Selahaddin YILDIRIM

Selahaddin YILDIRIM

Mısır`da olup bitenler

Mısır tartışmasız Arap âleminin en önemli ülkesidir. Usta kalem Fehmi Huveydi’nin deyimiyle Mısır, Arap çadırının ana direğidir. Geçmişte İsrail’e karşı yapılmış bütün Arap-İsrail savaşları Mısır’ın öncülüğünde gerçekleşmişti. Diğer Arap ülkelerini birer uydu gibi çevresinde dönmeye sevk eden stratejik, jeopolitik, ekonomik ve kültürel özelliklerinden dolayı bu ülke Batı dünyası ve İsrail tarafından en çok izlenen, uğraşılan ve aynı zamanda korkulan ülke durumundadır. Bundan dolayı bu ülkede iktidarın kimin elinde olacağı konusu önem taşımaktadır.

Yıllarca Mısır’ı onursuz bir müttefik durumuna düşüren Amerikan yanlısı politikalar ve İsrail ile varılan uğursuz Camp David anlaşması Mısır’ı uzun süre Arap âleminden ayırdı ve olması gereken konumdan mahrum etti. Bu anlaşma adeta Mısır’ın elini ayağını bağlamış durumda. Hüsnü Mübarek diktatörü de bu anlaşmayı harfiyen uygulayan icraatlarıyla İsrail için bulunmaz bir hazine olmuştu. Bu hazinenin yitirilmesi elbette İsrail için çok büyük bir kayıp olmuştur.  İsrail bu stratejik hazinesini yitireliden beri adeta kabuslar görmektedir.

 Korkudan titreyen Siyonist yapı Mısır’da meydana gelen devrimin hedefine ulaşmaması için elinden gelen her şeyi yapmaktadır. Haklı olarak Siyonist yapının dışişleri bakanı Avigdor Liberman “Mısır İran’dan da tehlikelidir” tespitini yapmıştır. Elhak bu söz doğrudur. Ayakları üstünde durup kendisine gelecek bir Mısır elbette İsrail için İran’dan da daha tehlikeli olacaktır. İşte bunun  için Mısır’ın peşi bırakılmıyor. Diktatörün devrilmesinden bu yana, Mısır içerden ve dışarıdan adeta ablukaya alınmış durumda.

Mısır devrimi sonrasında Arap rejimlerinden kimileri ile Amerika ve İsrail, meydana gelen olayları adım adım takip ediyor ve Mısır’da idareye el koyan askeri cuntanın özellikle Mısır dış siyasetinde temel değişiklikler yapmaması için baskı uyguluyorlar. Diğer yandan da Mısır halkını yaptığına pişman etmek için içerde karışıklıklar çıkarmaya devam ediyorlar. Ekonomik durum çökme noktasına getirildi. Askeri cuntanın aldığı isabetsiz kararlar devrimin hedefine varmasını geciktirmek yönünde oldu. Ama halk böylesi kararların alındığı her seferde Tahrir meydanında güçlü mesajlar vermeyi sürdürdü ve halen de bunu sürdürmeye devam etmektedir.

Sanki asker halka şöyle diyor; eski diktatör Hüsnü Mübarek devrildi, bu yetmiyor mu, daha ne istiyorsunuz? Evet, bir diktatörün devrilmesi önemlidir, ama yeterli değildir. En önemlisi rejimin gitmesidir. Ne yazık ki, Mısır hala eski rejimin kalıntılarının gölgesinde hayata devam ediyor. Bunlar tamamen ortadan kalkmadıkça da Mısır halkı rahat edemeyecektir. Çünkü yıllarca Mısır halkını sefalet ve zillete düşüren bu rejimdir.

Mısır’da yeni bir anayasa yapmak için parlamentonun oluşturduğu yüz kişilik komisyon lağvedildikten sonra, bu defa da, Cumhurbaşkanı adaylarından bazılarının adaylıkları iptal edildi. Anlaşılan o ki, Mısır’da işlerin kendi çıkarlarını tehlikeye sokacak şekilde değişmesini istemeyen iç ve dış odaklar boş durmuyorlar. Mısır Başkanlık Seçimlerini Denetleme Kurulu, aralarında İhvan-ı Müslimin adayı Hayrat Şatır’ın da bulunduğu on adayın adaylıklarını iptal etti.

İhvan-ı Müslimin kuşkusuz Mısr ve İslam dünyasının en eski ve en güçlü hareketlerinden biridir. Eski dönemde en çok baskı ve zorluklara maruz kalanlar da onlardır. Bunu gayet iyi bilen Mısır halkı seçimlerde en çok oyları kendilerine vererek onların çektiği bu eski mihnetlerini unutmadığını ve Mısır’ı yönetmeye layık olduklarını belirtmek istemiştir. Ancak İhvan yeni girdiği siyaset arenasında henüz şaşkınlığını giderebilmiş değil. Mısır’ı bu merhaleden salimen geçirecek isabetli kararları cesurca alması gerekirken bazı tereddüt ve hayal kırıklıklarına sebep olacak kararlara imza atması tabii ki hoş görülmüyor.

İhvan, Mısır Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda önce aday göstermeyeceğini açıklamış, daha sonra ise bu kararından dönmüştü. Resmi adayı Hayrat Şatır’ın veto edilmesinden sonra ise Muhammed Mursi’yi aday gösterdi. Daha önce cemaatten atılan Abdul Munim Ebul Futuh ise bağımsız aday olarak seçime katılacak. Oldukça iddialı olan Ebul Futuh, İhvan seçmeninin de kendisini destekleyeceğine inanıyor.

İhvan ve diğer İslami parti ve cemaatlerin daha güçlü bir isim üzerinde birleşmeleri beklenmiyor. Eğer oylar bölünür de aradan istenmeyen bir isim çıkarsa İhvan hareketi halk nezdinde itibar kaybı yaşayabilir. Hele eski rejimin kalıntısı Amr Musa gibi bir isim aradan sıyrılırsa; Mısır, devrimin hedeflerine ulaşmaktan uzaklaşır. Yıllar önce Mübarek’in dışişleri başkanıyken gene onun önerisiyle Arap Birliği Genel Sekreterliğine geçen Amr Musa içerde Ordu ve liberallerin desteğine sahip biri. Amerika da böyle bir adayın olmasını elbette ister.

Bu arada Mısır’da iyi bir gelişme de oldu. Mısır, İsrail ile arasında 2005’ten beri yürürlükte olan doğalgaz anlaşmasını iptal etti. Çok ucuz bir fiyata satılan gazdan mahrum olan İsrail öfkeli ve konuyu Uluslararası Tahkime götüreceğini söyledi. Umarız Mısır’ın attığı bu adım daha hayırlı gelişmelerin de başlangıcı olsun. Siyonist yapının Dışişleri Bakanı Liberman, bu kararın akabinde yaptığı açıklamada, bunun “hayra alamet olmadığını” söyledi. İnşallah da öyle olur. İsrail için hayır olmayacak bu karar Mısır ve halkı için hayırlı bir başlangıç olur inşallah.

Doğruhaber Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar