Namaz molası, bilet şartımız olsun!

Kendi evimizde vurulmak, kendi ülkemizde mahkum olmak, kendi öz be öz vatanımızda angarya yaşamak ve kendi ilimizde, ilçemizde yolda kalmak hem de namaz kılacağımız için... Ne kadar acı bir durum değil mi?

Turizm firmalarından Kamil Koç,  Müslüman memlekette skandala imza attı, daha önce ve şimdi de başkalarının da attığı gibi. CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin sahibi olduğu Kamil Koç firması, namaz kılmak için durma talebinde bulunan yolcusu Muhammed Anlı’yı dinlenme tesislerinde bırakıp yoluna devam etti. Firma; namaz molası için durmadıklarını belirterek, bu prensiplerini bozamayacaklarını savundu.

Namaz için beklemeyen herifler, Esenler Otogarı’ndan belirlenen saatten yarım saat geç hareket etmekle beraber, Ataşehir’de de birkaç yolcu için tam 1,5 saat otobüsteki yolcuları bekletmede beis görmemişler. Sıra sabah namazına gelince “prensipleri” gereği beklemeyeceklerini ifade edip 5 dk. için yolcularını yarı yolda bırakıp hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam etmişler.

Tabi aslında bunu sadece Kamil Koç firması yapmıyor. Defalarca değişik firmaların da namaz için yolda durmadıklarından söz edilmiş ve bununla ilgili söylenen vakıalar olmuştur. Hatta bir ara M. Göktaş hocamızı da yolda bırakıp devam etmişler, ancak yolcuların tepkisi üzerine otobüs tekrar geri dönüp hocamızı almak durumunda kalmıştı.

Demek istediğim odur ki; bu firmaların birçoğu aynı kepazelik içerisinde olup namaz kılan yolcusunu yarı yolda bırakıp “yolsuzluğuna” devam etmişlerdir.

Öyle olmuş ki; Müslüman memlekette bu durumu hepimiz kanıksamış duruma geldik. Koskoca otobüste kimsenin namazdan bahsetmediği bir duruma geldik. Bakıyorsun o kadar kişinin içerisinde bir kişi kalkıp namaz için ısrar ediyor. Evet, sadece bir kişi… Böyle olunca da yeni yetme “vaiz şoför ve muavin”den: “Bu otobüste bir tek sen mi Müslümansın? Bak o kadar kişi sesini etmiyor... Bu kadar kişinin hakkına giriyorsun... Bu kadar kişi seni beklemek zorunda kalsa bunun hesabını Allah’a nasıl vereceksin? Kılmasan da olur, sonra kaza edersin…” nevinden vaaz ve nasihatler dinliyorsun. Hatta sabah namazını kaçırmak üzere olan yukarıdaki haber için cüheladan biri aynen şu yorumu yapmıştı: “...seferi namaz var dinimizde, bilmiyor mu? Bu nasıl Müslüman anlamadım... insanlar benim yüzümden neden beklesin, bu da hak yemek olmuyor mu?” Gel de cahile anlat, anlatacağını. Çalışanına, “Cuma’ya gitmene gerek yok; akşam evde kaza edersin” diyen iş sahibinin kara cehaleti gibi.

Bir ara buna benzer bir olayı biz de yaşamıştık. Adana’dan İstanbul’a gelecektik. Otogar çıkışında 3 arkadaşla beraber bir otobüse bindik, gece vakti. Tabi binmeden, sabah namazı için durması gerektiğini söyledik. Kaptan “ne demek! Ben de kılıyorum” dedi. Tabi ilkin otobüsteki tv dizileri üzerine itirazımız oldu. Kısmen de olsa sözümüzü dinlettik. Sonra sabah namazına 20 -25 dk. gibi bir zaman kala mola verdi. Namaza 10 dk. gibi bir zaman kala da hareket edeceklerini söylediler. Biz, namaza az bir süre kaldığını söyleyerek beklemeleri gerektiğini ifade ettiysek de, şoför bey “Bekleyemem, şimdi kılın işte!” deyip durdu. “Ya şimdi kılamayız, vakti girmeden nasıl kılarız, olmaz!” dedik. “Ne olacak! 5-10 dakikanın hesabı mı olur? (Kıldığını görmemekle beraber) Ben kıldım oldu” dedi. Hülasa biz “Bekleyeceksin, başka çaresi yok!” deyip namazımızı kıldıktan sonra yola devam ettik.

Anlayacağınız, Allah’ın namaz emrini kıldırmama adına ellerinden geleni yapanlar var. Bunun için hacı-hoca bile kesiliyorlar. Peki, biz bu emrin ifası için elimizden geleni yapıyor muyuz? Hadi öğlen ve ikindi için takdim veya te’hir etme durumu var; ya sabah namazı… “Otobüste de kılınamaz mı, orada kılınabilir” diyenler olabilir. Ama ben derim ki; Mars’a veya Uzay’a gittiğimiz yok. Yolda çay molası, yemek molası, tuvalet molası veya kaptanların keyif molası yanında bir de namaz molası niye olmasın? O vakitte acaba herkesin hazırlığı, abdesti var mı? Nasıl ve hangi şartlarda kılınması gerekir diye herkes bir bilgiye sahip mi? Onun için biz, OTOBÜS FİRMALARI NAMAZ MOLASI VERMELİLER üzerinde yoğunlaşıp bunu sağlamalıyız. Biletleri keserken mutlaka ama mutlaka “Namaz için duruyor musunuz?” diye sormalı, durmayacaklarını ifade edenlere de “Sizinle gitmiyoruz!” diyerek başkalarına gitmeli ve olumsuz cevap verenleri de ilan etmeliyiz. Namaz molası, bilet şartımız olmalı. Akraba dost ve eşlerimize hatta diğer Müslümanlara da bunu duyurmalıyız. Ola ki, kerhen de olsa aksi davranan firmalar akıllanır, Müslüman mahallesinde olduklarının farkına varırlar.

Selam ve dua ile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar