ve doğrudan sapıyor.

“Ümmet sadece İslam kardeşliği değildir. Medine sözleşmesinde ta en başında  ‘’Bu sözleşmeye taraf olan herkese bir ümmet adı veriliyor’’ deniyor. Yani Yahudi de aynı ümmetin parçası Müşrikler de, Habeşiler ve diğerleri de. Dolayısıyla oradaki sosyolojik ümmet kavramı asla hiç bir kesimi, inancı öbüründen daha üstün görmüyor.”

Ümmet kavramının sadece Müslümanları kapsamadığı bilinmeyen bir şey değil ki. Kur’an her canlı topluluğu için “ümmet” diyor.

“Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın.” (Enam:38)

Bir inancı diğerinden üstün görmeme ise inanç müntesiplerinin adalet karşısındaki konumlarıyla alakalıdır. Din sadece İslam’dır. Diğer “din” ve anlayışlar sapma ve yoldan çıkmadır.

“Hiç şüphesiz Allah katında din İslam’dır.” (Al-i İmran:19)

İşin ilginci bu konu Medine vesikasında da yer alır.

“Hiçbir mümin, bir kafir için, bir mümini öldüremez ve mümin aleyhine hiçbir kafire yardım edemez.” (Madde:14)

“Takva sahibi müminler en iyi ve en doğru yolda bulunurlar.” (Madde:20)

“Üzerinde ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey, Allah’a ve Muhammed’e götürülecektir.” (Madde:23)

Kadri Yıldırım, Pkk’nin siyasal ve sivil kurumlarının peşine takılarak yeni oluşacak şartlar ve zeminde bir yer elde etmeyi umuyor; ama bu arada “bilim adamı” kimliğine yakışmayacak bir yüzeysellikle Medine Vesikası’nı yorumluyor.

Evet, bu vesika “birlikte yaşama kültürü” açısından son derece önemli bir kaynaktır; ama dönemi, dönemin siyasal ve demografik şartlarını göz önünde bulundurmadan yapacağınız yorumların hem ayağı yere basmaz hem de çok sayıda çelişki barındırır.

Bu sözleşme Hicret’ten sonraki ilk altı ay içinde hazırlanmıştır.

Sözleşmede ağırlıklı unsur İslam ve Hz. Peygamberdir. Yani Müslümanlar, Yahudilerin ya da müşriklerin hazırladığı bir anlaşmada yer almamışlar, Yahudiler ve müşrikler Müslümanların hazırladığı sözleşmede yer almışlardır.

Sözleşme dönem ve şartlarla ilişkilidir. Hudeybiye’de ya da fetih sonrası farklı sözleşme ve akitler söz konusudur. Fetihten sonra Kur’an’ın müşriklerle ilgili ayetlerine bakıldığında farklı bir tablo göze çarpar.

Kadri Yıldırım, laik ve sosyalist Pkk ile laik T.C arasında yapılabilecek bir sözleşmede sorunları nasıl “Allah’a ve Muhammed’e (a.s.v.) götürecektir”? (Madde:23)

Hepsi bir yana Kadri Yıldırım, sözleşmeyi yan yana oturduğu kişilere olduğu gibi anlatma ve onları gerçeklerle yüzleştirme cesaretine sahip midir? Kürdistan coğrafyasının her yerinde “birlikte yaşama kültürüne” “tahammül kültürüne” en muhtaç olanların Pkk zihniyetindeki kişiler olduğunu herkes ayan beyan görebilmektedir.

Rojava’da kendisi dışında hiçbir harekete hayat hakkı tanımayan Pkk’nin Suriye kolu olan Pyd’ye de bu sözleşmeyi önerebilecek mi Kadri Yıldırım?

Sormak lazım Kadri Yıldırım’a.

Çocuk yaştakileri kaçıran, seçimlerde farklı düşüncedekilere her türlü baskıyı uygulamaya kalkışan, kendi kültür ve değerlerine ihanet ederek kadınlara kurşun sıkma düşüklüğünü gösteren Pkk, gerçekten de böyle bir sözleşmeye imza atabilir mi?

Güçlü olduğu her yerde “Benden izin almadan açıklama yapamaz, etkinlik düzenleyemezsiniz” diyerek baskıcı bir tutum sergileyen zihniyet, birlikte yaşama düşüncesine, Medine Vesikası’ndaki insani değerlere tahammül edebilir mi?

Gerçekler bu kadar yalın ve çıplak iken ne yapmak istiyor Kadri Yıldırım?

Ya biri onu kandırıyor ve farklı bir resim gösteriyor ya da kendisi bilim adamı kimliğini bir tarafa atıp bu kıymetli vesikayı Pkk’ye payanda olarak kullanıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.